çocuklarınızın eğitimi için neler yapıyorsunuz?

nurturia soruyor: 10

Üyenin kendi isteğiyle ya da kurallara aykırılıktan dolayı üyeliği sonlandırılmıştır.

Bu soruyu cevapla


11 Cevap


guta

Ben de bunu uzun uzun düşünüyorum. Bizimki 1. sınıfta bu sene. 5 yaşından beri her kış cumartesi günleri bir kursa gidiyor. Önce cimnastik ile başladık. Bu sene yüzmeyle devam ediyoruz. Hem olumlu hem de olumsuz buluyorum bu kursları. Olumlu çünkü gittiğinde çok zevk alıyor, kendi gitmek istiyor. Tabi ki gitmek istemediği bir kursa yazdırmadık. Mesela piyano öğrensin diye yazdırsam muhtemelen bir ayda sıkılırdı, yapısına uygun değil. Gitmese evde ne yapacak diye düşünüyorum. Muhtemelen ipad oynayacak, ödev yapacak, dışarıda gezeceğiz. En azından orada enerjisini atıyor, arkadaşlarıyla konuşuyor, keyifli vakit geçiriyor. Olumsuz tarafı ise çocuğun zaten 5 gün okula gitmek için erkenden kalkması, yorulması ve hafta sonu gelince de yine aynı tempoda kalkıp spora gitmesi. Zevk veren şey mecburiyete dönünce sıkıcı olmaya başlıyor. Çocuk biraz da özgürlüğü yaşamalı diye düşünüyorum. Rahat rahat kalksın yataktan, bugün hiçbir işim yok diye düşünsün, değil mi yani :) 


Toparlarsam ben hiç kursa gitmemeli diyemiyorum. Eğer gitmeyi istiyorsa onu sıkmadan haftada bir gün, çok erken olmayan bir kursa gidebilir. Ama daha fazlası eziyet gerçekten.

Ders anlamında kursa hiç gitmedik, okulun yettiğini düşünüyorum. Bunalıyor zaten çocuklar. 

Kursa gitmediği gün de bol bol dinlenme, gezme, parkta oynama, artık ne isterse.


fatos

Biliyorsun biz de sadece piyano var şuan. Ona bile götürmek bana zor geliyor :-P Takip edeyim bende bu soruyu


yuksel_

Bence bu ailenin koşulları, sağladıkları olanaklar vs ile çok ilgili. "Kurs" illa çok sıkıcı birşey olmalı ve her çocuk 5 kursa gitmeli gibi kural yok ki. Tabii ki, bale den piyanoya sonra jimnastiğe ordan çıkıp at binmeye götürülen "proje" çocuklardan bahsetmiyoruz, ama çocuklar için sanat da spor da onların beyin aktiviteleri, beden gelişimleri için çok faydalı olabilir. yeter ki, doğru yaşta, doğru kursa gidilsin, çocuk mutlu olsun, ailenin zoruyla gitmesin.

Mesela müzikle uğraşmanın, bir müzik aleti öğrenmenin beyin gelişiminde ne kadar büyük etkileri olduğu artık kanıtlanmış birşey. Bizim hatamız, çocuğun bunu severek, isteyerek yaptığı birşey olup olmadığını, sadece zevk için uğraşmak isteyip istemediğini göz ardı ederek, bir o kursa bir bu kursa taşıyıp durmak.

