ne yapmalıyım yardım edin neolur

sevimli soruyor: 5

benim 12 aylık bir kızım var.ismi söylendiğinde dönüp bakmıyor.ecrin al yada ecrin gel dediğimde bakıp yapıyor. otistik belirtiler gösterdiğini zannediyorum televizyon reklamlarıni müzik dinlemeyi seviyor.reklam yda müzik basladığında diğer odadan koşup gelip izliyor bittiğinde tekrar odaya dönüyor.ama ecrin dediğinde bakmıyor.öğretttiğim oyunları taklit etmiyor tel sarar yada seni babaya bir bir söylicem gibi oyunları yapmıyor. ilgili davranmıyor. baybay yapıyor bildiğimiz sekilde telefonu alıp konusuyor anne mama meme diyor ışığı kapat ac dediğimizde düğmeyi kapatıp açıyor.çekmeceleri karıştırıp dağıtıyor.kızdığımızda hayır dediğimizde hayır diyerek dokunduğu şeyi bırakıyor.yemek istediğinde mama diyerek aglıyor tepsiyle yemek geldiğinde oturup yiyor doyduğunda basını iki yana sallayıp kalkıyor.uykusu geldiğinde yastığı yere atıp uyuyor.ben ne yapmam gerektiğini bilmiyorum sadece ismine tepki vermiyor ve öğretilmek istenen oyunlara pek ilgi vermiyor bunlar otistik bozukluk mudur ne olur aklımı kacırıcam bana yardım edin.otistik baslangıçmı yada bazı cocuklar gibi geç mi öğreniyordur 12 aylık bebeğin yapması gereken herseyi yapıyor biberonu ve bardagı bosken alıp agzına getiriyor ama doluyken tutup içmiyor bizden içirmemizi bekliyor.

Bu soruyu cevapla

5 Cevap


jildando

bana da cok sorun varmış gibi gorunmedi, ama bir uzmana danışsanız rahat edersiniz sanki.
Bir de cok fazla tv mi izliyor acaba dedim. Tv cocuklarda iletisim eksiligine sebep olabiliyor. Reklam izliyor demissiniz. Ben cocuklar uyanıkken kendim icin hic bir zaman tv acmiyorum. Sadece babytv ya da disney gibi cocuklara yonelik seyler izliyorlar. Gerci bunlarida sadece buyuk olan kızım izliyor, kucuge tekken hic tv acmiyorum. İkisi de bugune kadar hic reklam gormedi diyebilirim. Bence tv den olabildigince uzak tutmalısınız.


CiciAnne

-alıntıdır-


Genellikle bebekliğin ilk iki yılı içinde otizme ait belirtilerin başlaması beklenir. Bu belirtiler nadiren daha geç yaşta da başlayabilir. Otizm belirtileri çocuğun yaşına ve gelişim düzeyine göre çok farklılıklar gösterebilir. Bebekliğin ilk dönemlerinde annelerin bebeklerinde ilk fark ettikleri belirti; çocuklarının diğer çocuklara nazaran daha az güldükleridir. Annenin bedensel teması, çocuğunu kucaklaması ve öpmesi her çocuğun arzuladığı bir işlev olmasına karşın, bu yaklaşım Otistik çocukları rahatsız eder. Çünkü bu çocuklar sevilmekten hoşlanmazlar ve çoğu kez tepki gösterirler. Anne ve babanın seslenmesine karşın cevap vermeyerek tepkisiz kalmaları ister istemez çoğu aileye “çocuklarının sağır olduğunu” bile düşündürtmektedir. Çevredeki insanların görünümleri, hareket ve davranışları onların dikkatlerini çekmez. Dışarıdan izlendiklerinde, adeta çevrelerinde kimse yokmuş gibi davranırlar. İnsanlarla göz göze gelmekten kaçınırlar. Yalnızlığı severler ve yalnız bırakılmaya tepki göstermezler.

Normal çocuklar, uyumadıkları dönemlerde yatakta kalmak istemez ve annelerinden ilgi beklerler. Ancak otistik çocuklar uyumadıkları halde saatlerce yataklarında sessizce kalabilirler. İlk dönemlerde anne ve babayı diğer insanlardan ayırmakta güçlük çekmelerine karşın, yaşları ilerledikçe anne ve babalarına bağlılıkları aşırı derecede artabilir ve ayrıldıklarında yoğun sıkıntı yaşayabilirler.

Otistik çocuklar daha çok konuşma gecikmesi şikayeti ile hekime getirilirler. Bedensel gelişimi yaşına uygun olan otistik çocukların konuşması yaşıtlarına göre oldukça geridir. Beş yaşına geldiklerinde % 50’si ancak tek kelimelerle konuşabilmektedir. Konuşmayı, ilişki kurmaktan çok ihtiyaçlarının giderilmesi için kullanırlar. Bir kısmı ise, ileri yaşlarda bile konuşamaz ya da konuştukları hiç anlaşılmaz. Otistiklerde konuşma geriliğinin yanı sıra, söylenen sözcükleri tekrarlama ve kelime uydurma gibi konuşma bozuklukları da sıklıkla görülmektedir. Konuşmalarındaki bu gerilik ve bozukluklar onların ilişki kurmadaki zorluklarını bir kat daha artırır.

