çok fazla ağlama krizleri

cansubk soruyor: 10

Merhaba, 34 aylık oğlum var.Sürekli sürekli ilgi isteği var.2,5 yaşından sonra bir nebze rahatlamış gibi hissediyordum.En azından yemek yapmak için uyumasını bekleme olayını oyunla vs ile çözmüştük.Hatta 2 yaş 3 aya kadar sürekli benimle aynı odada bulunmak istiyordu.şimdi biraz kend kendine olayalabiliyor diye sevinirken bunara da resmen sinir krizleri geçirmeye başladı.istediği an istediği olmasını istiyor ya da suyu benden istiyor ve babası veriyorsa bile büyük sorun kriz geçirmesine sebep.Bisikletini benden istedi ve babası verdiği için krize girdi yine.öyle birşey ki tam olayın geçtiği yerden başka yere de kıpırdamadan ağlıyor..ellerini skarak dişlerini sıkıarak ağlıyor.o an anne beni kucağına al diyor ama kucağımada gelmek istemiyor vs..İşimi bıraktım ben bakayım dedim hatamı yaptım yani baştan beri sırtı yere gelsin istemeyen bir çocuktu.sürekli konuşuyorum ilgileniyorum acaba aşırı ilgide mi kötü bişeymiş ? Hata bende mi yoksa gerçekten yaradılıs geregi bazı çocuklar böyle olabiliyormu? Ev de tek diye komşuya yaşıtlarıyla buluşturuyorum arabama kim dokundu diye ağlıyor bu sefer .ben sürekli halıdayım her yerde beni istiyor.Ama aile büyükleriyle beni aramadan da durabiliyor.böyle olan var mı ? Ve pedegog tavsiyesi de olabilir istanbul avrupa yakası için.Ayrıca dışarda vs illa bunu al diye tutturan bi çocukta değil.

Bu soruyu cevapla


22 Cevap


GulcanDeniz

Merhaba, anlattıklarınız o kadar tanıdık geldi ki.

Oğlunuzun bu dönemi tam da terrible two (2 yaş sendromu) dönemi. Yani kişiliğinin ve egosunun geliştiği, dolayısıyla inatlaşmaların yoğun yaşandığı bir dönem. Ama iyi haber, geçecek:)

Bu dönemde onunla inatlaşmamak gerekiyor, aksi halde inatlaşmayı bizzat biz öğretmiş oluyoruz. Mümkün olduğunca sakin kalabilmelisiniz. Bunun mümkün olmadığı zamanlar elbette oluyor. O zamanlar da, derin nefesler alarak, belki yan odaya geçerek sakinliğinizi koruyabilirsiniz.

Yapması/yapmaması gereken bir durum olduğunda, kısa, net, gözlerinin içine bakarak ve sakince, asla bağırmadan birkaç kelimeyle "bunu yapmanı istemiyorum" gibi cümlelerle, olay yerinden uzaklaştırmak bir yöntem mesela.

Burada (Nurduria gruplarında7 çok konuşuldu bu konu. Hepimiz yaşadık. Şu linklere de göz atabilirsiniz dilerseniz:

https://www.nurturia.com.tr/groups/thread/d65b0444-9b32-4019-b638-9f9000e80aac/1/terrible-two-ornekleri-

https://www.nurturia.com.tr/groups/5b96f712-235f-4f77-99f3-9dc300893e57?length=6

Bir de, Elisabeth Pentley'in "çocuğunuzla İşbirliği Yapabilme" kitabını öneririm.

Kolaylıklar dilerim.


GulcanDeniz

Bizim o dönemimizden örnekler vereyim bir de:)

Kapı çalar, açarız. Oğlum, "Ben açacaaam" der. Kapıyı gelenin yüzüne kapıtırız, "hadi sen aç" diye. Bu kez, "Hayııır, demin ben açacaaam" der. Açacaktım değil, açacammm yalnız:) tekrar kapatırız, aç hadi, yok illa "demin açacam"... sonunda, "E, peki, senin biraz ağlayasın var, ağla rahatla madem" der, kenara çekilirdik.

Belediye otobüsünde her seferinde durağa gelmeden dur düğesine basmak ister. Kazara ondan önce böşke bir yolcu bastıysa, "Hayııır, ben basacaaam"... "Tamam, sen de bas". "Hayııır demin ben basacaaam". "E bundan sonraki durakta inelim, sen bas". "Hayııır bu durakta, ben basacaammm"... Hatta, bir keresinde, otobüsten bir şekilde indik, kendini yerlere atıp (kış vakti), ağlamaya devam etti... Kucağıma alsam, kendini kasıyor. Düşürmektense bıraktım, ağlasın, sakinleşince kucağıma alırım dedim.. Yanımızdan geçen "mahalle teyzeleri", (öyle kaldırımda yatar halde başında beklediğim için), kınayan gözlerle bakıp, "Nıhcık nıhcık, bakıcısı falan herhalde" dediler...

Karpuz ister, keserken gelip, "ben keseceeem", "tamam, bıçağı birlikte tutalım, şurasından da sen kes", "Hayııır, sen kesmeden ben kesecem". E yapıştıramam da. "Yeni karpuz isteyelim marketten", "Hayır, bunu demin ben kesecem" şeklinde ağlama krizleri...

