tracy de ferber de halt etmis!

nurturia soruyor: 10

Üye kendi isteğiyle Nurturia hesabını kapatmıştır.


122 Cevap


batuhaninannesi

Aynen başakçeliğe katılıyorum gözlemlemek gerçekten çok işe yarıyor.

Çocuklar farketmeden kendi kendilerine bir düzen oluşturuyorlar zaten.Siz de bu düzene biraz destek çıktınız mı iş tamamdır.

Biz hemen hemen hiç bir gezme tozma olayından geri kalmadık diyebilirim.Ve batuhan bu konuda hep uyumlu bir çocuk oldu.6 Aylıkken istanbul turu yaptık 1 hafta ve otelde kaldık düşünün yani.Sabah çıkıp akşam otele dönüyorduk.Yeme ,içme,uyuma işlerini hep dışarıda hallettik diyebilirim.Anne ve babaların hayat düzenlerini aman çocuk var diyerek çok bozmamaları gerektiğini düşünüyorum.O bu yaşamın içine geliyor ve buna elbette uyacaktır.Yoksa bozulan uyku düzeninin üzerine bir de uzak kalınan gezmeler,seyahatler eklenirse anne ve baba için daha stresli bir ortam oluşacaktır. 


Tabi ki bazı konularda kurallar olmalı.Biir oto koltuğu,ikiii mama sandalyesi.Her ikisi de onun rahatı ve güvenliği için.Bu çocuk milleti iyi de olsa kötü de olsa aynı şeyi 2-3 kez üst üste yaptığın zaman hemen rutine bindiriyorlar.Mesela batuhanı mızıldasa bile ben oto koltuğundan asla almam bi şekilde oyalamaya çalışırım.Babaanneyle yolculuk yapınca iş değişiyor ama.Onun alabileceğini  bildiği için sürekli mızıldar vaziyette yolculuk ediyoruz.Çünkü bir kaç kere babaannesi aldı oto koltuğundan.Konuyla alakkasız oldu belki ama diyeceğim şu ki çocuklar da adamına göre muamele yapıyorlar:)


yasemin_ekin

ben de yonteme baglı kalmayan annelerdenim ama kendi ozelestirimi yapayim, hamileligim sirasinda benim o kitaplari okumaya vaktim yoktu -doğumdan once bitirmem gereken bir doktoram vardi-, ama kulaktan dolma bilgilerim vardi. Eşimle kızımızı ağlatmama konusunda anlaştık. Bu bizim seçimimiz. O kitaplari detayli okumadığım için kesin bir şey diyemiyorum çünkü bir kaç yerde "Ferber ağlatma değildir, bakın şudur diyen anneler var." 

Benim de olmazsa olmazlarim var, araba koltuğu, mama iskemlesi -hos bu aralar mama iskemlesi istemiyor- , akşamları karanlıkta emzirme vebir de gece gezmesi yapmamaya calisiyoruz, hem gece uykusu bölünmesin diye hem de o saatlerde çok huzursuz oluyor, evimizde olmayı tercih ediyoruz. ama misafirlerimiz bize gelsin çok mutlu oluyoruz. 

Ben kendime kuralcı değilim diyorum ama etrafımdakilere sorsanız öyle değil. Yukarıda saydıklarım, "şeker- tuz yasak" demem, emzik ve sallama yok demem, televizyon izletmiyorum demem bazilarina garip geliyor. Gelsin, ben de böyle bir anneyim. Eşimle ortak karar aldıktan sonra başkalarının ne dediği çok da umrumda değil.

Geçen gün bir misafirimiz kızıma "hımmm, yapma bakayım" diye sesini yükseltti mesela. Kızımı hemen aldım "Kızmayın kızıma, o daha ne anlar " dedim.  Severdim misafirimizi, aile büyüğümüz ama onunla kızımı başbaşa bırakmama kararı aldım mesela.

Uzatmayalım, konuyu dağıtmayayım, her bebek ve anne kendi yöntemini buluyor ve bence hepsi birer kitap yazacak düzeyde bilgi ve tecrübe sahibi oluyor. Ne yalan söyleyeyim, yukarıda bahsedilen kitapları da merak etmiyor değilim. Bir firsatını bulsam okuyacağım ama nerdeee....


burcubrsn

ashes ben de efe hasta olunca geçen aylarda zayıfladı yavrum diye çok üzülmüstüm, sonra hemen toparladı..
sen de deneyimlisin biliyosun zaten bi tamamen iyişlessin hemen toparlar kilosunu mrk etme..

bu arada neden illaki mama sandalyesinde yemeli kısmını anlayamadım.efe arada bir bizimle
masaya oturuyo eline de bisiler veriyoruz çok hoşuna gidiyo..arkasından yemegini masada yediriyorm alısması açısından ..