Ayrıca alternatif ne? Bizim için konuşayım: İstanbul/mecidiyeköy kalabalığında dolanmak, evde tv izleyip tablet oynamak. bunun yerine jimnastik yapıyor ve çocuk bedeni, kasları gelişiyor, tüm hayatını olumlu etkileyecek bir avantajı oluyor. Eğer, orman/deniz ulaşımımın kolay olduğu, anne/baba olarak onunla her türlü etkinliği yapabilecek bir yaşam alanım/imkanlarım olsaydı belki daha farklı düşünebilirdim. Ama bizim koşullarımızda kızımın sevdiği gitmek istediği bir etkinliğe gidiyor olmasını hiç de abartılı ya da gereksiz bulmuyorum ben.



yuksel_

Bu arada bahsettiğim tamamen sanat/spor/kültür/bilim etkinlikleri ve kursları..Bunların hiç de olumsuz olduğunu düşünmüyorum. Okulu desteklemek için alınan, test çözme, sınav desteği iiçin olan kursları saymıyorum tabii ki..


gulsah_ata_mete

Kendimi sorgulamam bakimindan guzel bir soru oldu. Oglum iki yil ozel bir krese, iki yilda devlet anaokuluna gitti. Hala da gidiyor. Ozel kresteyken, ingilizce, satranc ve dans egitimi aliyordu. Sabah 8 den aksam 6 bucuga kadar da okuldaydi. Acikcasi cocugu bunaltmak istedigimden ve tabii vaktimizde olmadigindan ozel bir kursa goturme geregi duymadim.

Devlet anaokuluna gectikten sonra sistem soyle degisti. Ogleye kadar okulda anaokulu ogretmeniyle. Ogleden sonra 3.5 a kadar ise kulup faaliyetleri basliyor. Ingilizce, satranc ve drama ogretmenleri donusumlu olarak geliyorlar. Haftada 3 gun de ayri bi yere aksam 6.30-8.00 arasi spora goturuyorum.

Sanatsal kosturmacalara da cok onem veriyorum ben. Haftada ya da iki haftada bir tiyatroya gidecek vaktimiz olmali. Yeni filmleri merak etmeli, ilk firsatta gitmeliyiz mesela..

Bunlarla yetinmeliyi miyiz? Bilemiyorum. Okulda aldigi derslerin basta ingilizce olmak uzere yeterli oldugunu dusunmuyorum. Yazin ingilizce agirlikli bir yaz okuluna gonderme planim var. Sonrasinda da tum ilkokul boyunca ingilizcesinin desteklenmesi gerek. Nasil yapariz bilemiyorum. Hafta sonu cocugu kurslara bogmak istemiyorum. Ama yabanci dil olmadan da olmayacagi kesin.

Muzik icin ise yaz doneminde haftada bir saat gitar derslerine baslamak istiyor babasi. Babayla ne kadar verimli olur tartisilir ama en azindan asinaligi olur.

Bir diger alternatifte, yabanci dil egitimi saglam olan, etut ve kulup faaliyetlerini kendi bunyesinde verebilecek bir ozel okul bulmak. Spor ve muzik yine de disaridan destekle gitmek zorunda tabii..

Kisacasi cocuklarin okul disinda desteklenmesi gerektigine inaniyorum ben. Cocuga bir sekilde sanat ve spor sevgisi kazandirilmali. Illa sporcu olmak zorunda degil, ya da cok iyi enstruman calsin da degil. Bunlarla tanissin, zihninde ilerisi icin kapilar acilsin. Ergen ve yetiskin oldugunda bosluga dustugunu hissettiginde, cevresinde bunlari arasin.

Yazida butunlugu saglayamamisim ama anlatmak istedigim anlasiliyor umarim.. Sevgiler..



ayberke

Merhabalar, özel bir kolejde 2 sınıfız.Eğitim anlamında bir kursa göndermeyi düşünmüyorum ki-eğitimimiz devletteki gibi olmamasına rağmen-(eğitim konusunda aslında okulumuzdan memnun değilim ama bu ayrı bir konu:)

