sağlığımızı tehdit eden tehlikeleri uzaklaştıralım

ekim_ soruyor: 10

Merhaba Arkadaşlar,

Ben sizden bu başlık altında şunu öğrenmek istedim: yediğimiz yemekten soluduğumuz havaya kadar artık her yanımız modern hayatın gereği olarak doğallıktan uzaklaştı.Besinler hormonlu,katkı maddeli,ilaçlı.Mutfağımıza mikrodalga,teflon,bir sürü çeşit deterjan ve hatta bulaşık parlatıcısı girdi.Pişirme yöntemleri, saklama yöntemleri değişti.Etrafımız algıladığımız alglamadığımız bir sürü uyaranla çevrili.Ama hepimiz birşeylerden korunmak için bir takım önlemler alıyoruz.Bunları burada paylaşabilirsek,hepimiz için çok faydalı olacak.
Ben örnek vererek başlayayım:
-Bulaşık makinemde parlatıcı kullanmıyorum.Gayet parlak ve durulanmış olarak çıkıyorlar ve hatta zaman zaman parlatıcı gözüne sirke koyuyorum,yüzeylerinde kimyasal kalmaması için.
-Bekletebildiğim bütün meyve ve sebzeleri 3 dakika sirkede bekletiyorum ve daha sonra duruluyorum.
-Besinleri kavurmadan pişiriyorum,yağları yakmıyorum; oğluma mümkün olduğu kadar buharda haşlanmış sebzelerden yedirmeye çalışyorum.
Bunun gibi şeyler.Cevaplarınızı bekliyorum


111 Cevap


ezgo

Biz et, yumurta, süt ürünleri, sebze, meyve, un, bakliyat, çamaşır detertanı vs. gibi organik pazarda olan  ne varsa oradan alıyoruz.Marketlere uğramaz olduk.Yer silmede arap sabunu ve bende mutfakta sirke, karbonat kullanırım, herkesin bahssettiği gibi bulaşık makinesine parlatıcı yerine beyaz elma sirkesi kullanır, çamaşır makinesinde yumuşatıcı kullanmam.Giysileri oğlum için organik, bulamazsam güvenilir tekstil etkiketli ürünlerden almaya  çalışırım, tabi bu konuda çok seçenek olduğunu söyleyemeyeceğim.Onun dışında evde kefir, ekmek yapar, keçi sütü bulursam yoğurdu da bazen kendim mayalarım.Şimdi evde hamur mayası yapmaya çalışacağım, Arzu Aygen tariflerinden.Onun dışında buğday derneği sitesinde banyolar için ev yapımı doğal hijyenik temizleyici tarifleri vardı, aktardan henüz soruşturamadığım için alamadığım boraks yüzünden bunu fiiliyata geçiremedim, ama sizlere de  sözkonusu derneğin sitesinde yer alan zehirli maddeler kullanmadan evde temizlik yazısını mutlaka okumanızı öneririm,


ezgo

Unuttuğum birşey daha, organik et bulamazsak, kuzu eti alırız, bu konuda doktorumuz önerisi idi.Kuzularda büyükbaş hayvanlarda olduğu gibi hormon kullanılmadığını ifade etmişti kendileri efendim hoşçakalınız.


perihan

ezgo, evde hamur mayası için www.sibelinkahvesi.blogspot.com 'da nohut mayasının nasıl yapılacağı anlatılıyordu.


ekim_

Ezgo neredesin;istanbulda mı?bu organik pazar hangisi?


fulyaderin

bulaşık makinesinde parlatıcı yerine sirke kullanıma ek olarak,tahta kaşık ve kesme tahtasını da bulaşık makinesinde asla yıkamıyorum,ahşap emici olduğu için kullanılan deterjanı da içine çekiiyormuş.son derece tehlikeli,arınma sözkonusu değil.



ekim_

Çok doğru.Bir ek yapayım:kesme tahtasını cam kullanıyorum;çünkü tahtalar yıprandıkça içinde biriken artıklar bakteri yerleşmesine neden oluyor.


ekim_

Teflonları attığım için de tahta ve plastik kaşıklara ihtiyacım kalmadı.


ezgo

Uod ben Ankara'dayım, burada bir ve biricik organik pazarımız var.Ayrancı'da, ama İstanbul'da isen daha şanslısın çünkü pek çok yerde organik pazar var ve bu konuda bilgileri Buğday Derneği sitesinden edinebilirsin.Bu başlık altındaki yazılardan anlaşıldığı üzere anneler artık organik yaşamak istiyorlar, yavrularımız için doğal olanı araştırıp bulmalıyız, bu konuda elimizden geleni yapmalıyız, ancak o zaman yani talep ettikçe organik üreticiler artacaktır.Bu orada dün gözümden kaçmış, soya ile ilgili iletiyi bugün okudum ve arkadaşlar gerçekten ben bunu daha önce sanırım İyilik Güzelilik sitasinde okumuştum.Lokantalarda sakın ha çocuğunuza köfte veya içinde kıyma geçen birşey yedirmeyin, çünkü tamamı soyadan yapılıyormuş ve bu soya zararlısıda elbette GDO'lu.Diğer taraftan şeker açısından da aynı GDO sakıncası mevcut.Bu yüzden evde tatlı yapacağım zaman köyden gelmiş yani şekersiz pekmez veya balla yapıyorum, çokta harika oluyor.Düşünsenize pekçok çocuğun elinden düşürmediği çikolatalarda GDO'lu şekerle üretiliyormuş.Diğer taraftan bugün itibariyle maya yapımına başlamış bulunuyorum, nohut mayasını değil ama ekşi maya tarifi ile başladım, 1 su bardağı organik tam buğday unu, 1 çay bardağı su ve bir miktar kaya tuzu ile başlangıcı yaptık, bakalım 5 gün sonra mayamız nasıl olacak.Hazır mayalar konusunda da Arzu Aygen'in kitabında hoş olmayan şeyler yazıyordu, kısacası eski zamanlara dönüp mümkün olduğunca bazı şeyleri kendimiz yapıp, kalanları ise üetim şekline güvendiğimiz köy ve/veya üreticilerden temin etmek. Birde benim sorum doğal hijyenik temizlik maddesi yapımı konusunda buğday derneği  geçen boraks ı bulabilen oldumu?


kuzum

yine duyduğumu yazıcam ama; hamileyken izlemiştim, kaya tuzuyla ilgili Derya Baykal'ın programına bir uzman çıkmıştı. Derya Baykal ona sormuştu "kaya tuzunun gerçek olup olmadığını nasıl anlıycaz" diye, uzman da "böyle (elindekini gösterip) çok uçuk pembe olacak, bembeyaz değil "demişti. ben her yerde beyaz görüyorum, o yüzden almıyorum. ne diyorsunuz?


ezgo

Kaya tuzunun güvenilirliği ile ilgili iyilik güzellik sitesinde ayrıntılı bir yazı vardı, işte doğal kaya tuzunu rafine tuzdan ayıran özellikleri anlatan bir yazı idi.Akışkan olmaması ve sirke ile yapılan bir karışım bunun farkını ortaya koyuyurdu, oradan bakabilirsiniz. Birde sirkenin mucizevi kullanım alanları ile de ilgili özellikle temizlik alanında karışım oranını merak edenler için yine aynı sitede çok güzel bir yazı vardı, ilgilenenlere duyurulur.



Cevaplamak için Üye ol