Ailelerimizin yaptığı ve izlerini taşıdığımız hatalar

burcaksahin soruyor: 10

Kimimiz "içinden geldiği gibi", kimimiz "doğal", kimimiz "projeci" kimimiz "gamsız" da olsa hepimiz çocuklarımızı kendi doğrularımızla, en iyi şekilde büyütmeye çalışıyoruz. Ancak kendi çocukluğumuzdan süregelen "çocuğuma yapmayı veya uygulamayı düşünmüyorum" diyeceğimiz bazı şeylerin izlerini taşıyoruz. Bebekliğimiz veya çocukluğumuzdan hatırladığımız bazı uygulamalar, cezalar, takdirler hayatımızın bazı alanlarında hep karşımıza çıkıyor.

Konuyu açmaktaki amacım yaralarınızı deşmek değil, hatta ailelerinizi eleştirmeniz hiç değil. Diyorumki deneyimlediğiniz ve size göre hatalı veya olumsuz olan uygulamaları, davranışları birbirimizle paylaşalım ki farkında olmadan bizler de aynı hataya düşmeyelim. (Hata diyorum ama yapana göre bunun anlamı hata değil aslında)

Kendimden örnek veriyim; Ben çocukken cezalandırılmam gereken birşey yaptığımda annemin verdiği ceza odama gitmem ve verdiği süre içinde X isimli kitabı bitirip, sonra ona anlatmamdı. Şimdi düşünüyorum da sanırım ben kitap okumayı bu yüzden pek sevmiyorum. HAtta yeni çıkan her kitabı alıp okuyan, hakkında saaatlerce konuşabilen insanlara gıpta ile bakıyorum. Ama napiyim içimden gelmiyor :( Mesela şu anda Alice seni Harikalar Diyarı'na götürecekmiş deseler, bana ne der arkamı dönerim! Çünkü hatırladığım ilk ceza kitabım "Alice Harikalar Diyarında"ydı. Tabi bunu anneme hiç itiraf etmedim ve üzülmemesi için de artık edemem.

Neyse lafı çok uzattım, gelelim soruya! Ailelerimizin hatalı yaptığı ve çocuklarınıza yapmam dediğiniz örnekler neler?


132 Cevap


Zekibo

merhabalar


ortak paydada bulustugum cok anne var. annem birgun aglamisti.niye biliyor musunuz?ben senden korkmuyorum dedim diye. annem de 18inde evlenmis,kacarak. hemen de hamile kalmis bana.arkadan ikiz kardeslerime.almanyadalar ama henuz, karisan gorusen yok. sonra dedem ve buyukbabam olunce iki yasli kadin yanliz kalmis.bunlar tasi taragi toplayip gelmisler.uc kucuk cocuk bir aksi kaynana. az cekmemis sinir hastasi olmus. kaynanayla mi ugrassin gorumceylemi, kayniylami? ki kayni almanyada, gorumcesi adapazarinda, biz yunanistanda. her yere yetistiler. babam da ailem der baska bisey demez. gerci annemi disladigini soyleyemem, beni dinle ne anneme bak nede konu-komsuya demis. ama tabi babannme ona laf soyluyo komsuda. o babanneme. aralari sogumus.zaten ayrildilarda. velhasil babannem anneme az cektirmemis. o da sinirleri bozuk bize patlardi hep. psikolojimiz bozuk, ucumuzde gece yatagimizi islatiyoruz. bi sopa, kar-kis demez bizi disarda bekletirdi yataklari temizleyene kadar. yapamazsin-edemezsin klasik zaten her anne-babada. universitede ilk parmak kaldimam derste, kalbim yerinden cikiyo heyecandan. dogru cevabi biliyorum ama yine de cesaret yok. anne alay etmis bilmedigin birseye, yabancilar ne yapmaz diye geciyo aklimda. hala gulerim(sinirden tabi) hatirladikca. tirnak yeme aliskanligimiz vardi. gordugu zaman bi vurur elimize,bogazimiza kadar girerdi. saatlerce burun temizler-kulak temizler-tirnak tmizler. titizlik, malum. ispanak, sutlu corba hic sevmezdim, bi taraftan yerdim, bi taraftan cikarirdim. 