Onu haricinde hafta sonları eylülde sevdiği bir spor branşına gidiyor.Sabah erken bir saatte 9 da başlıyor ama benim oğlum zaten erken kalktığı için sorun olmuyor.Ayrıca bir gün bile olsun gitmek istemiyorum lafını duymadım.Üstüne üstelik bu branşın gerek iletişim gerekse özgüven anlamında çocuğuma kattıkları çok.
Benim kalbimden de bir piyano geçti ama oğlum istemediği için oralı bile olmadım.
Çok yoğun bir şeyler yapsın istemiyorum.İstediği ve zevk aldığı ne varsa yapabilirim ama istemezse hayır.
Yazında kesinlikle spor okuluna en az 1,5 ay göndermeyi düşünüyorum.(ki kendisi geçen sene gittiği yaz okulana devam etmek istiyor)
Aksi halde evde bilgisayar tv derken daha olumsuz şartlar oluşacak.
Bizim zamanımızdaki değil hiçbirşeyi o bakımdan bu işinde pek eğrisi doğrusu yok.Ama birden fazla şey le uğraşmak çocuk için yorucu olabilir.
Çoğumun kişisel gelişimi için farklı şeyler yapmaya çalışıyorum.Mesela kitap alırken bildiğiniz okuma kitaplarından almamaya çalışıyorum.Yapı kredi yayınlarını çok seviyorum değişik bakış açısı olan kitaplar vs. Mesela geçen sene 15 tatilde rahmi koç müzesinden galata kulesine aklına gelebilecek bir sürü yere götürdüm.Bu senede müzeleri planlıyorum.Y(öğrenmek için değil ama ufku açık olsun diye) yaza Eskişehir vs.Tabii eğlence olsun diye vialand kıdzanıa vb yerlerde ziyaret ediliyor.
Ama mümkün olduğunca çocuğumun çocukluğunu yaşamasını istiyorum.Tükenmişlik  bezsin istemiyorum.Artık ne kadarını yapabilirsek.


gulenozel

Ben oğlumdan değil kendimden örnek vermek istiyorum;

İlkokul 4e geldiğimde;
Yüzüyordum (bazen günde çift antreman, lisanslıydım, yarışlara giriyordum, Türkiye derecelerim vardı)
Org çalıyordum
Koroda şarkı söylüyordum
Bandodaydım
Benim zamanımda anadolu liselerine ilkokuldan sonra girildiği için öğretmenimin gazıyla dersaneye gidiyordum.
tam folklöre yazılacaktım ki öğretmenim engelledi.

Anadolu lisesini kazandım, İngilizce eğitimine orada başladım. Liseye kadar yukarıdakilere çoğunlukla devam ettim ama hayatıma damgasını hep yüzme vurdu. Lise bitene kadar bilfiil yüzdüm, sabah 05.30 antremanına gider, oradan çıkar okula gider, okuldan 15.30da çıkar gene antremana gider eve gelir derslerimi yapardım.
Acayip disiplinli, neyi ne zaman yapmasını bilen, sosyal, çok mutlu bir çocuktum/gençtim. Ailem neye merak sararsam denememe izin verdi, sonunda da ODTÜyü kazandım.

Kendi adıma oğluma da benzer bir yol vermeyi düşünüyorum, ama gideceği yapacağı aktiviteyi sevmesi önemli, ben yüzmeyi sevmesem kim beni 11 yaşında sabah 05.30da kar kış kıyamet soğuk havuza sokabilirdi ki? Deneme yanılma yöntemi biraz da, zevk aldığı sürece ve imkanlarınız dahilinde herşeyi denesin bence, ya sonradan bıraktı olmadı devam ettiremedi diye düşünmüyorum. Herşeyin ötesinde bu tarz kurslar farklı çevreden arkadaşlar edinmesi, farklı insanları tanıması için de birer araç.


