oyuncakları paylaşmama sorunu

sinem soruyor: 5

Merhaba,
emir 20 aylık gayet sosyal herkesle rahat iletişim kurabilen bir çocuk, normalde oyuncaklarla arası pek yok ama evimize emirin yaşıtı biri geldiğinde yüzüne bile bakmadığı oyuncakları kıymete biniyor ve asla başka biriyle paylaşmıyor, başkasının evine gittiğimizde ordaki oyuncaklarıda kendinin sanıp genelde problem çıkarıyor. siz böyle durumlarda ne yapıyorsunuz? içinde bu konuya değinen kitap vs öneriniz olur mu?

ben genelde "emir sen bunla oynarken arkadışında şunla oynasın sonra değiştirelim oyuncakları" gibi açıklamalar yapıyorum.


5 Cevap


Gunes

Sinemcim, bizim oyun grubumuzda da çok sık olan şeyler, belli bir süreden sonra alışıyorlar. En son iki yaşıttılar bizde evden oyuncak götürmüştük değiş tokuş yaptırdık işe yaradı..


senayc

Sinem,
yaşı itibariyle çok normal diye düşünüyorum, hele beraber vakit geçirmeye alışkın olmadığı çocuklar karşısında. Bu aylarda herşeye BENİMMMM diye sahipleniyorlar,3 yaşı bitirmeyle beraber paylaşmaya başladı. -paylaşmamaız gerek anne-okuldan öğrenip geliyor.

Okul arkadaşlarıya hafta sonları da görüşüyoruz, hiççç ama hiççç paylaşma sorunu yaşamazken -çünkü beraber oynamaya alışkınlar- eve yeni gelen bir çocuk için aynı yaklaşımı göstermiyor,saatler geçip alıştıktan sonra beraber oynayabiliyor.
2,5 yaşından evvel bu konuda okul psikolğunun önerileriyle bir beklentimiz olmamıştı.


sinem

güneş sanırım zamanla alışır teşekkür ederim, şenay tamda dediğin gibi herşeye benimm diyor emir. heralde sabırla 3 yaşı beklemek kalıyor bana.teşekkürler


Fundaaa

benim oğlumda aynıydı,bize gelen çocuklara oyuncak vermez başkasının evine gidincede ordaki oyuncakları sahiplenirdi ve sonunda hep kavga çıkardı...5 yaşına girdi ve artık herşey normale girdi,galiba gittiği kreşinde etkisi oldu,üzülmeyin herşey zamanla yoluna giriyo sadece zaman...biraz daha büyüyüp yaptıklarının bilincine varması lazım,siz kendinizi üzmeyin o zamanla düzelir...


Ulku

alintidir:


"Her Şey Benim. Hiçbir Şeyimi Paylaşmam!"

Hiç bir şeyini paylaşmaz. 1-4 yaş döneminde dünyanın merkezi kendi­sidir. Başkalarının duygu ve düşüncelerine hatta bu dünyada başkalarının varlığına bile yer yoktur. Başka­ları için kendi davranışlarını değiştirmez. Ondan böy­le bir şey beklemeyin.


"Ne yaptıysam abisi çalışırken top oynamasına engel olamadım."

Böyle davrandığı için ne sizi dinlemeyen yaramaz bir çocuk ne de abisini rahatsız eden hain ve kıskanç biridir o. Ya da ileride öyle biri olacaktır. O sadece kendinden başkalarını fark edemiyor. Yaşı gereği ben­cillik dönemi yaşıyor. Siz de bir zamanlar yaşadınız. Yaşatılmadı iseniz o başkalarının suçu. Ümit ederiz şimdi bu iyi yaşanmamış döneminize ait çekingen ve ürkek bir kişiliğiniz yoktur.


Abi rahat ders çalışsın diye onun yaşı gereği gösterdiği bencil davranışına engel olmayın. Bu ara­da abinin ders çalışmasına da olanak sağlayın. Her ikisini birden yapabilmek için çözümler üretin.


'Oynama! Yoksa şöyle yaparım! Akşama babana söylerim' ya da 'Yapmazsan sana şeker alırım'lar fayda etmez. Dövseniz de olmaz. Siz en iyisi ona bencilliğine sessizce devam edeceği ilgisini çe­kecek başka bir uğraş bulun.
Bu dönemde hiçbir şeyini başkaları ile paylaşmamak kendini fark ettirmenin bir diğer belirtisidir. Eşyalarını paylaştırmaya çalıştırmak hatadır. Sahiplenme arzusu yeterince doyurulmalıdır.


Evimizin her gün bir parçasını 3 yaşındaki kızı­ma verirdim. "Canım bugün evimizin bacası senin ol­sun. Tamam mı? Senin olsun! Sakın kimseye ver­me!" diye de 'benim' duygusunu doyuma ulaştırmak için teyit ederdim.


Sözün özü paylaşmıyor olması bu dönemin özel­liğidir. Bu ileride paylaşmayı bilmeyen biri olacak anlamında değildir. Çünkü paylaşmayıp "bu benim" demek kimlik ve varlık ifadesidir. 'Kuru ekmeğini arkadaşıyla paylaşır' anlamında bir paylaşma değildir bu.


Nedense her şeyimizi paylaştığımızla övünürüz hecelere ayrı birer ahenk katarak "Yavrum sen şimdi oyuncağını ver arkadaşına ben sana yenisini alırım." deriz. Diğer çocuğun annesinin gözleri ile takip edildiğimizi anlamaya çalışan kaçamak bakışlarla da etrafı süzeriz.


Ya da bir oyuncak için çekiştirmeceli kavgaya tutuşmuş iki çocuğumuzu ayırmaya çalışırız. Burada mutlaka yaş farkını öne süreriz. Böylece çocuklarımız arasında bir de kıyaslama hatası yapmış oluruz.

Hâlbuki biz karışmazsak onlar paylaşma konusunda en uygun çözümü bulacaklardır. Üstelik kimlik ve kişilik İfadelerini güçlendireceklerdir. Alt tarafı ikisinden biri ağlayacaktır. Birbirlerini bıçaklayacak değildirler ya.

 

Doç.Dr. Sabiha Paktuna Keskin



Cevaplamak için Üye ol