neyse,anneleri sikayet etmiyoruz su anda. ama ogluma asla hic bir konuda baski yapamay niyetim yok. uyku mu istiyo uyku, oynamak mi istiyo oyun, kucak mi kucak, aglamak mi aglamak. yemicek mi oldu.bunu giymek istemiyor mu tamam. cocuga yaklasim mesele. nasil yaklasirsan oyle tepki alirsin. simdi belki bi kilif bulabilirsin niye oyle yapiyodu diye. ama o zaman anlamiyosun. konusmak zaten khak getire. insan yerine konmayiz cunku. o zamanlar yined ehak veriyodum napsin kaynanasi cok cektiriyo diye. simdi anlayamiyorum insan nasil haksiz yere cocuguna bagirir, hirsini ondan alir diye, aklim almiyo. 

demek ki
#o bizim yavrumuz , bizden korkmasina luzum yok. sevgi saygi onemli.
#onu yiceksin, o tabak bitcek gibi sozler yok,sevdigi yemegi yap nolucak,yada sevmdigi yemegi baska turlu koy onune.
#kocanla-kaynananla kavga ettin,hirsini ondan almiyosun.
#dokunma-basma-yeme-otur kalkma gibi laflar yok.(bizde yeni silinmis yerlere basilmazdi). sonunda ya pasakli(daginik duzen bana gore) yada camasir suyuyla banyo yapan cocuklar yetisebilir.titizlikte kotu degil yanlis anlasilmasin,ama anneye yaranmaya calimak bosuna,yaranamazsin cunku.

neyse.

esimde hic anlasamz annesiyle.bana hep''bak senin de oglun var,annemi goruyosun. sakin onun gibi yapam yoksa o da seni sevmez'' der. onun yuzunden omru evden uzakta gecmis. onu gormemek icin hep disarida vakit gecirmis. sever ama uzaktan, tipki onun yaptigi gibi yani.kv den ogrendiklerim
#esimin sozleri ne kadar dogru, yabancilara danisir.
#her zaman yabancilar dogru soyler biz yanlisizdir. 
#o bize istedigi gibi davranir-konusur, cunku biz tek haneyizdir ama biz ufacik bisey soyleyemeyiz
#o her zaman hakli,biz yanlisiz.bazen ayni konuyu hem hakli hem haksiz gorur.siz benim yanlisimi mi kolluyosunuz diye yine kabahatli biz oluruz.

simdilik bunlarin tam tersiniuygulamak istiyorum.insallah abartamam.
cok karisti dimi?


iflah_olmaz

ne kadar güzel bir soru güncellemek istedim.hepsini okumak istedim....


06

konu gerçekten yararlı olmuş...benim annem de işi ve evdeki işleri nedeniyle bana ve kardeşime çok vakit ayıramazdı, o zaman sanırım başkalarının fikirleri çok önemliydi, misafir de sık gelirdi, haliyle onlara yapılan ikramlar kusursuz olmalı, ev her daim pırıl pırıl olmalıydı...ben oğlum doğduğundan beri ev işlerine eskisi kadar vakit ayırmıyorum, arada bi yardımcı alıyorum oyundan vakit bulursam kendim yapıyorum, çoğu zaman dağınıktır evim, bizim evde her yer dağıtılabilir, yok orası yatak odası oynamaz,ya da salon misafir için temiz kalsın vs  gibi kurallarımız yok..."biz öye seviyoruz"diyorum eleştirenlere(genelde benim taraftan eleştiri gelir,annem ananem,vs), misafire yapılan ikramlar da genelde hazır alınır, yine eleştiren olursa "misafir umduğunu değil bulduğunu yer" diyorum şakayla karışık... bol bol oynuyorum oğlumla, ileride annesiyle yeterince vakit geçirememiş bi evlat yetiştirmiş anne olmaktansa, pasaklı ve beceriksiz bi anne olmayı tercih ederim.. 


busraa

benim annem çok konuşur. bu nedenle annemin sesine otomatik olarak sağırlaştım epey bir süre. devamlı eleştirir hala. 