burcuirmak

Benim kızım da 3 yıldır bale kursuna,1 yıldır da ingilizce kursuna gidiyor.devlet okulunda olduğundan okulda satranç dışında pek bir faaliyet yok,ingilizce ders saati oldukça yetersiz.bu yüzden mecburen destekliyoruz ama bu mecburiyeti çocuğun çok fazla hissetmesinden yana değilim.gerçekten seviyorsa ve bizim de koşullarımız uygunsa devam etmeli.mesela önümüzdeki yıl ingilizce kursunu hayatımızdan çıkarıcam,bir daha da devam eder miyiz bilmiyorum. Çünkü hafta sonu erken kalkmak,yine bir sınıfta vakit geçirmek,koşturmak gibi şeyleri yaşamasını istemiyorum.belki bir iki saat için bireysel ders alabilir belki de ortaokulda öğrenmesi için destekleriz.onun yerine sporla ilgilenmesini daha çok isterim.ki o da ister. fakat okullar bu imkanları sunmadığı için çareyi dışarda aramak zorunda kalıyoruz,yoksa doğrusu bu değil, olmamalı.kritik olan şey; çocuğa yük olmayacak ve severek isteyerek gideceği branşı bulabilmek sanırım



3E

İlgimi çeken bir soru oldu. Özellikle de Zaman Zaman acaba.. dediğim bir konu bu.Benim oğlumda özel bir kolejde ilkokul 1. Sınıf öğrencisi. Okulumuz oldukça sosyal bir okul, anaokulunda da aynı kolejdeydi ve okulumuzun sunduğu ücretsiz çeşitli kurslar vardı. Orada bir yıl koroya devam etti, aslında çokta meraklı değildi belki ama özellikle benim hem ona farklı bir ortamda hatta biraz da disipline uyarak hareket etmeyi öğrenmesi isteğimle devam etti. İyiki de gitmiş çok gelişim sağladı.

Bu yıla gelince okulda kulüp derslerinde 2-3 ay kadar farklı branşları tanıma imkanı buldu, gördükçe kendi yetenek ve isteği doğrultusunda o konularda kurslara gitmek için kendisi diretti. 1. Dönem boyunca cumartesi ve pazar yüzdü sonra yaşadığımız sağlık problemleri nedeniyle ara vermek zorunda kaldık ancak hala aklımızda 2. Sınıfın başında tekrar başlayacağız.

Satranç ve piyano yine oğlumun kendi isteğiydi. Şimdi onlara devam ediyor koşturmaca durumları yaşamıyoruz çünkü gittiğ kurslar evimizin çok yakınlarında.

Açıkçası spor ve müzikle ilgilenmesi benim de gerçekten çok istediğim birşeydi. İkisinde de uçlarda olması gerekmiyor. Onların edindirdiydi disiplin, birikim vs.. çok daha fazla umrumda.

Erken yaşta eğitim çocuğu sıkıp bunaltmadınız, zorlamayla yapılmadığı sürece bence oldukça etkili. Bir de geleceğe yapılan uzun vadeli yatırım gibiler. Özellikle de bu Zaman'da.. Erken yaşlarda çocuğa farklı imkanlar sunarak onun ilgisini çeken branşlar bulunursa özellikle de ergenlik dönemlerinde yaşanan sıkıntıları daha az hasarla atlatabiliriz diye düşünüyorum.


ozguranne

Kızım üç yıldır resim atolyesine, iki yıldır da jimnastiğe gidiyor. Resim haftada 1 saat cumartesi, jimnastik cumartesi/pazar birer saat.