Tunam10

mesela bazı anneler yine bebeğin düzeni bozulmasın diye gezme tozma işini rafa kaldırıyor ya da sürekli erteliyor. ya da oto koltuğu örneğinizde olduğu gibi bebek huzursuzsa pes ediyor ona göre şekil alıyor. Yine bir arkadaşım bebişi ağlamasın diye emziği sürekli bala,çikolataya bandırıp veriyor ki doktorlar 1 yaş altı bebeklere bal ya da çikolata verilmemesi gerektiğini söylüyor.  Ama bebiş öyle mutlu diyor. Rutini bozma halindeki huzursuzluğu da çok duydum. Bir arkadaşımın bebişi kendi kendine yatağında uyumaya alışmış. Babaanneye gidilmiş ve  1 hafta da çocuğun huyu değişmiş ve şimdi sallamadan uyumuyormuş. Yani bence de karşılıklı bir sınırı ve orta noktası olmalı.
ashes sadece anne adayı olarak kafam resmen karıştığı için tabloyu öyle çizdim. Herkes farklı yorumluyor çünkü ama dediğin gibi en doğrusuna oğluşumla birlikte karar vereceğimize inanıyorum bende:)


batuhaninannesi

Burcubirsen masada sizinle yiyorsa ne güzel.Benim de kastettiğim buydu aslında.Masaya oturup hep birlikte yemek yemek.Benimki normal sandalyeye oturtunca hemen tüyme çabalarına giriştiği için mama sandalyesi dedim.Başka türlü olunca bişi yemiyor ,ya da arkasında dolanmamı bekliyor.O yüzden mama sandalyesi olmazsa olmaz demiştim.Şöyle diyelim o zaman masa başında yemek yemek olmazsa olmaz diyebiliriz..



batuhaninannesi

Hiç bişi olmaz özgecon.Sen yolundan şaşma.Alışacaktır o da.Her zaman yatağını bulamaz.Mama sandalyesi de bi çok yerde var zaten.Rutini de bozulmaz neden bozulsun daha çok küçük çok fazla alışkanlık oluşturmuş değildir zaten.Yolun açık olsun şimdiden


ozguranne

Merhaba,


Tracy'yi okumuş ve bebeği tracy yöntemlerine çok iyi tepki vermiş bir anne olarak konuşmak istedim. Küçükken, şş pat yaptık, kendi kendine uykuya dalmayı da ağlamasız bir şekilde başarmış olduk. Sonrasında hastalıklar vs sırasında düzen bozuldu. Bir kez yatırkaldır yapmayı denedim ama pek bize göre olmadığını farkettim. Gece boyunca uyumak diye bir kitap var. 

Neticede, bu tarz kararlar anne ve çocuk arasında. Anne neyi kabul edilebilir buluyor, neyi bulmuyor. Neleri yapmaya enerjisi, sabrı var çok önemli. Mesela benim ayakta sallamaya sabrım kesinlikle yok. Gece bir saatten sonra yatmasını kesinlikle kabul edilemez buluyorum. Hem o yoruluyor, yıpranıyor. Hem ben. Bu düzeni sağlamak için Ela'yı hiç ağlatmadım. Ama ağlamadan ağlamaya fark var. Örneğin bir ara gece uyanmaları başlamıştı. Bazen ağlamıyor mızırdanıyor. O durumda yanına gitmedim. Kalktım kapısında ne yapacak diye bekledim. Böyle böyle azaldı. Ama ağladığı zaman girdim, kucağıma aldım. Ferber yöntemi de tamamen bırakın ağlasın kendi kendine susar değil anladığım kadarıyla. O yöntemler bana da uymadı, ben de uygulamadım. Ama uygulayıp da rahat edene saygım var. Bence anne kadar, çocuk için de yorucu uyku mücadelesi. 

Sonra geceleri meme 1 kereye inmişti çook uzun zamandır. Bir ara normal zaman dışında verdim, gece uyanıp istemeye başladı. Vermedim. Ağladı. O ara salladım, dışarı baktık, havhavlara arabalara el salladık. Yani ağlatmak vs istediğini yapmak değil tek çözüm. Vazgeçti. 

