6 aylık bebişim ilk nezlesini oldu,dr u aradım niye aradın acil bişey mi var diyor...

ece_g soruyor: 10

Kızımın  dünden beri burnu akıyor evde otri bebe vardı onu sıktım ama çok ağladı ve zor nefes alıyor benim de içim acıdı onun bu haline ..

Bir de idrar yolu enfeksiyonu olmuştu onun için de ilaç veriyorum keyfi hiç yok ilacı içmek istemiyor yarısını dışarı çıkarıyor hatta kusuyor bazen de ..

Doktor hanımefendiyi aradım'' niye aradın ki bunda acil birşey yok'' dedi acil bir şey olmadığını ben de biliyorum ama yine de aklım kalmasın bir soriyim demiştim ya neyse sonra da telefonu kapatırken ''ben uyuycam'' diyor.Aradığım saat 21.00..

Ben öğretmenim herkes ne kadar maaş aldığımızı bilir ama eve gelirim öğrencileri düşünürüm birine ters birşey söyleyince kafama taklır üzülürüm akşam arayan veli olursa uzun uzun konuşurum.Bunlar 8-10.000 maaş alıyorlar telefonda 2 cümle söylemeye eriniyorlar.

Dr arkadaşlar alınmasın lütfen ama insan çocuğu söz konusu olunca nasıl hassaslaşıyor tahmin edersiniz..


55 Cevap


ipekkusgoz

Kusura bakma ama fıstıkcık 'ben uyuyacağım, niye aradın ki acil bir şey yok' diyen bir doktorun hiç bir şeyine güvenemezsin.

İngiltere ve Fransa'da sağlık işlerinin böyle yürüyor olması o doktorun tavrını haklı çıkarmaz.

 


nisannn

annevebebisi

ingiletere'de, bildigim kadariyla, ebe ya da hemsire takibi denen bir sey var. bilmem kac aya kadar zaten ebe takip ediyor; evinize, ayaginiza kadar geliyor. telefonunuzun ucunda akliniza takilan tuuum sorulari rahatca sorabileceginiz bir kisi var yani. sizin icin hastaneyi arar, doktora ulasir sizin yerinize. hatta gerekirse siz endiselenmeseniz bile sizi zorla hastaneye yatirir, yerinizi ayirtir, cok ciddi atesi olmasa da.


silky

diger tum sartlar ayni olmadikca saglik sisteminin veya baska bir durumun gelismis avrupa ulkeleri ile kiyaslanmasini dogru bulmuyorum. oralarda eminim  Bu insanlarin hayatini kolaylastiran baska unsurlar vardir. 

Cocuk doktorumu cok cok mecbur olmadikca aramam, ama benimle telefonda bu sekilde konusan bir doktoroda bir daha gitmem.


ece_g

Benim de Bulgaristan da yaşayan bir kuzenim var oğlu ateşlenince sağlık ocağını aramışlar dr eve gelmil muayene etmiş ve para dalmamış üstelik christmass dı diyor para vermeye çalışmış ama dr bu benim görevim demiş.

Yani sizlerin de dediği gibi eğer ateşi çıkarsa acil bir durum olur onun dışında merak edilecek birşey yok demesi yeterli sadece 2 cümle...

Daha önce de söyledim konuşma tarzı resmen ben yumuşak konuşursam yüz bulup bütün gün ararlar tarzıydı..