"betona basma, çorap, terlik, yelek giy.. bla..bla.. bla.."çok konuştukça da etkisiz hale geliyor bu direktifler ve hatta inatlaşmaya yol açıyor. 

misal, 22 aylık oğlum ayağında terliği yokken betona bastığında, annem " oğlum betona basma gel halıya bas" diyor. bu çok komiğime gidiyor benim, çocuk şimdi halıya basar az sonra gidip tekrar betona basar. bu işin çözümü bu olmamalı :) çocuğun ayakkabılarını giydirirsin olur biter :)


06

bi de ailede erkekler nedense hep kadınlardan üstün tutulmuştur, benim erkek kardeşim yok (ne şans ki) ama kuzenlerim , babam, amcam, şimdi de eşim hep nedense önceliklidir ailedeki kadınların gözünde...örneğin bayram sofrası kurulur önce erkekler oturur, en rahat koltuk erkeğe ayrılır, yemeğin en lezzetli yeri erkeğindir, kadın da erkekte dışarıda aynı işte bile çalışsa eve gelindiğinde erkek oturup dinlenir, kadın mutfağa girip yemek hazırlar, yemek biter, erkek çayını yudumlarken, kadın bulaşığa girişir, bulaşık biter, erkek tv karşısında keyif çatarken kadın çocukla ilgilenir, ütü yapar, ertesi günün yemeğini yapar vs...bu durum hep normal karşılanır...şimdi eşim bana ev işlerinde ya da çocuk bakımında yardım ettiğinde annem eleştirir, erkek o neden yaptırıyosun, yok sıkılırmış, yok bunalırmış, erkeği evde fazla sıkmamalıymış, mutluluğu dışarıda ararmış vs....benim oğlum umarım kadın erkek eşitliğini yaşayarak öğrenecek, babası gibi eşine kıymet veren, hayatın müşterek olduğunu bilip sorumluluklarını yerine getirmekten gocunmayan biri olacak...



puzzle

ev işlerinin sevilmeme sebebinin aileden değil de direk olayın pekte hoş olmamasından kaynaklı olduğunu düşünüyorum..

misal ben, bulaşık yıkamaya bayılırdım..yavaş yavaş, itinayla, ayaklarımın altında tabure:) annemde yaptırtırdı kırmazdı beni, sağolsun..ama şimdiiii, nefret ediyorum, bulaşık yıkamayı bırak, bulaşık makinesini boşaltmaya bile üşeniyorum:)))


praticus

babam asker zor şartlarda mücade ediyorlardı tabi stresinin hepsini eve yansıtırdı.Akşam eve geldiğinde abimle girecek delik arardık öyle ben bunu yemem yok şunu isterim falan kaprislerimiz bağıra bağıra ağlamalarımız hiç olamadı.tek bakışıyla ağlatırdı asla dövmedi bizi şiddet sadece dayak değildir erken öğrendim.Annem sırf babam sinirlenmesin diye susmak zorunda kalmıştır hep.öyle olduğu halde bizim evde çok sofralar ters çevrilip tencereler yerlere dökülmüştür.Büyürken bile asla hakkımızı arama açıklama şansımız olmadı bizim.Büyüyüp iş güç sahibi olduk evlendik şimdi bile kaşıyla gözüyle yer bizi :))Hayatımda gördüğüm en cömert en yardımsever insanlardan biridir babam ama biz hep aman baban sinirlenmesin aman duymasın laflarıyla büyüdük.Şİmdi eşim iş yüzünden eve gergin gelipte sesini yükseltirse asla tahamül edemiyorum hele de oğluma yansıtırsa.Canım anacım onun sabrının fedekarlığının 3te 1ine sahip bir anne olabilirsem ne mutlu bana.