Tracy'nin biraz ben bilirim bir tarzı var ve zaman zaman rahatsız edici olabiliyor. Bence tavsiye olarak düşünüp, yok ben almayayım diyebilirsiniz. ama tümden tü kaka etmek de doğru değil. Dışardan bakınca örneğin annemler ve kayınvalidemler açısından ben de çok kuralcı gözüküyorum.

8:30da uyunmuş olacak.

Yemekler masada yenecek

Oto koltuğuna oturmamak düşünülemez. Yani mesela evet bazen rahatsız oluyor ama rahatsız olması onun güvenliğinden daha az önemli benim için. Neticede ben de arabada emniyet kemeri ile oturmaya bayılmıyorum ama oturuyorum. Eğer çok fazla rahatsız oluyorsa yola çıkılmaz. Siz bir kere kendi içinizde sınırları benimsediğinizde o anlıyor ve ona göre davranıyor. O nedenle anne ve babanın tutarlı olması çok önemli diye düşünüyorum.

Uyku düzeni, yemek düzeni, ne yediği çok önemli. Tuz şeker 1 yaşına kadar yasak. 1 yaşından sonra şeker hala vermiyorum, vermeyi de düşünmüyorum.

TV, DVD vs kesin yasak. Dün o kadar hastaydım ki, eşim ilaçları almaya gittiğinde kafamı kaldıracak halim yoktu. Çaresiz kalırsam açarım artık tvyi bakar mı bilmem diye düşündüm bir an. Ama Ela oyuncaklarına dalıp kendi kendine oynadı. Bence çocuklar anlıyor. Yani fırsat verince kendi kendine oymayaı da öğreniyor. bakıyor annede iş yok.


Böyle yazınca zormuş gibi gözüküyr oysa bize uyan yöntemler bunlar. Kızım çok mutlu, gelip bir sokulması var yerim onu ben. 
öte yandan çocuğa sesimizi yükseltmiyoruz.  Geçen kayınpeder bişey demiş Ela korktu şaşırdı.



meycan

Hepinizin yazdıklarına ayrı ayrı katılıyorum....
Ben hamileyken, bu yöntemlerin hiçbirini okumadım. Bir yerlerde rastgelirse göz gezdirdim. Ama yürekten inanarak "hmm kesinlikle böyle yapmalıyım" dediğim bir uygulama olmadı.
Dikkat etmeye çalıştığım şeyler;
* İlk birkaç aylık emzirmenin yoğun olduğu dönemlerde eşimi hiçbir şekilde başka odaya gönderdip de kızımı yanıma almadım. Kızım elbette zaman zaman bizle uyudu, ama aramızda.

* Kızımla hiç yüksek sesle konuşmadık, bağıra çağıra inatlaşarak bişeyleri kabul ettirmeye çalışmadım.

* Doktorumuz (hem kendi doğum doktorum, hem de Gülce'nin doktoru) çok rahat ve doğalcı insanlar. Bana hep "sen ne kadar sakin olursan, bebeğinle sakin iletişim kurmaya çalışırsan bebeğin de sana aynı şekilde cavap verir. Sakın korkma, istediğin kadar öp kokla, bol bol kucakla, gereksiz strese girme. Herşeyi bilip de öğrenmeye çalışma, dünyadaki milyarlarca insan bir şekilde büyüyor, annen de seni içinden geldiği gibi büyüttü unutma..." dediler. Bu yaklaşım beni hep rahatlattı.

* Bebeğimle hamile olduğumu öğrendiğim andan beri hep konuştum, hala da konuşuyorum. Onu anlamaz diye kandırmıyorum.

* Akşam uykuları bölünmesin diye çok fazla dışarı çıkmalarımız olmadı. Ama olsun, birkaç yıl içinde o da eski haline dönecek.

* Haftasonları hafta içi kadar yemek ve uyku düzenimiz olmuyor. İlk başlarda düzeni bozuluyor diye kafama takıyordum. Ama sonra farkettim ki, bizle olduğu için çok mutlu. E o mutluysa ben daha çok mutluyum...

* İlk başlarda emzik de vermem dedim, ayağımda da sallamam dedim. Ama 3.aydan sonra her ikisini de yaptım. Sallanmaktan kendi yaklaşık 8-9 ay önce vazgeçti, emzik devam. Bir ara bırakmaya niyetlendik (yani ben) ama anladım ki henüz hazır değil.

* Kendi yatağında uyutmayı beceremedim. Yani izinli olduğum dönemde gündüz yatırıyordum, dönence ile oyalanıp uyuyordu. Akşam baba işten gelince onun kucağında uyuyordu. Şimdi hala öyle, bizle beraber salonda oynayıp kudurup ya kucakta ya da koltukta uyuyakalıyor. Doğru değil belki ama, bu da doğru olmasın napiyim...