Her yaş çocuğu kendi yaşıtlarıyla oynamaktan hoşlanır. Yaşıtlarıyla bir araya geldiğinde onlarla ilgilenir ve oyun kurmaya çalışır. Otistik çocuklar ise, hep yalnız olmayı tercih eder, kalabalığa karışmaz ve hep bir köşede tek başlarına oynarlar. Kendilerine özel davranış biçimleri (kendi etraflarında defalarca dönme, tek ayak üzerinde zıplama ve odanın içinde bir köşeden diğerine koşma gibi amaçsızca tekrarlanan hareketler, vb.) ile diğer çocuklardan hemen ayırt edilebilirler. El çırpma, tüm bedeni sallama gibi olağan dışı beden hareketleri dikkat çekicidir. İlgi alanlarının kısıtlılığı nedeniyle belirli oyuncaklarıyla hep aynı biçimde ve tekrar tekrar oynarlar. Evde bulunan bazı nesnelere aşırı ilgi gösterebilirler. Mekanik aletlere ve dönen nesnelere ilgileri büyüktür. Bazı nesnelere karşı duygusal olmayan ve bize göre anlamsız aşırı bağlılıkları bulunmaktadır. Bazen bir parça ip ya da gazoz kapağı onlar için vazgeçilmez birer nesneye dönüşmektedir. Hayat içinde olası değişimlere karşı direnç gösterirler. Ev içinde bir eşyanın yerinin değişmesine izin vermez, eve alınan yeni bir eşyayı kullanmak istemezler. Değişime karşı gösterdikleri bu direnç, ailelerinin hayatında kısıtlamalara neden olabilecek derecede rahatsızlık verici olabilir. Tepkileri ani ve yersiz olabilir. Öfke patlamaları, kendine zarar verici davranışlar ya da uygunsuz sevinç nöbetleri gözlenebilir. Yaş ilerledikçe çocuğun çevresiyle aktif ilişkiye girmesi artabilir ancak bu kez belirtilen ilişkilere sınır koyamama gibi “uygunsuz davranışlar” söz konusu olabilmektedir. Zekası normal olan otistik çocuklarda -daha ileri yaşlarda- önceden olan olayları detaylı hatırlama ve akılda tutmalar görülebilir.

Yukarıda da belirtildiği gibi, otistik çocukların aileleri tarafından hekime ilk götürülme nedenleri genellikle konuşmalarındaki gecikmedir. Oysa, “çocuğun dış dünyaya kapalılığı” daha ilk bebeklik yılı içinde ilgili bir anne tarafından fark edilebilir. Kendisi ile dış dünya arasında kalın bir duvar bulunan otistik çocuklar annelerinin gösterdiği sevgi ve ilgiye büyük ölçüde kayıtsız kalırlar. Bir annenin bunu fark etmemesi mümkün değildir. Ancak, çocuğuna karşı ilgisiz ve sevgisini gösteremeyen anneler ile sağlıklı gözlem, algılama ve muhakemeden yoksun anneler bu bozuk gidişi anlamayabilirler.

Otistik çocukların tamamında olmamakla birlikte bir çoğunda zeka düzeyleri normalin altındadır. Bu durum, onların genel olarak işlevselliğini azaltan bir faktördür. Yapılan araştırmalar, otizmin toplumda yaklaşık 10.000 çocuktan 4’ünde (onbinde dört) görüldüğünü göstermiştir. Otizm, erkek çocuklarda kızlara oranla dört-beş kat daha fazla sıklıkta görülür. Otistik çocukların kardeşlerinde bu hastalığın görülme sıklığı normal çocuklara oranla daha fazladır. Kısaca, otizmin genetik bir karaktere de haiz olduğu uzmanlarca dile getirilmektedir.


annevebebis

Bir doktora danışabilirsiniz profesyonel yardım için ama o zamana kadar biraz daha gözlemlemek isterseniz bence kesinlikle televizyonu hayatınızdan çıkarın ve bir de o şekilde gözlemleyin çocuğunuzun davranışlarını. Hayatınızdan çıkarın derken ciddiyim. Çocuğunuzun yanında asla açık olmasın, televizyon sesini duymasın ve görüntü izlemesin.


lightmoon

Denver Gelisim testi otizm hakkinda fikir vermiyor. Size tavsiyem kafanizi daha fazla karistirmadan mumkunse bir cocuk psikologu ya da cocuk psikiyatristine gitmeniz. Grip olunca nasil doktora gidiyorsak bu tarz durimlarda da gerekli yerlere basvurmaliyiz


sevimli

hepinize cok tesekkür ediyorum arkadaşlar dün ve bugün televizyonu kapattık oyunları öğretmeye calıstım.bütün gün onunla aynı oyunları tekrar ederek oynadık akşam bütün öğrettiklerimi yapmaya calışıyordu.bir arkadaşım özel eğitim merkezinde öğretmen onu aradım konustuk cocuğumu yakın bir zamanda görmüştü kendisi ev ziyaretinde.benim anlattıklarımı dinledi ve ben cocugu gördüm gayet saglıklı uyumlu gelişen bir bebek ben bir anormallik sezgilemedim adına tepki vermemesi kesinlikle televizyondan dolayı su an kral tv sendromu gibi müzik hastalığı cocukları olumsuz etkiliyormus.sizinde söylediğiniz gibi tv yok.



Cevaplamak için Üye ol