Ailelerimizin yaptığı ve izlerini taşıdığımız hatalar
Kimimiz "içinden geldiği gibi", kimimiz "doğal", kimimiz "projeci" kimimiz "gamsız" da olsa hepimiz çocuklarımızı kendi doğrularımızla, en iyi şekilde büyütmeye çalışıyoruz. Ancak kendi çocukluğumuzdan süregelen "çocuğuma yapmayı veya uygulamayı düşünmüyorum"
diyeceğimiz bazı şeylerin izlerini taşıyoruz. Bebekliğimiz veya çocukluğumuzdan hatırladığımız bazı uygulamalar, cezalar, takdirler hayatımızın bazı alanlarında hep karşımıza çıkıyor.
Konuyu açmaktaki amacım yaralarınızı deşmek değil, hatta ailelerinizi eleştirmeniz hiç değil. Diyorumki deneyimlediğiniz ve size göre hatalı veya olumsuz olan uygulamaları, davranışları birbirimizle paylaşalım ki farkında olmadan bizler de aynı hataya düşmeyelim.
(Hata diyorum ama yapana göre bunun anlamı hata değil aslında)
Kendimden örnek veriyim; Ben çocukken cezalandırılmam gereken birşey yaptığımda annemin verdiği ceza odama gitmem ve verdiği süre içinde X isimli kitabı bitirip, sonra ona anlatmamdı. Şimdi düşünüyorum da sanırım ben kitap okumayı bu yüzden pek sevmiyorum.
HAtta yeni çıkan her kitabı alıp okuyan, hakkında saaatlerce konuşabilen insanlara gıpta ile bakıyorum. Ama napiyim içimden gelmiyor :( Mesela şu anda Alice seni Harikalar Diyarı'na götürecekmiş deseler, bana ne der arkamı dönerim! Çünkü hatırladığım ilk ceza
kitabım "Alice Harikalar Diyarında"ydı. Tabi bunu anneme hiç itiraf etmedim ve üzülmemesi için de artık edemem.
Neyse lafı çok uzattım, gelelim soruya! Ailelerimizin hatalı yaptığı ve çocuklarınıza yapmam dediğiniz örnekler neler?
Bebeğinizin kendi kendisini beslemeye alışabilmesi için eline uygun ikili kaşık seti.Bir yandan siz beslerken, bir yandan hem oyalanması, hem de alışması için onun eline kaşığını verebilirsiniz.
konu hakikaten süpermiş. herkesin yazdıklarını okuyamadım kızlar ama okuduğum çoğu cevaplarda da ah evet benim gibi dediğim çok oldu. benim durumuma gelecek olursak;
- Ben ıspanak yemeğini hiç ama hiç sevemedim, küçükken de hiç sevmezdim. Akşam yemeğinde menüde ıspanak varsa ve ben yemem diye direnirsem babam çok kızardı. illa o sevmediğim yemeği yememi isterdi.. şimdi ben oğluma çok fazla zor kullanıp istemediği şeyleri
yedirmiyorum.
- Annem hiç bir zaman okul arkadaşlarımı eve davet edip çay,börek pasta vs. gibi şeyler hazırlamak istemezdi. ben isterdim ama hep bana iş çıkarma derdi. ben hep evine gittiğim arkadaşlarımın annelerinin benimle ilgilenip, hal hatır sorup önüme bişeyler koymasına
çok imrenmişimdir..
- şiddetle hiç bir meselenin hallolmayacağını adım gibi biliyorum.
- 6 7 yaşlarımdayken ben de anneme yardım edip ev işi yapmak istiyordum. hep ona bende şuraları sileyim, buraları temizleyim diyordum her seferinde bana sen git, nasıl yapıcan ne anlıcan derdi. evet ev işi yapmaya şuan bayılmıyorum...
