Emzik almayan bir bebek memeden kaç yaşında kesilir?

sseellii soruyor: 9

arkadaşlar;

oğlum doğduğundan beri hiç emzik almadı. daha doğrusu ben ona alışır ve beni emmezse diye emziği kıskandım ve vermedim. 
şimdi merak ettiğim şu, 2 yaşına kadar oral dönem ve bebek bu dönemde emme hazzını yaşamalı, eğer daha erken bıraktırırsam yada zorunlu nedenlerle bırakmak zorunda kalırsa bu kişilik gelişimini gerçekten etkiler mi?
bebeği emzik almayan anneler siz nasıl yaptınız kaç yaşında bıraktınız deneyimleriniz nelerdir?
not: aklım başıma geldi emziği veriyorum 1 haftadır ama kendisi istemiyor sadece ısırıyor falan oyun oynuyor emzikle. 


9 Cevap


Reyhannn

merhabalar..
ben 11 ayı doldurduğunda kestim..hem doymuyordu hem de gece çok kalkıyordu.
3 gün şehir dışındaydım..geceleri babası süt verdi..halletmiş olduk..
ama doğduğundan beri hiç mama vermemiştim..ilk 6 ay da sadece anne sütü verdim


yasemin_ekin

Bizim durumumuz şu:

Emzik almadı, ilk 6 ay sadece anne sütü, 17 ay bitmek üzere halen emziriyorum. Bir süre daha emziririm herhalde. Kızım emmekten memnun ve ben de henüz hazır değilim kesmeye...

Kişilik gelişimi ile bir ilgisi olduğunu zannetmiyorum.


kader_eymen

emzik ve biberon hiç almadı, 2 yaşına kadar emzirmek taraftarıydım fakat diş sorunlarım nedeniyle( narkoz-röntgen vs.) bugün memesiz 3. günümüz...sanırım oğlumda böyle bir işaret bekliyormuş...


CiciAnne

Ada da emzik ve biberon almayan çocuklardan ben de oral dönemin tatmini sebebiyle 18+ aya kadar bekledim; 19. aya girmeye yakın ayrıldı memeden.

Oral dönem doyurulmaz ise;

Birinci Evre ( Temel Güvene Karşı Güvensizlik Dönemi):

Bu dönem Freud'un oral dönem olarak adlandırdığı evredir. Doğumdan ilk 1,5 yaş dönemine dek sürer. Bu dönemde çocuk her şeyi kendi ağzı ile yaşar. Çocuk herşeyi ağzına götürerek öğrenir. İstenen ve verilen ne varsa o anda alınır. Ağız bu dönemde vücudun en duyarlı bölgesidir. Asal işlev anne memesini arayıp, bulmak, emmek ve gıda almaktır. Ana-babanın bebeğe güven verici bir şekilde besleyici yaklaşımı , çocukta ileri dönemde dış dünyaya karşı olumlu beklentiler içinde oluşun temelini atar. 6. aydan itibaren dişlerin çıkışı ile birlikte ısırma dürtüsü gelişir. Daha önceki pasif dönem, aktif hale dönüşür. Isırma ile zevk almaya başlar. Bebek anne memesini ısırınca, memenin ağzından çekildiğini farkeder. Bu durumda ısırma isteğini frenlemeyi öğrenirken, çevresini de etkileyebildiğini görür. Bu sayede çevresindekilerden ayrı bir varlık olduğunu öğrenmeye başlar. Çocuk diğer duyularını da kullanma yeteneğini geliştirir. Elini uzatarak çevresindekileri yakalamaya, ele geçirmeye çalışır. Bu dönemde çocuğun ebeveynleri çocuğun ihtiyaçlarını düzenli bir şekilde ve zamanında karşılarsa çocukta bir güven, iyimserlik ve ümit hissi gelişir. Bu güven sadece çevresindekilere karşı değil, aynı zamanda kendine ve kendisinin yapabileceklerine karşı da kazanılır.

Bu durumun oluşamadığı durumlarda, çocuk istediğini, gereksindiğini elde edemediğinde, güvensizlik hissi geliştirir.

Bir bebeğin çevresi ile iyi bir ilişkisinin, uyumunun varlığı istekli ve rahat bir şekilde beslenmesi, uykunun düzenliliği, rahat idrar çıkarma ve dışkılaması ile belirlidir.