Tüm bunların dışında, kızımın yanında eşimi hep sevdim, eşim bana sarıldı, aile olduğumuzu, hepimizin birbirini çok sevdiğin hep hissettirmeye çalıştık. Sanırım şimdi bunun meyvelerini alıyoruz. Geçen akşam tv seyrderken aramıza oturdu, bir eliyle babasının elini tuttu, bir eliyle binm elimi. Yüzümüze öyle mutlu baktı ki, o an çok duygulandım....

Ve ayrıca dikkat ettiğim bir konu da "artık kızım benim hayatımdaki herşey" deyip, eşimin sevgisiyle karıştırmadım. Kızıma da "kimi daha çok seviyorsun" gibi saçma sapan sorular sorulmasına müsade etmemeye çalıştım....

Su akıyor ve yolunu buluyor bence, ne kadar didiklenirse o kadar yolundan sapıyor bazı şeyler. Biraz rahat olmalı.....

(of ne çok yazdım...)




ikicocukannesi

konudan biraz bagımsız;

bu bebeklerin dunyaya gelmesine biz karar verdik. dolayısıyla cok da sikayetci olamamak gerek diye dusunuyorum kriz anlarında.

ben tv'ye hoscakal dedim. eski izledigim dizilerden hicbirini izlemeye vaktim yok. kitap bile okumaya zor vakit ayırıyorum. en son sinemaya kızıma hamileyken gitmistim. son gezdigim sergi kızım 4 aylık civarı iken idi. tatile en son hamile kalmadan evvel cıkmıstım. yine en son hamile kalmadan evvel sarap ictim...

kaldı ki ben haftada iki sinema, ayda bir tiyatro, senede iki tatil, bir sergi, elinden kitap dusurmeyen ben...  

soyle bir mantık kuruyorum; tatile onumuzdeki senelerde cıkabilirim (mesela bu yaz gidecegiz) sinemaya diledigim her zaman gidebilirim, dizilerin tekrarını izleyebilirim, kacırdıgım sergileri tekrar gorebilirim...herseyin tekrarı var, ama kızım ve oglumun ilk adımlarının, ilk gulumsemelerinin, ilk kelimelerinin tekrarı yok...onlara en azından ilk dort yıl amade olmayı kendim sectim. bu tarz  bir yasam sekli nicedir istedigim bir seydi. sikayetci degilim.

bazen bunalmıyor muyum evet bazen bunalıyorum, boyle anlarda ne kadar zor anne oldugumu anımsıyorum, kocamada hatırlatıyorum. ama hayat sadece cocuk yetistirmekten ibaret degil, degil de simdilik onların bana ihtiyacı benim sosyal ihtiyaclarımdan daha oncelikli ve gerekli. ben belli bir sure erteleyebilirim ama onlar icin durum aynı orantıda degil.

ayrıca ben sevdim bu isi, mutluyumda...

her ne kadar bazen kanatlanmak istesem de,
boyle anlarda onlarla ucuyorum,
iyi ki varlar.


Tunam10

ozguranne sana kesinlikle katılıyorum. böyle derken açıkçası çekiniyorum. sen bir anne olda o zaman görürsün diyenler var eminim. Ama bende önce bebişe nasıl yaklaşacağıma, kendimce doğrusunun ne olacağına öncelikle karar vermem lazım. Bunun için elimden geldiğince okuyorum, burda siz tecrübeli anneleri takip ediyorum. İçinden kendime doğru geleni çekip alıyorum. Yine başağın dediği gibi benim katkılarımın olacağı gibi bebişte yönlendirecektir elbet. Ki bebişi takip etmem gerektiğine eminim.  Yine yaseminin ve özgür annenin dediği gibi de bebiş ağlamısın mutlu olsun diye tüm ipler onun eline bırakmak doğru gelmiyor. Özgüranneye katıldığım bir noktada traccy öcü öbürü kaka demek yanlış. Doğruları da yanlışları da var bence. Herkes kendine göre doğrusunu seçsin. Şu ana kadar okuduklarımdan öğrendiğim şey (ki bilmediğim birşeydi) bebekler çok zeki ve sürekli seni izliyor gözlemliyorlar. Resmen her hareketini kopyalıyor. Ve kesinlikle 0-3 yaş çok önemli. Yani sen de onu istersen yönlendirebilirsin.



Cevaplamak için Üye ol