- en mühim olanı da benim için şudur; ben 9 aylık bir bebekken annem beni 13 yaşında olan bir akramızın kızına vermiş tutması için. o da aa tay tay duruyor bak teyze demiş anneme. annemde yapma kızım tut onu düşer baakk derken ben düşmüşüm. sobanın mermerine
çarpmış damağım. kan revan. çok fazla korktuğum için şok geçirmişim gözlerim bozulmuş. sonuç mu? 24 yaşındayım hala lens takıyorum.. 17 yaşımda gözlükten lense geçtim.şimdi ben oğlum doğduğundan beri kimselere veremiyorum. versem bile gölge gibi takip ediyorum.
11 aydır toplasan 2 saat ayrı kalmışımdır oğlumdan. o da kuaföre giderken anneme bırakıyorum. o saatler..
Yeni gördüm konuyu,hakikaten iyi olmuş paylaşmak.Annemi babami elbette cok seviyorum ama onlarında belki de farkında olmadıkları hataları oldu tabii.bunlar hariç cok rahat,cok mutlu gecti onlarla hayatım.cok şükür..
- 2-3 yaslarındayken annem beni uyutmuş,alt kata amcamlara inmiş.uyandigimda evde kimse yoktu,yataktan bile çıkmadan kapıya doğru bakıp deli gibi dakikalarca ağladığımı ve cok korktuğumu hatırlıyorum.Oğlumu bırakıp asla bırak komsuya gitmeyi,balkona bile çıkmıyorum.
- Odamda yatardim ama cok korktuğum zamanlar annemlerin yanına giderdim,maksimum 5 yaslarında.Sessizce yataklarının basında beklerdim ki babam uyansın alsın beni diye,ama annem uyandırdı ve yatağa dönmemi söylerdi,o koridordan geri nasıl korkuyla giderdim ve sabaha kadar korkudan nasıl uyuyamazdim bir ben bilirim.o yüzden oğlumu koynumda yatırıyorum,kim ne derse desin ne zaman isterse koynumda yatırmaya devam ederim.
-Babam bana sormadan garajda duran bisikletimi,patenlerimi ve evdeki orgumu kuzenimin cocuğuna vermişti.sebep ise uzun zamandır kullanmadığından.bana sorsa belki kendim verirdim,ama cok icerlemistim.oglumdan izinsiz hiçbir eşyasına dokunmayacağım.
-eskiden kocaman müzik setleri vardı,degerliydi de.yine 5-6 ancak varim.nedendir hala bilmem ama sanki sıcak demirle oyulmuş gibi alt kısımları yanmış.annem,abim ve babam benim yaptığımı düşünüp kizmislardi,ne kadar ben yapmadım desemde inandiramamistim.sucsuz yere suçlanmak cok koymuştu:)o yüzden cocuğumu dinlemeden yargılamak istemem.
-annem cok ama cok titizdi,bazen dolabımı yere indirir okuldan gelmemi beklerdi.ve dağınıklığımı herkesle paylaşıldı,cok zoruma giderdi.baskalarinin önünde cocuğumun açıklarını ele vermeyeceğim bu yüzden.ilk okul cocuğu olsa da cocuğun duyguları cok inciniyor.ben yetişirim onun yetişemedigi yere.