derinderin

Benim annem de evimize misafir gelip gittikten sonra hep arkalarından konuşurdu. Ve hep olumsuz konuşurdu. Kardeşim de ben de annem böyle yapınca aptala dönerdik ve haliyle annemin etkisi altında kalırdık. Ben ne misafirim gittikten sonra ne de kızımın yanında asla ve asla kimse hakkında olumsuz konuşmam. Nefret ettiğim bir insandan bahsederken bile kızım bunu bilmesin istiyorum. Benim etkim altında kalmadan kendi karar versin o insanı sevip sevmeyeceğini.


miyorelaksan

Annem ne zaman mutfağa girip yemekle ilgili bir şeyler yapsam eleştirirdi o öyle olmaz yapamıyorsun gibi laflar ederdi mutfaktan ve yemek yapmaktan çok soğumuştum evlendikten sonrada bu bir süre devam etti hala ara ara mutfağa girmek orada vakit geçirmek istemem.

Dahada kötüsü kendisi bardak veya tabak kırdığında yanlışlıkla olurdu ben kırdığımda sakar olurdum azar yerdim kötü bakışlar olurdu. Annem hatayı önce başkasında arayan birisi belkide en ufak şeylerde bile hep karşı taraf suçlu oluyordu. Kızıma hata yapabileceğinin normal bir şey olduğunu anlatacağım onunla zevkle mutfakta vakit geçireceğim onun mutfak hayatının cıvıl cıvıl olmasını sağlayacağım. Bir de annem erkek çocuklarına özel muamele ederdi hala öyle. Kızlar onun gözünde ikinci plandaydı. Ben böyle bir ayrımın saçma olduğunu düşünüyorum anne kız ilişkisini tamamen bozdu attı sürünmece bir anne kız ilişkisi kaldı geriye.


amasmid

  

  Konuyu açandan Allah razı olsun, her ebeveynin okumasında ve  konunun güncel kalmasında fayda var.

   Evet annelerimizi babalarımızı çok seviyoruz, onların da bize olan sevgileri nedeniyle abarttıkları durumlarda ya da sadece onlar da büyüklerinden öyle gördüğü için farkında olmadan yaptıkları -hata- mı denir, ne denirse.. işte sonuçta bizim yaşamımızı şekillendiriyorlar.

   Önce kendi hikayemi anlatacağım, sonra da bizim yaşamımızı nasıl şekillendirdiği ve ne dersler çıkardığımı:

     1. Özel sektör şartları malum, babam biz uyanmadan önce işe gitmiş olurdu ve biz akşam uyuduktan sonra işten dönerdi. Sanırım bunda babamın kimi zaman iş arkadaşlarıyla geçirdiği içkili akşam yemeklerinin etkisi vardı. Neyse, sonra bir sabah kalktık baktık bizim dağ gibi sapasağlam babamız eve gelirken apartmanda merdivenden düşüp ölmüş. (İşin trajikomik yanı sadece 1. katta oturuyorduk.) Herkes ecel dedi. Babama dair çok az anım var bu yüzden.

- öğrendim ki sabah evden çıkıp akşam dönebileceğimizin hiçbir garantisi yok. O yüzden kariyer hırsına ya da zevkusefaya kapılıp eşimi ve çocuklarımı asla ihmal etmemeliyim. Çocuklarımla bol bol oyun oynamalıyım.

 

    2. Babam ölünce maddi olarak zor duruma düştük çünkü babamın bize bıraktığı bir varlık-gelir yoktu ve annem de ev hanımıydı.

- Şimdi kendi ekonomik özgürlüğüme sahibim, çalışıyorum, yarın Allah korusun eşime bir şey olursa ben kızımı kimseye muhtaç olmadan da büyütebilirim.

