İnsan yetiştirirken, insan eksenli olumlu davranışları ve toplumsal faydayı ne kadar dikkate alıyoruz?

annevebebis soruyor: 10

Merhaba.
İleriye yönelik bir soru gibi gözükse de aslında ivedilikle cevap bulunması gereken bir soru olduğunu düşünüyorum. Çocuklarınızın topluma faydalı, toplumsal konulara duyarlı, insanı seven, insana saygı duyan bireyler olması için ya da bencil düşüncelerden uzak tutmak için neler yapıyorsunuz? Mesela ne çeşit faaliyetlerde bulunmak ya da ne tür davranışlar göstermek gerekir ki ilerde çocuklarınız önce ben, önce benim faydam, önce benim çıkarım demesin? Çocuklarımıza "diğergam" davranış biçimini nasıl kazandırabiliriz? Ya da ebeveynler olarak hangi davranış ve tutumlarımız onları diğergamlıktan alıkoyar ve "ben" eksenli bir dünyaya sokar? Yorumlarınız için şimdiden teşekkür ediyorum.


16 Cevap


Ulku

daha sonra diger maddeleri detayli yazmak isterim ama "bir kardes yaptik" demeyi beklemek istemedim :)


annevebebis

smyrkc, er ya da geç bir şeyler yapmak gerekecek :)

Ulku, en güzel madde belki de kardeşinin olması :o) Diğer maddeleri de duymak isteriz müsait bir zamanda :)


asna

ufaklik zor bi gece geciriyor, uzun yazmak isteyipte yazamiyorum lakin kardes hakikaten sizin anlatmakla anlatamayacaginiz bir cok seyi, hani tabiri caiz ise 'hakk'el yakin' ögretiyor cocuga...

yani ülkü +1 :)


arti sanirim birazda, yada biraz degil aslinda, öyle olmakla, degilmiki cocuklarimiz bizim kopyalarimiz...

soru icin tesekkürler ayrica...


annevebebis

smyrkc, krakeri paylaşması gerçekten çok sevimli; her insan iyi ya da kötü bebekken bunları yapıyor ama kimileri büyüdüğünde değil paylaşmak, dierlerinin kafasına vurup ağzındaki ekmeği almaya çalışabiliyor. Yani şimdi yaptıkları paylaşımlar çok hoş ama kalıcı hale getirmek lazım, nasıl sorusu kafamı meşgul ediyor.

asna, sizin en büyük evlat hakk'el yakinin de yakinini öğrenmiştir sanırım, 3 kardeş olunca :)


asna

30 ayda 3 kardes, guiness'e basvursammi? :-) sevgiler...



melikekuzey

Düzgün evlatlar yetiştirme kaygısı. Aslında ne kadar naif bir düşünce. Ben ve eşim bunun için o kadar uğraşıyoruz ki. Ama buna ne derseniz deyin bir yanım acıyor. Çünkü dünya çok zalim. Acaba yanlış mı yapıyoruz, böyle bir insan olmakla fazla örselenmesinin yolunu mu açıyoruz diye düşünmeden edemiyorum. Ben mi kötü kalpliyim, yoksa iyilik yap iyilik bul deyip tevekkül etmek yeterli olacak mı?


annevebebis

Açıkçası korkuyorum. Sokaklarda bir insana bahşedilmiş en kıymetli en mukaddes sıfatlardan biri olan annelik çocukların ağzında paçavraya dönmüş vaziyette. Küçücük çocuklar söylediklerinin ne anlama geldiğini bile bilmeden arkadaşına küfür ediyor. Çocuk yetiştirmek bir bilinç meselesi. Kimileri umursamıyor bu konuyu, çocuk öyle dibine suyu sevgisizce umarsızca verilen bir çiçek gibi büyütülüyor. Oysa o suyun sevgiyle saygıyla huzurla verilmesi lazım. Bu ve benzeri sebeplerledir ki TV yayınlarından, saçma sapan medya sayfalarından bir şekilde uzak tutma çabam var bebişi. Daha çok erken gibi geliyor ama değil. Duydukları her söz, gördükleri her görüntü hayatlarının bir noktasında onlarla buluşacak. Kendi çocuğuna iyi bir eğitim verdiğini zannetmek de ebeveynlerin düştüğü en büyük hatalardan biri bence. Çocuk için öyle zamanlar gelecek ki, siz ne gibi mükemmel bir eğitim vermiş olursanız olun o arkadaşlarını örnek alacak. İzole bir ortam kurmak çok mümkün değil. Peki neler yapılarak ileride karşılaşacakları olumsuz örneklerden etkilenme dereceleri azaltılabilir? Kafamdaki sorulardan biri bu yönde.

melikekuzey, sizin düzgün evlat yetiştirme gayretiniz hiç de yanlış değil. Gayretiniz varsa bir zaman karşılığını alacaksınız ama emeklerimizin boşa çıkacağı zamanlar da olabilir. Benim endişem işte bu zamanlar.

Bir de sadece iyilik yap iyilik bu değil bahsettiğim. Size kötülük yapanı da sevgiyle iyiye yöneltmek, o yönde onu sırtından ufak da olsa bir kuvvetle itmek. Pek çok kişi iyilik yapıp iyilik bulmaya çabalıyor ama kötülük yapanlara iyilik yapmaya çalışan pek yok. Sanki marifet ikincisinde gibi gözüküyor. Evet evet, baktığım noktadan durum böyle gözüküyor.

Yaşadığım çevreye bakıyorum. Çoğu insanın değer ölçüsü para. Ama ne olacaktı ki? Bize ilkokuldan beri uzunluk ölçüsü birimi metre, ağırlık ölçüsü birimi gram, değer ölçüsü birimi de para olarak öğretildi öyle değil mi?