Annem ev hanımıydı babaannemle birlikte yasıyoduk annemin benimle ilgilendiğini oturup oyun oynadıgını hatırlamam ne annem ne babam sevdiklerini biliyodum ama dıştan belli etmezlerdi. hiçbizaman beni sevdiklerini dile getirmediler.oyun oynama konusunda dialog kurmada her nekadar onlar gibi davranmak istemesemde farkında olmadan kızıma öyle davranıyorum galıba bende kv. birlikte yasıyorum en büyük aptallağım annem yaşamıştı ben neden yaşamayayım ki diye düşünürdüm keşke böyle bi hata yapmasaydım inanın bunu ilk defa burda paylaşıyorum iyi taraflarıda var ama yinede olmasaydı kızıma sevgi eksikligini elimden geldikçe yasatmıyorum sarılıyorum onu sevdiğimi söylüyorum öpüyorum kokluyorum ama oyun oynama konusuna gelince hiç alakam olmuyo netten araştırmama ragmen yapamıyorum.annemin yaptığı gibi temizliğe veriyorum kendimi. ergenlik dönemimde de sağolsun babam bana kendine güvensizliği öğretti:) yapamazsın gidemezsin senden hiçbişey olmaz dışarı çıkma seni kandırırlar oraya buraya gitme kaybolursun vs. gibi şeyler. 26 yaşındayım hala kendime özgüvenim yoktur. toplum içinde fikrimi sesli söyleyemem kendimi tam anlamıyla ifade edemem bir işi tek başıma halledebilirim diye düşünürüm ama ya yapamazsam diye korku olur biraz aştım ama hala kalıntılar var haklı olsam bile sırf tartışma olmasın die sustugum zamanlar bile oluyo. 13 yaşında iş hayatına atıldım oda babamın sayesinde niye okuyacaksın nasıl olsa kalıcaksın başarılı olamazsın okuyanda aynı okumayanda git para kazan derdi orta okula kadar böyle devam etti bende zaten benden bi cacık olmaz liseyi okusam nolur okumasam nolur dedim gitmedim çocuk olunca eve kapandım beynimdeki bilgi odacıklarıda kapandı :) bildiğim herşeyi unutuyorum ve unuttum. onlarada kızamıyorum onlarda öyle görmüşler iyi taraflarıda var tabi dövmezlerdi hiç kavga veya tartıştıklarını duymadım yine de onları canımdan çok seviyorum... allahtan eşimden yana şanslıyım :) dünya iyisi bi kocam var severek evlendim bi daha dünyaya gelsem aynı kişiyle evlenirim ( ama kayganayla oturmazdım :))) )
Ne güzel 1 konu,her zaman güncel,teşekkürler burcakayağımın altına dik bir şekiklde
annemin ve babamın o kadar çok hatası var ki bizi yetiştirirken nerden başlasam bilemiyorum.maddeleyeyim:)
1-Annem günde 3 öğün olmasa da her şey için döverdi.mesela oturma odasında koşarken ayağıma annemin terzilik iğnelerinden bir topluiğne batmıştı.ben acımla kıvranırken niye dikkat etmedin diye beni tokatlıyordu.halbuki yerde unuttuğu iğnenin sorumlusu ben değildim.bu olayla beraber annemin ben de her daim suçluluk,sorumsuzluk duygusu,yetersizlik,özgüven eksikliği aşıladığını söyleyebilirim.insan acı çektiği için anneden dayak yer mi yaa:))
2-ne zaman bulaşık yıkamaya kalksam sen beceremiyorsun gısmet daha güzel yıkıyor deyip aklısıra ben yorulmayacağım tüm bulaşıkları gısmet yıkayıp o yorulacak.ama özgüven duygusunu da kendi elleriyle benden alıp komşu kızına verdi.hala gısmeti görünce içim burkulur kıskanır üzülürüm.
3-sen yapamazsın,beceremezsin,salaksın,biraz safsın.bu kelimeler çocuğu daha saf salak etmek için kullanılıyor olmasınn:) ben şimdi biraz ahmak olabiliyorum,bazen de cin.dengeyi kuramıyorum bir türlü:P
4-bir arkadaşına gittiğimizde mutlaka korkudan bişey dökerdim.çayı,pastayı vs.hep azar işitirdim.artık nasıl koşulladıysa annem,mutlaka dökmeden kalkmazdım:) bilinçsiz yapardım bunu.ama şimdi anlıyorum pedagojik formasyon sayesinde.buna öğrenilmiş çaresizlik deniyor lugatta.yanlış davranışları çocuklara aşılamamak lazım.yoksa istemeden de olsa yapıyorlar.1 insana 40 kere deli dersen deli olurmuş,o misal...
5-Başkaları bana bağırdığı azarladığı zaman ses çıkarmazdı,çok üzülürdüm.
6-biri bana bişey sorduğunda hep annem cevap verirdi.çay içermisin?-içmez.kaç yaşındasın?-7 yaşında teyzesi.
7-aa en önemli şeyi unuttum buna gülmekten katılacaksınız.bir kere annem beni dövüyordu ağlamamı istediğini bildiğim için ağlamadım,çünkü bu onu sevindirecekti.ben de az gıcık değilmişimki ağlamamkta ısrar ederken o da hem vurup hem de ''ağla gız ağla gız'' diye bana söyleniyordu.unutmadığım ama sonra çok güldüğümüz (kötü) bir anıdır benim için.