    3. Babam öldükten sonra annem bize hem anne hem baba olmak isterken biraz fazla koruyucu oldu. Bize kolaylık olsun diye çoğunlukla her işe kendi koştu, bu da bizde özgüven eksikliği yarattı. Annem ne kadar girişken, iş bitiriciyse biz o kadar beceriksiz olduk. Biz büyüdüğümüzde örneğin annem derdi ki sgk ya git şu işi hallet, bana nasıl sıkıntılar basardı anlatamam, ben nasıl gidip halledicem şimdi diye..

  4. "Onlar çocuk, yapamaz" "onlar çocuk, şimdi kazıklarlar onları" durumları...   

   Maddi durumlar sıkışık olunca, annem bir şey alırken mutlaka pazarlık yapar, uygun fiyata alırdı. Bu nedenle de bizi hiç pazara dükkâna göndermez, alışveriş yaptırmazdı, pahalıya alırız, kazıklanırız diye.  Bunun sonucu da şu, abim 30 yaşında, daha kendi için alışveriş yapmayı yeni öğreniyor, bir şey aldığında da anneme teyit ettiriyor doğru/iyi almış mı diye. Annem tabii ki bu durumdan hiç hoşnut değil, çocukken bize alışveriş yaptırmadığı için çok pişman.

    5. Babam öldükten bir süre sonra hatıra olarak resim aradım. babamla çekilmiş 3-4 tane resmimiz var, babam 3ünde sarhoş, birinde sigara içiyor,( evet bizim yanımızda. Maalesef).diğerlerinde ise aile dışı insanlar mevcut.  Yani şöyle göğsümü gere gere duvarıma asabileceğim bu benim babam diyebileceğim bir resim yok yahu. Öğrendim ki insan her yıl maaile bir fotoğraf çektirmeli. Hatıralık. Çünkü o resimler sonraki yıllarda, aileden biri öldüğünde ya da biri gurbete gitmesi gerektiğinde çok önemli oluyor.

 

    6. Anneme dönelim. Hala süren bir hatası var. Annemle yıldızı bir türlü barışmayan kocam da bunu çok güzel kullanıyor, annen seni takmıyor, sana saygı duymuyor diyor. Şiddetle karşı çıksam da bazen haklı olduğunu düşünüyorum.

Örnek vereyim, annem evde fazla gördüğü bir şeyi çöpe atmak üzere soruyor, "amasmid bunu atayım mı" ben hayır diyorum. Annem birkaç gün bekliyor ve sorduğu her ne ise, eğer o birkaç gün/hafta içinde kullanılmamışsa.....hop çöpü boyluyor.    

Bugün sabah yine kırılan ama yapıştırdığımız bir kapağı “atayım mı” diye sordu, “atma” dedim, akşam bir geldim ki çöpün içinde.    

Ya şuna ne dersiniz, ben salondaki vitrinde çiçeklerle kendime göre bir süsleme yapmışım, o vitrinin tozunun alırken çiçeklerle kendine göre başka bir süsleme yapıyor. Akşam eve gelip durumu gören kocam da bu durumu çok güzel kullanıyor, dahası, evde annem varken yaptığım her değişiklikten annemi sorumlu tutmaya başlıyor.     

 Neyse, ben böyle yapmayacağım, çocuğumun verdiği kararlara saygı duyacağım.     

J   7. Bu yazıya başlarken hafızamı zorladığım olumsuz bir şey bulmakta zorlandım, epey bir süre düşündüm, ama yazmaya başlayınca bir sürü şey geldi aklıma. Daha da düşünsem kim bilir neler bulacağım. Üstelik ben de, kesinlikle aile bakımından şanslı çocuklardanım. Annemin yaşamıma ve karakterime kattığı nice güçlü yönler var, ama onlar bu konunun parçası değil



Cevaplamak için Üye ol