Ya da bakıyorum mesela, herkeste bir güvensizlik. Arkadaşlarımdan birbirine güvenemeyip de evlenmeyenlerin sayısı öyle çok ki. Bir yalan dolan, bir manasızlık almış başını gidiyor.

Ya insanlar kendi dünyalarını kurmuş sadece o dünya içinde mutlu olmaya çalışıyorlar ya da mutsuzluk içindeler. Pek çok şeyin tadı yok. Yardım yok, gönülden birbirine yaklaşan insan yok. Pek çok şey yapay. İnsanlar yolda birine vurup kaçıyor. En basit insani değerler bile ayakların altında.

Kimse kimseye gönülden bir selam vermiyor, bir ufak tebessüm fazla görülüyor diğer insana.

İnsanlar nasıl daha çok biriktiririm, nasıl daha çok kazanırım derdinde. Kazanç yolunun hakkaniyete uygun olup olmadığını düşünmüyor. Eline biraz ihtiyaç fazlası para geçse, ihtiyaç sahibi olduğunu bildiği kişiler olsa bile yanlarına yanaşmıyor. Gelip gelmeyeceği belli dahi olmayan geleceğe yönelik bir gelecek kaygısı var sürekli insanlarda. Ama bu kaygı genelde maddi değerlere yönelik.

Gençlere bakıyorum (20li yaşlar diyelim :) gözlerde gözlükler, burunlar hep havada, kimseyi umursamaz bir tavır, aslında özgüven eksiklikleri bu şekilde kamufle edilmiş ama dıştan bakarsanız sanki her biri birer sfenks. Mimik yok, tepki yok, anlayış yok, anlama çabası yok, herşeye umursamaz bir tavır.

Uzattım biraz, biraz da konunun ekseninden ayrıldım ama böyle bir toplumda yaşıyoruz ve çocuklarımızın yukarıda tasvir edilenlerden farklı olmasını istiyorsak ister istemez bu konular da gündemimize giriyor.

Bu soruyu da salt dertleşmek amaçlı değil, ciddi olarak merak ettiğim için sordum. Araştırmayı seven anne babaların olduğu bu platformda bu konulara kafa yoran araştıran ebeveynlerle fikir alışverişi yapmak istiyorum. Ve okuyan herkes için bir fayda doğacağını umuyor, sevgilerimi sunuyorum :)


ozguranne

annevebebiş,

Geçtiğimiz yıl, ben dışardayken bakıcı abla aradı. Ela elini kesmiş, kanamayı durduramamış hastaneye gidiyorlardı. Aksi gibi cebimde beş kuruş yoktu. Bir taksiye bindim, param olmadığını söyledim. Beni hastaneye bıraktı ve geçmiş olsun diledi...

Korkma. Tevrat'ı açıp okursan göreceksin ki genç nesilden şikayet ediyor. Bakanların rüşvet aldığından, insanlığın bozulduğundan. 3000 yıl önce de, 3000 yıl sonra da olumsuzluklar, parayı değer bilenler, hırslılar, daha çok kazanmak isteyenler, malla mülkle adam oldum sananlar... vb olacaktır.

Baktığımız yönde hata olabilir...


annevebebis


Her yöne bakmaya çalışıyorum. Kafamdaki bu sorular da baktığım bir yönden kaynaklanıyor.
Diğer yönden bakalım, işte sizin taksici örneği. Ama kaç kişi yapar? 5 TL tutacak mesafe için binince öfleyip pöfleyerek sizi psikolojik olarak itip kakan taksiciler daha çok değil mi?

O taksicinin annesine ulaşsak da sorsak ne yedirmiş ne içirmiş evladına :)


nozturk

Öncelikle bunca günlük meşgalenin arasında böyle bir konuyu buraya taşıdığınız için teşekkürü borç bilirim :)
Konuya gelince, gerçekten çok kapsamlı cevaplar bulunabilecek, belki kitaplar doldurulabilecek bir konu. İlk aklıma gelenleri paylaşmak istedim. (kitaplar doldusu cevap benden çıkacak olanlar değil elbette:))
Çocuklar anne babadan gördükleri davranışları çok iyi gözlemliyor ve taklit ediyorlar. Her ne kadar çok düzgün insanlardan kötü ahlaklı çocuklar yetişmesi, veya tam tersi imkan dahilinde ise de çoğunlukla iyi insanlar, iyi çocuklar yetiştiriyor. Bu yüzden kendimizdeki kusurları ne kadar iyi araştırır, ne kadar çok 'iyi veya diğergam insan' olma çabasında olursak, çocuklarımızın ahlakına da o kadar katkıda bulunuruz bence. Eğer siz mesela beslenme alışkanlığı olarak sırf bir öğün bile bulamayan insanlara katkıda bulunabilmek için yemekte bir-iki çeşitle iktifa ediyorsanız, veya ayağında ayakkabısı olmayanları düşünüp ihtiyacınız olmayan bir kıyafeti çok beğenseniz bile almıyorsanız, böyle bir yuvada yetişen çocuğun bencil olabilmesi çok uzak ihtimal gibi.
Bir de bilhassa ergenlik çağındaki arkadaş çevresi çok etkili. Arkadaş seçimiyle ilgili çok katı tutumlar sergilemek doğru olmayabilir ama en azından imkanlar dahilinde iyi arkadaşlarıyla daha çok vakit geçirmesi için fırsatlar yaratabilir, diğer tipte olanların etkisini de çocuğumuza her zaman sevgiyle yaklaşarak, onu kendimizden uzak tutmayarak kontrol altında tutmaya çalışabiliriz.
İşimiz gerçekten zor ama sonuçlarına değer, değil mi?



Cevaplamak için Üye ol