8-bu işkencelerin çok daha fazlası ailesine rağmen uludağ üniv tp fakültesini bitiren eşime de yapılmıştır.babası masat istediğinde ona (masatla satırı karıştırıp) satır getirince ne salaksın deyip eşşek sudan gelinceye kadar dövülmüş ve her 100 aldığını söylediğinde okursan kendin için diyen babasını,abisi 3 katlı triplex yaptıracak diye 40a merdiven dayayan eşimin maaşını hala sömüren kvyi 15 katlı apartmanın son katından ayağımla itip yuvarlamak istiyorum.düşünsenize abisine ev yaptırdı araba aldı hala kv yanına gittiğimizde ilk işi abine para göderdinmi diye eşimi dürtmektir.halbuki abisi özel şirkette muhasebeci,eşide çocuklarını annesine bırakıp ta çalışabilecek olmasına rağmen yan gelip yatan bir evhanımı.sen sömürülürsen sömüren çoook kendi annen bile,işte o yüzden eşim hastalara şifa dağıtıyor da bi tek kendine şifa olamıyor.nasıl olsun ki uğruna canını vereceği annesi bile kendisini sömürüyor,hiiç sevgi görmeden büyümüş garibim.eşimle ikimiz de yaralı ebeveynleriz yani.kızımı inşallah doğru yetiştirebiliriz...
yazılanları baştan sona okudum.hem gözyaşlarına boğuldum hem gülmekten kırıldım.itiraf ediyorum hiçbir zaman annem ve babamdan daha iyi ebeveyn olamayacağım.bunu anne olduktan sonra anladım ama hemen değil çocuklarım büyüdükçe.annem babama söylerdi suçlarımı babam döverdi.çok asi çok hırçın günlerce küsüp yemek yemeyen geceleri uyumayıp ağlayan kardeş kıskançlığıyla altı yaşından sonra yatağını kirletmeye başlayan alınan ayakkabıyı beğenmeyip zırlayarak değiştirilmesini isteyen bir ben vardım.bunlar için dayak yemedim ama komşu kızı ayağıma basarak beni kışkırtınca ona vurduğum için annesi şikayete geldiğinde babam bütün çocukların gözü önünde bana hiçbirşey sormadan tokatlayıp dudağımı patlatmıştı.sonra dayağa içerde devam edip nefessiz kalana kadar dövmüştü(böğrüme vurduğu için)sonra istemediğim biriyle zorla ikna yoluyla olan sözden vazgeçince suratıma çaydanlık fırlattı gözüm ve yanaklarım bir ay mosmor gezdim.(şiddetinden çelik çaydanlığın alnıma gelen yeri yuvarlak bir şekilde içine göçmüştü)bir de babamın sürekli yumurtadan çıkmış kabuğunu beğenmiyorsun söylemi vardı.çatalı azıcık kibar tutsam(normal tutardım)veya özel eşyalarımı çekmeceme koysam (havlu diş fırçası gibi).babam hiç hazır birşey yedirmedi cips kola hazır dondurma vs.her hafta pazardan sebze meyvamiz düzenli alınırdı.tavuk ev kesimi balık pişerse yanında salata taze sıkılmış limonata.ayağıma hiç çorap giydiremedi üzerime yelek ama hasta olduğumda şuruplarımı içirdi.gece karnım ağrıdığında gelip ovdu dua okudu.ben oğluma zorla şerle giydiriyorum.hasta olunca çorabını giyseydin hasta olmazdın diyorum malesef.babam her gece saatli yatırır sabah saatli kaldırırdı.ölsen beş dk geç kalmak olmazdı.şimdi ben oğlumu hala saatinde yatıramıyorum.
Kizim denize hamileyken bir karar vermistim . Annemle babamin yaptigini yapmayip yapmadigini yapacaktim . Kizima hep aferin demek aldigi her karari desteklemek . Ona şekil vermeye calismamak .