Resime başlama nedeni eli kalem tuttuğu andan itibaren (yaklaşık 2 yaş civarıydı sanırım) yüzünü yıkamadan, resmin başına oturup uzun bir süre çizmesiydi. Çok küçüktü ama uzun süreler konsantre olur çalışırdı. Bizim eşimle hiç yeteneğimiz yok bu konuda, dolayısıyla çok şaşırtıcıydı izlemek. (Babaannesi yağlı boya yapıyor, bir kuşak atladı belki, bilmiyoruz) Ela'nın yorumları şöyle: "Ben bütün hafta cumartesi olsun da resim atolyesine gideyim diye bekliyorum anne!" Şimdi bu çocuğu nasıl götürmeyeceksin? Resim atolyesi "resim kursu" değil. Çocukların eğlenerek malzemelere maruz kaldıkları, merak edip kurcaladıkları, istek gösterdiklerinde öğretmenlerinin yönlendirdiği bir yer. Yani "bakın bugünn natürmort yapıyoruzzz" gibi bir şey yok. (http://cizgicocukatolyesi.com/) Bizim de çocuğumuz güzel mi yapmış, çirkin mi gibi dertlerimiz yok. Yaratıcılığını kullanıyor, eğleniyor. Ve 3. yılın sonunda görüyoruz ki çizimi bizden daha iyi. Gururlanmakla hayret etmek, şaşırmak, mutlu olmak karışımı duygular içindeyiz. Benimki daha çok şaşkınlık ve sevinç şeklinde. 

Yani ilerde hiç resim yapmazsa da sorun değil benim için. Ama eğer yaparsa, ressam olmayacak olsa bile hayatında bir renk olarak kalması, onu zenginleştiren bir şey. Evet pahalı, evet imkan gerektiriyor. Ve aslında çok fedakarlık gerektiren bir şey her cumartesi sabah kalkıp modaya gitmek, park yeri aramak. Evde yan gelip yatmak ya da arkadaşlarla pikniğe gitmek varken... Ama onun mutluluğunu görmek, çok çok güzel.

Jimnastik konusu da tamamen tesadüfen ortaya çıkmış bir şey. Sevdiği arkadaşı gidiyor diye gitti. Sonra çok sevdi ve bırakmak istemedi. Lütfen bana daha iyi bir yer bulun dedi ve aradık bulduk. Koşarak gidiyor. http://www.cimart.com.tr/ Biz öyle planlayarak yapmadık. İlerde basketbol oynasa sevinirim mesela ama oynamasa da olur. Hayatında spor olsun isterim ama olmazsa da olmaz. Nabalım :) 

Özetle bence bu kurs işi ailenin imkanları, koşulları ve çocuğun istekleriyle ilgili. Bir ara piyanoya çok merak sardı ve istedi ama bizim ailenin maddi manevi sınırı iki kurs. Üçüncüsünü kaldıramıyoruz. Dolayısıyla seçim yapmak zorundasın dedik.

Bir de  kendi açımızdan düşünelim. Günlük hayatın içinde, bir müzik aleti çalmak, resim yapmak, spora başlamak, bir kursa gitmek... O kadar tazeleyici, insanı hayata bağlayan güzel bir şey ki... Bize bunu yapıyorsa, çocuğa da bunu yaşatıyorsa ne güzel. İlla amaç mükemmel çocuğu yaratmak değil. 

Düşününce illa ki maddi olması da şart değil belki. Mahallelerin ortaokullarında liselerinde genelde pota/file gibi şeyler oluyor. Basketbol/voleybol oynamak, öğretmek vb gibi şeyler düşünülebilir. Deniz kenarında yaşayanlar ya da havuz imkanı olanlar yüzme deneyebilir.

Stephen King'in yazar olmakla ilgili yazdığı kitabında bir alıntı vardı. Çocuğu bir müzik aletini çalmak istemiş. Bir hoca bulmuşlar ve çalışmaya başlamış. Çocuk hocanın her dediğini yapıyormuş. Kurstan kursa da ilerlemesi varmış. Ama Stephen King fark etmiş ki, çocuk kursun ödevleri dışında bir kere de içinden gelerek, "alayım şunu elime bir şeyler çalayım sırf zevkine, sırf eğlenmek için..." demiyor. Derhal bıraktırmış. O kurs bu kurs şu kurs değil de, hayata gerçekten bir şeyler katacak, çocuğun elinden bırakamayacağı, tutkuyla yapacağı şeyler için fedakarlık (imkanlar ölçüsünde tabi) yapmalı bence...




Cevaplamak için Üye ol