Çocuklar ve Sınır

Anne- Baba olmanın nasıl keyifli bir sanat olduğunu, küçük bir çocuğun yere eğilip işaret ve baş parmağını kullanarak küçük bir nesneyi almaya çabalarkenki yüz ifadesini izlerken görebiliriz. En stresli anlarda bile insanın yüzünü güldürebilecek yeteneklere sahip, en başa çıkılmaz durumlarda yetişkin aklının kompleks yapısını alt üst eden yaratıcılıkla sizi şaşırtabilir çocuklar. Fakat bazen söyledikleri ve yaptıklarıyla sizlere kahkaha attırsalar da bazen sınırlarınızı öyle zorlarlar ki kendinizi çaresiz, tükenmiş ve öfkeli hissedebilirsiniz. Anne- Baba sanatı işte tam da bu çatışmalar ile başa çıkarak, çocuğa bir harita çizip yol göstererek, sabrederek, sınırları belirleyerek çocuğu ayakta tutan,onun yaratıcılığını geliştiren,duygusal kapasitlerinin işlevlerini arttıran ebeveynler olmayı gerektirmektedir.

 Bu sanatta en zorlanılan durumlardan biri de çocuklara sağlıklı sınır koymayı ve kuralları öğretmeyi becerebilmektir. Sınırları belirlemenin neden bu kadar önemli olduğunu bilmek bile hem sizin hem de çocukların hayatını kolaylaştıracaktır.

Örneğin ;arabanızla hiç tanımadığınız büyük ve kalabalık bir şehrin sokaklarında dolaştığınızı, daha önce hiç gitmediğiniz bir adresi bulmaya çalıştığınızı fakat hiçbir levha bulunmadığını düşünün. Korkar, paniğe kapılır, kaygılanır ve belki de öfkelenirsiniz. Sağlıklı davranışı öğrenmeye çalışan çocuklar için de durum aynıdır. Koyacağınız sınırlar onun için yol gösteren levhalar gibidir.

Çocuklar, güvendikleri kişiler tarafından konulan sınırlara ihtiyaç duyarlar. Sınır koymak sağlıklı çocuk gelişimi için oldukça gereklidir. Güvendikleri Anne ve Babası tarafından koyulan sınırlar; çocuklara önemsendiklerini ,korunduklarını ve güvende olduklarını hissettirir.

 Annenin kapsayıcılık işlevi ile babanın koruyuculuk rolünü çocuklara aktarmanın yollarından biri de budur ve çocuk anne-babası tarafından umursandığını, kendisine değer verildiğini hisseder. Anne ve Baba fiziksel olarak yanında olmadığında bile çocuk hala onların çizdiği bir çerçevenin içinde hala onların sınırları içerisinde bulunduğunu bilir ve güven duyduğu kurallara tutunarak dayanak alır.

Çocuğun her arzusunun yerine getirildiği, üstelik hızlı tüketen bir toplum haline gelmişken çocuğa arzusunu hiç bekletmeden, çocuk arzunun hayalini kurmadan doyuma ulaşmasını sağlamak ebeveynlerin sakinleşmesine yetse de çocuk için sağlıksız bir arzu-doyum ilişkisi olacaktır. Sınırların amacı çocuğu kısıtlamak değil, hatalı davranışlarını düzeltmesi için ona fırsat tanımak, doyuma ulaşması için beklemeyi öğrenmek, eğitici ve öğretici bir yol çizmektir. Sınırlar çocuklara aile içi kurallarını topluma uyarlayabilme yaratıcılığını sunar. İş birliği yapmayı, ilişki kurmayı, sağlıklı iletişim ve sorumluluk duygusunu katar.

·         Doğru davranışı kazandırmada ve sınır koymada çocuğa kendini güvende hissedecek bir çerçeve çizmede çocuğa bağırmak ve ceza vermek ne yazık ki onları korkutmak ve tedirgin etmeye yarar. Ceza yerine kural koyma yöntemi ile koyulan sınır ve kurallar çocuğunuzun anlayacağı, basit ve tutarlı olduğunda onun uyum sağlamasını arttırır ve siz sınırlara olan direncini ona zarar vermeden hafifletebilirsiniz. Ceza vermek yerine doğru davranışı maddi değeri olmayan bir ödülle değiştirmek hem daha kolay hem daha motive edici hem daha sağlıklıdır.Ona bir oyuncak almak yerine sizinle beraber yapmak istediği bir aktiviteyi yapmak, beraber oyun oynamak, sevdiği yerlere birlikte gitmek en sağlıklı ödüllendirme biçimlerindendir. Çocuklar model aldıkları ve dolayısıyla düzenli olarak davranışlarını gözlem ve taklit ettikleri anne - babalarının hatalarını bulmada oldukça yaratıcı ve dikkatlidirler. Bu sebeple sebep-sonuç ilişkisi kurarak koyduğunuz sınırları açıkladığınızda çok daha iyi kavrayacaklar sizlerin de kuralı değiştirme, unutma , fark etmeme gibi hatalarınızın sayısı azalacaktır. Sınır koyarken çocukla konuşmak çok önemlidir. Koyulması gereken kuralları karşılıklı konuşarak ve anlaşarak birlikte belirlemek, çocuğun da yetişkinler gibi istediklerini niçin istediğini dile getirmesi size aktarabilmesi önemli bir noktadır. 

·         Çocuklar sınırları zorlayıcı olabilirler. Bu aynı zamanda bir çocuğun kendisine ne kadar tahammül edildiğini ölçme biçimidir. Çizdiğiniz sınırı korumak ve tutarlı olmak, onun doğru davranışı öğrenmesi için önemlidir.  Çocuklar emek ve işbirliği ister. Dolayısıyla bu kurallar sadece anneyi ya da babayı kapsamamalı çocuk ile iletişimde olan tüm aile bireylerinin ortak bir çalışması olmalıdır. Örneğin anne ‘hayır’ dediğinde baba ‘evet’ der ise çocuğun kafası karışacaktır. Çocuğunuzun günde 1 saatten fazla televizyon izlememesi bir aile kuralınız ise, bu kural anneanne ve babaannelerin evinde de geçerli olmalıdır ki çocuğunuzun kuralları öğrenmesi kolaylaşsın.

     Her  çocuğun özel olduğu, zaman ,emek, dikkat  ve işbirliği gerektirdiğini unutmamak, sınırlı oyuncak,sınırlı televizyon ,sınırlı teknoloji ile daha yaratıcı daha hayal edebilen, daha doygun çocuklar yetiştirebilme sanatını gerçekleştirebilmek dileğiyle… 




Henüz yorum yazılmamış. İlk yorumlayan sen ol.

Yorum yapmak için üye ol