Ben Lüleburgazlıyım ve bilirsiniz belki bundan 8-10 sene önce yanlış iğne neticesinde bir çocuğun kolu kesilmişti medyada uzun zaman yer almıştı.İşte Türkiye de durum bu acile de gitsen yanlış tedaviye maruz kalma ihtimalin var maalesef.


annevebebisi

Nisan, ebe takibi, bebek dogduktan sonra ilk 10 gun icinde oluyor sadece. Normal bir bebekte 1 ya da 2 kere geliyorlar. Bebeklerin takibi, saglik ocaginda, ebeler tarafindan yapiliyor. O da anne kalkip kontrole gotururse.. Gece bebeginiz ateslendiginde, devlet hastanesinin aciline gitmekten baska yapacak hic bir seyiniz yok. Normal vakitte de mahalledeki pratisyen hekime gidip sira bekliyorsunuz. Bunun disinda, ciddi rahatsizligi olmayan bir cocuk, hic cocuk doktoru gormeden, sadece pratisyen hekimle buyuyor.



ozdeka

Ececim çok geçmiş olsun canım, sadece senin sorunu okudum verilen cevaplara bakmadan birşeyler yazma isteği duydum. Tabi ki doktor hanımın yaptığı yanlış olmuş, belki söylediklerini içinden geçirebilir fakat bunu sesli bir şekilde söylememeliydi, yani bunun acil bir durum olmadığını ve endişelenmemeniz gerektiğini uygun bir dille söyleyip kapatsaydı keşke. Ama bunların 8-10 bin maaş aldığı konusunda yanılıyorsun, o eskidendi canım! Bir öğretmen olarak seni hiçbir velin gecenin 2sinde 3ünde 4ünde vs. aramaz, arasa da açmama özgürlüğün vardır, veya hiçbir öğrencine gecenin saydığım saatlerinde yatağından kalkıp, kendi çocuğunu o saatte evde bırakıp gidip ders anlatmak zorunda da değilsin, ama bir doktor 7-24 soruları cevaplamak ve ihtiyaç olduğunda ne zaman olursa olsun koşup gitmek zorundadır, ben hamile halimle gecenin 3ünde 4ünde karnım burnumda hastaneye kaç kere koştum, kaç kere acilde hastalarla uğraştım, kaç kere orada sabahladım bilemiyorum, belki ve de büyük ihtimalle de bu yüzden erken doğum yaptım zaten! Ama kimse bana madalya takmadı ayrıca hiçbir zaman da söylediğin kadar maaş almadım. Senin doktorunu korumak adına söylemiyorum, sadece cümlene ''bunlar bu kadar maaş alıyorlar'' diye başladığından kendi adıma nefsi müdaafa yapma gereği duydum :) Bir de şu var, doktor da olsa insan en nihayetinde, o da hasta olabilir, aynı gün çok kötü bir şey yaşamış olabilir, kendi yakınına kötü birşey olmuş olabilir, nöbet çıkışı uykusuz olabilir, tabi ki hassas bir anneye bu şekilde davranmak doğru değil ama genel anlamda yaklaşımı ve hekimliği iyiyse tek seferlik ters bir anına denk gelmiş olabilir ;) Sadece karşılıklı empati yapmak lazım. Ben kendi meslek hayatımı anne olmadan önce ve anne olduktan sonra diye ikiye ayırıyorum, gerçekten milat gibi, şimdi anneleri o kadar iyi anlıyorum ki, çok ama çok hassas oluyor insan kendi çocuğu için, kendi canından bile önce gelen çocuğu için herşeyin en iyisi ve en güzelini istiyor haklı olarak. Allah hepimizin çocuklarına uzun ömür versin, sağlıkla büyüsünler inşallah. Ve Ela da en kısa zamanda iyileşir umarım, tekrar çok çok geçmiş olsun. Umarım sen de beni yanlış anlamamışsındır. Sevgiler...


ece_g

Özlemcim canım seninle yüzyüze tanışmasak bile senin insanlığını, herşeyden önce takdir ediyorum.Buradan sorduğum sorulara kaç kez üşenmeden uzun uzun cevap yazdın sana bunun içiçn ayrıca minnettarım.

Benim 2006 yılında tanıştığım bir çocuk dr u olmuştu çalıştığı hastanede 10.000 tl alıyordu ve hala hastaneyi beğenmiyordu da başka hastanelerle pazarlık halindeydi.Üstelik 2006 yılı diyorum kendisi prof. ya da doçent de değildi.