Çocuğun bu dönemdeki ilk sosyal başarısı anne-baba gözü önünde olmadığında, ağlayıp, korku duymadan, kaygı ya da öfke göstermeden bu duruma dayanabilmesidir. Çocuk artık ebeveynlerinin yanından uzaklaşmasına katlanabilmeyi başarır. Büyüyen çocuk artık ana babası yanında olmadan, kendisini sevdiklerini, onu terk etmediklerini kavrar. Ailesi o an yanında olsa da olmasa da sürekli olarak sevildiğini, kendisinin onlar için önemli olduğunu bilir. Çocuğun çevresi ve iç dünyası her iki durumda da sabit ve düzenli olup, dış ve iç dünyası birbiri ile uyumlu ve sorunsuzdur. Çocukta ilk benlik duygularının temeli bu dönemde atılır. Bu donemin ilerlemesi ile çocukta emekleme, ayakta durup, yürüyebilme, dışkılama gibi aşamaları gerçekleştirme için özgüven duygusu gelişmeye başlar. Bu süreç iyi bir anne-çocuk ilişkisi gerektirir. Bebeğin fiziksel (beslenme, tuvalet ihtiyacı, çevresel koşullardan korunma gibi) gereksinimlerinin karşılanması kadar, hatta daha çok duygusal açıdan beslenmesi; çocukta iyilik, güvenlik duygusunu, sağlıklı bir birey olma hissini oluşturacaktır. Geçen günler içinde elbette ki bir takım şeylere sahip olamayıp, ya da yapamayıp hayal kırıklıklarına uğrayacaklardır. Ancak bu sınırlanmaların aslında bir anlamı olup, toplumsal gereklilikler olduğu izlenimi verilmeli, her davranışın olumlu ya da olumsuz sonuçları olabildiği gösterilmelidir. Keyfice ve duruma göre değişen sınırlanmalar kişide sorunlu bir kişilik yapısı oluşumuna yol açabilmektedir.

Bu dönemin uygun bir şekilde yaşanamaması, ebeveynlerin yokluğu ya da yanlış tutumları nedeniyle sağlıklı bir şekilde geçilememesi halinde ileri dönemde kişilerde kötümserlik, paranoid ya da sanrısal bozukluklar, ümitsizlik şeklinde tavırlar, içekapanıklık (şizoid kişilik), alkol-madde bağımlılıkları gelişebilir.



annevebebis

2 aylıktı sanırım emziğe alıştırdığımda, ama yanılmıyorsam 8-9 aylıkken emziği kendi bıraktı. Çok çaba sarfettim tekrar emmesi için, ara ara ağzına tepiştirdim, ara ara eline verip kendisinin ağzına tepiştirmesini sağlamaya çabaladım ama olmadı :) oysa ki ben 2 yaş civarında canhıraş bir şekilde emzikten ayırma seyansları düzenleyeceğimizi sanıyordum, beklentim o yöndeydi. Bir bakıma iyi oldu, emzik bıraktırma derdimiz yok. Diğer yandan anne memesine düşkünlüğü arttı. Bağımlılığımız arttı. Şikayetçi değilim, idare ediyoruz bir şekilde. Nasılsa bir yıla (2-2,5 yaş arası) kalmadan emzirme dönemi bitecek gibi gözüküyor. Kalan zamanı emzirme mutluuğu ile geçirmeye çalışmakta fayda var. Emzirmenin bebeği mutlu etiğini düşünüyorum. Emzir(e)meme, em(e)meme kişilik gelişimini etkiler mi bilmiyorum ama meme emen bebeğin en azından o sürelerde mutlu olduğunu gözlemliyorum. Mutlu geçen zamanlar da kişilik yapısının o minval üzere oluşmasını sağlayabilir diye düşünüyorum.


sseellii

çok teşekkür ederim cevaplarınız için. aslında emzirmekten yana bir şikayetim yok emsin emebildiği kadar da bu aralar ısırılmaktan yara oldu göğsüm ve emzirdikçe daha derinleşiyor gibi geliyor canımı acıtıyor. bıraktırsam mı diye düşündüm bi ara ama sonra dedim meme iyileşir eninde snunda ama giden süt gelmez bi daha.emsin bakalım yavrucak


babu

İsirmasini sona erdirmeye calisin bence. Benim oglum da isiriyordu, her isirdiginda 'annenin memesi isirilmaz, aciyor' deyip yere biraktim onu. Memeden vazgecmek istemediginden cabucak isirmaktan vazgecti. Doydugunda hala emzirmekte israr ederseniz bazen de o yuzden isiriyorlar, ondan da kacinin. Yaziktir mrmenize ya, olsun isirsin demeyin :) emzirmek hem anne hem bebek icin bir zevktir ve oyle olmalidir bence


Damla

Emzik emmedi. Memeden 12,5 aylık kestim, 6 aydan sonra kendisi de emmeye hevesli değildi. İnek sütüne geçtikten sonra 12 ay civarında biberon + 3 delikli ya da spor uçlara geçti. Onu da gece yatmadan önce, kahvaltıda bardakla içerdi sütünü. 2 yaşından önce sütü gece bile bardaktan içmeye başlamıştı. Hayatından memnun görünüyor.

Oral denilen dönem için 2 yıl çok uzun geldi, şimdi 1-2 kaynağa baktım, kiminde 12 ay, kiminde 18 ay denmiş, kendi oğlum için tanımlanan döneme uygun denilebilecek dönemi 6, belki 9 ay gibi (http://www.biltek.tubitak.gov.tr/gelisim/psikoloji/kisilik.htm, http://www.psikoloji.gen.tr/freud/index_dosyalar/oral.htm)

Bir de Freud'un çocukluk dönemi kuramlarına bir antipatim var, özellikle terminolojisine.


sseellii

linkler için teşekkürler. aslına bakarsan pek hazzetmem freud' dan ama işte işin ucunda evlatlar olunca insan 'acaba' diyor.


Cevaplamak için Üye ol