Neyse insanları aldıkları ücretlerle değerlendirmiyorum genelde insanın mesleğini sevmesi çok ayrı birşey ama bu bahsettiğim dr için bizzat hastane müdürüyle konuştuğum için söylüyorum acil durumlarda gelmiyor ve istediği saatlerde çalışıyor.

Benim babam da 40 yıl avukatlık yaptı ve bizde ailecek gecenin bir yarısı acı acı telefonlarla çok uyandık bir çok kereler tehditler aldık mesela adam karısına kötü muamele yapmış babam kadının avukatı adam evi arayıp ben ya da kardeşim açınca bize bir sürü tehditler yağdırıyordu,ama babamda hiç bir zaman şikayet etmedi niye beni bu saatte aradınız demedi ki sabaha arasalar da olabilirdi çoğu zaman. 

Dediğim gibi sözüm meclisten dışarı ama ben gittiğim çoğu dr dan ve de İstanbulda taksi şoförlerinden çok muzdaribim :)


CokBilmis

@nisannn:

Benim kızıma 60 küsür yaşındaki Profesör çocuk doktoru, rontgen de çektirdikten sonra bronşiolit teşhisi koydu ve tedavi olarak da antibiyotik verdi. Doktorumuzun adı Hilal Mocan. Şurada da kendi internet sayfası ve özgeçmiş bilgileri var: http://www.hilalmocan.com/

Kızıma kendi irademle ilaç vermedim ve iyileşti. Yine de AMA insanlık halidir, herkes hata yapabilir. Belki de doktorumuzun koyduğu teşhis yanlıştı, bilemiyorum. Yine de doktorumuzun tecrübesine, bilgisine güveniyorum. Koyduğu teşhis doğrudur diye düşünüyorum. Eğer doğruyduysa benim kızım bronşioliti ilaçsız atlattı. Demek ki bu da mümkün.

Bildiğim kadarıyla bronşiolit geçirmek için bir virüs kapmış olmak gerekiyor. Çok sicak bir sehirde asiri terleme, klimaya ve aksamustu ruzgarina maruz kalma, gibi nedenlerle bronşiolit olunmaz, yine bilebildiğim kadarıyla. Gerçi saydığın bu etkenler belki bağışıklığın düşmesine neden olarak bebeğin bünyesinin hastalıkla savaşmasını engellemiştir, olabilir.

Bunları yazarken, ukalalık yapıyor izlenimi vereceğimi bile bile, bu riski de alıp yazıyorum ki, çocuğu bu hastalığa yakalanıp da bu sayfaya gelip okuyanların kafalarında hastalık biraz canlansın. Yoksa sizin hastalık da geçmiş, bizimki de geçmiş. Artık o nedenle olmuş, bu ilaçla geçmiş vs önemi kalmamış bizler için.

Yolda yürürken bile pek çok risk ile karşı karşıa kalıyoruz, ama sokağa çıkmaktan vazgeçmek psikolojik sorun sayılır. Aynı şekilde en fazla çocuk yaralanması da evde oluyormuş. Yani her yer risk oldu. Ama biz hastalıkalr karşısında tüm riski doktorlara atma taraftarıyız. Onlar da doğal olarak en ufak risk almak istemiyor ve doğrudan ilaçlara yönlendiriyorlar.

Ben bunları yazdığım zaman bana yapılan ilk yorum her zaman "Doktorculuk oynuyorsun" oluyor. Ama ben tekrarlamaktan yılmayacağım:

Ben kızımı düzenli olarak doktora götürüyorum. Ama doktorumuza şu izlenimi verdim: Kızımın hastalıklarının riskini ben alıyorum. Sizden ateş düşürücü, öksürük kesici, havale önleyici, antibiyotik istemiyorum. Siz bana sadece hastalığı anlatın, riskleri söyleyin, hangi ilacı kullanırsam ne olur, kullanmazsam ne olur bunları anlatın diyorum. Tahminlerin aksine, bu tavır, doktorları çok rahatlatıyor.

Doktorumuz bana tüm istediklerimi anlatıyor ve çoğunlukla da "Bu ilaçları kullanmasanız da olur" noktasına geliyoruz. Mesela bronşiolit teşhisi koyduğunda açıkça "Zatüree salgını var. Siz de kapmış olabilirsiniz. Zatüree ihtimaline karşı kullanın antibiyotiği" demişti.

Sonuçta doktor kızımı 6 ayda bir görüyor, oysa ben her gün onun bünyesinin verdiği tepkileri izleyebiliyorum. Yani çocuk doktorları aslında tahmin üzerine ilaç veriyorlar. Çocuğun öksürüğünün, ateşinin, kırgınlığının vs derecesini, şiddetini, gün içinde ne kadar artıp azaldığını bilemiyorlar.

Ama doktorumuz "Bu ilaçları kullanmazsanız hastalığın ilerleyip çocuğun iç organlarının zarar görme ihtimali var" derse verdiği ilaçları sorgusuz sualsiz kullanırım, çünkü doktorumuza güveniyorum.  Ama çok şanslıyız ki kızımın henüz böyle riskli bir durumu olmadı. Belli ki senin bebeğinin olmuş. Doktorunuz da antibiyotik vermiş. Düzenli kullanılmadığı sürece ilaçlar zararlı değil, yararlıdır. Senin kızın da iyileşmiş. Sorun hallolmuş.

Ama işte sizinki de bir tecrübe, bizimki de bir tecrübe. Bronşiolitle karşılaşanlar bilmelidirler ki bronşiolit=antibiyotik demek değildir. Ama antibiyotik kullanılması gereken haller de olabilir. En iyisi güvendiğiniz bir doktora başvurmak ve doktora ateşten, öksürükten korkmadığınızı, zorunlu olmadıkça ilaç kullanmak istemediğinizi ama zorunluysa onun teşhisine sonuna kadar güvendiğinizi söylemektir.

Bunları da sana anlatmıyorum elbette aslında :) Bronşiolitle ilgili okuyan olursa aklında bulunsun diye yazıyorum.

Bu arada güzel sözlerin için de ayrıca teşekkür ederim.



CokBilmis

@ pinsem:

Tekrar geçmiş olsun.

Ailenizde eczacılar olduğunu bilseydim, ilaç içeriği yönlendirmesi yapmazdım. Umarım ukalalık gibi algılanmamıştır. Yine de söylemeden geçemeyeceğim: Arkadaşlarım arasında çocuklarına en sık ve en rahat ilaç kullananlar eczacılar. Sanırım ilaçlar ile aralarında özel bir bağ oluşuyor :)

Yalnız "ilk hastalıklar"la ilgili saptamana katılamayacağım. Çünkü aslında şöyle oluyor: Bebeğin bağışıklık sistemi yakalandığı ilk hastalıklarla gelişmeye başlıyor. Eğer ilk hastalıklarda ZORUNLU olmadığı halde, ilaç verirsek bağışıklık sistemini baskılıyoruz ve hastalığı vücudun değil de ilaçların yenmesine izin veriyoruz. Daha sonraki hastalıklarda ilaç kullanmazsak da hastalıkla nasıl savaşacağını öğrenememiş vücut hastalığı atlatamıyor ve tekrar ilaç vermek zorunda kalıyoruz. Kısır döngüye giriyorz yani...

Hani köylerde ilaçsız büyüyen insanlar en ağır hastalıkları bile asprinle atlatırlar da benim gibi şehirlerde antibiyotiklerle büyümüş insanlar en hafif hastalıkta yorgan döşek yatarlar ya? Bir sebebi sağlıklı beslenme, temiz hava ise diğer sebebi de ilaçsız hastalık atlatarak vücudun bağışıklık sistemini güçlendirmesinin sağlanmış olmasıdır.

Sizin hastalık da tahmin ediyorum çoktan iyileşmiştir. En azından hafiflemiştir. Dolayısıyla bu yazdıklarım da aslında size değil de, olur da bebeği hastayeken  fikir edinmek için burayı okuyan biri olursa, aklında bir soru işareti yakmak için.

Yoksa elbette kimin bebeğine hangi ilaçları verdiği kimseyi ilgilendirmez. 

Hem soru sahibi de "Sayenizde yeni şeyler öğrendim" demiş. Ben bu tür beyin cimnastiklerinin soru sahipleri de dahil, buraları okuyan herkesin işine yarayacağını tahmin ediyorum.


ozdeka

Canım öncelikle baban gibi olabilmeyi çok isterdim, yani işiyle ilgili yaşadığı sıkıntılara rağmen hiç şikayet etmemesi benim asla yapamayacağım birşey. Sadece telefonda soru cevaplamak, acil hastaya koşmak, bazen 48 saat uykusuz kalkıp çalışmak ve beklentileri karşılamak zorunda kalmak, en ufak bir problemde yerden yere vurulmak, hayatının en az 10 yılını harcadığın mesleğine kimsenin hatta eğitim düzeyi yüksek insanların bile saygısının kalmamış olması, verdiğin emeklerin hiç görülmeyip yaptığın ufacık bir yanlışın (belki de yanlış değildir ama öyle yansıtılır çoğu zaman) devleşerek yüzüne vurulması, yıllarını hayatının çok büyük bölümünü ailenden ve kendinden feragat ederek geçiriyor olmana rağmen aldığın maaşın her zaman göze gelmesi, bu ülkede hiçbir tahsili ve bilgisi olmayan insanların senin aldığın parayı bir günde kazandığını görmek, sadece işte hastanede değil girdiğin her ortamda sana kişi olarak değil doktor olarak bakılması ve amcanın, teyzenin, komşunun, arkadaşının, mahallenin bakkalının, hatta bindiğin taksinin şoförünün bile binbir türlü derdini dinleyip çözüm bulmak, insanların seni işlerine geldiği gibi kullanması, yeri gelince aman doktor canım doktor yeri gelince paracı doktor rezil doktor ünvanını çok kolay alabilmek vs. vs. değil, bir de hasta ve hasta yakınlarından kötü muamele görmek, günde bilmemkaç kere sözlü veya fiziki şiddete uğramak, tehditler almak ama korunmamak, ve hatta sonunda bir arkadaşımın da başına geldiği gibi hayatından olmak! Bütün bunları yaşayıp görüp şikayet etmemem mümkün değil, ben bu mesleği herşeyden önce insanlar arasında saygın bir yeri olduğu için ve emeğime değer verileceğini düşünerek seçmiştim ama yanlış düşünmüşüm maalesef çok geç anladım bunu. Lütfen ama lütfen biraz empati kurun, lütfen kendinizi bir gün sadece bir gün o doktorun yerine koyun, ve bunca eziyeti çektikten sonra para kazanmak istemesini yadırgamayın, Allah aşkına siz istemezmisiniz, yok ben almayayımmı dersiniz. Üstelik bahsettiğin ancak özel hastanelerde olabilecek bir mebla, o da meçhul, ben 2006 da mezun oldum ve o zamanki şartlar gerçekten farklıydı her neyse... ayrıca o doktorun yerinde olsam yani nöbet tutmayıp sadece belli saatlerde çalışma şansım olsa ben de öyle çalışırdım hiç düşünmeden. Öyle bir anlaşma yaptıysa aranmamak istemesi de normal, yani kadın şart koymuş beni böyle kabul eden gelsin demiş, istemeyen başka kapıya misali :)

En kısa zamanda doktorlarla ve taksi şoförleriyle olan sıkıntılarını aşmanı umuyorum :) inşallah kafana göre, senin beklentilerini karşılayabilecek birini bulursun...



Cevaplamak için Üye ol