Örnekler uzar da uzar:)

Ama geçiyor. Mümkün olduğu kadar inatlaşmayıp, bu sürecin geçici olduğunu bilerek sabretmek gerek.




cansubk

Gülcan hnm şuan bana yaptığınız iyiliği bilemezsiniz.Sürekli tek başıma bakan bir anne olarak sinir sistemim alt üst olmuş durumdaydı.Artık ben de ağlamaya başlıyorum onunla ben mi hata yaptım neden böyle diye.Tek olduğumuz için mi diyorum yaşıtlarıyla buluşturuyorum ben başlasıyla konuştuğum için bile ağlıyor.Benimle konuş diyorum diye.Yani sürekli onunla ilgilenmemi istiyor.Bazen tuvalete bile gittiğim için ağlıyor :( Yaşıtlarının çoğu böyle değil yani bu kadar değil. bu sendrom olayı çocuktan çocuğa değişiyor öyleyse.Şuan öyle bir durumda ki karşılıklı muhabbet ediyoruz.Hatta bazen bizi bile düZeltmeye başladı hayır onun ismi o değil bu diyerek vs.Yani bunlar büyüme ataklarının bi parçası olduğunu düşünmek istiyorum.Zira 2 sene boyunca çok fazla bi yere gitmek istemedim.Gittiğimden bişey anlamadım çünkü .uyku saati ya da yemek saati geçtiği zaman daha da huysuz oluyordu.6 aylıkken bile tanımadığı insanlara gidince çığlık çığlığa olur idi.Yani bulunduğu ortama ve insana güvenene kadar etrafı gözlemliyor.Bu iyi bişey belkide.ya da ben kendi mi mi rahatlatıyorum bilmiyorum.


cansubk

Ve yukarda saydığınız orneklerin hepsi hepsi aynen.Yuruyen merdivenden ben inecektim diye ağlamaya başladı.tamam ondan inelim başkasından hayır bundan inecektim diye inmiş olduğumuza gitmek istiyor mesela .Sebep inerken elinden tutmuşum ben kendim inecektim niye bana dokundun. ekmeği niye kestin yapıştır ağzından çıkar yapıştır.niye banyoda kafama su döktün diye banyoya geri gidip orda çığlık çığlığa ağlamak . yani hep olay mahalline geri dönme isteği..kucağımıza alıp saknleştirmeye çalışsak bile kendini ittirip kucaktan inip aynı yere gidip ağlama.ve şunu farkettim dikkatini dağıtmaya çalıştıkca daha da öfkeleniyor.Mesela ağlarken sevdiği çizgi film bile açınca bu sefer onu açtık kapatın diye daha da çok ağlıyor.Sümüğünü sildiğimizde ağlamayı bırakıp bi an sümüğünü kim sildi diye sorup tekrar daha çok ağlıyor mesela.Sümüğümü geri tak diyor hatta 😩Yani en iyisi hiç karışmadan ağlayıp sakinleşmesini beklemek heralde ki genelde 1 saat sürüyor.


meriden

Bizde buna benzer inatlasmalar ve patron kim mücadelesini geçen sene yaşadık :) geçeceğine inanmiyordum ama evet geçti.  Bazen kaçıp gidesim oluyordu, bazen elimde kalacak diyordum, çalışıp sadece akşamları buna maruz kalanlara ozeniyordum say say bitmez. Aynen çok ilgi gösterdik bende sürekli halida oyna dur. Kitaplar aldım okudum bu konu ile ilgili. Yani kafayı yedim :)

Ben birde haftalarca oğlumla 24 saat yalnızım yani babası şehir dışında oluyor herşey bana bakıyor. Kendimi unuttum varsa yoksa çocuğum.  Babası gelsin vinn kacacagim diyordum birkaç gün bir yere. 

Başlıca tavsiyem fazla ciddiye almayın mizah duygunuzu geliştirin bu şart.  Sinirinizi bozmasina izin vermeyin. Köle olmayın.  Serin kanlı olmaya çalışın.  En iyisi dalgaya vurun. Gerçekten. O anda ben yapabildim mi bunları. Her zaman değil malesef. Ama sonradan verebilecegim en iyi tavsiye bu durum için budur: mizah. Ve gerektiği zaman da kizdiginizi göstermek yüz ifadesi ses tonu yeterli. Patron sizsiniz. Biraz da ağlayıp rahatlasin. Sonra gelip sarılıyor.  Ama asla kinci olmamalıyiz,  oldu geçti bitti :) sonrada gülüyoruz. 

Ve gerekirse bir psikiyatr vb. danismaktan çekinmeyin yani kendiniz sinir sağlığınız için,  faydası oluyor :)

kolay gelsin sevgiler




meriden

Ben birde Aletha Solther kitaplarını tavsiye ederim.



cansubk

Meriden cevap için çok çok teşekkür ederim.Evet özellikle evde birileri varken sakinleştirmek daha da zor oluyor yanına yaklaşan herkesin yaptıklarına daha da takıyor çünkü.Ben sakinleşene kadar bekliyorum ara ara yanına gidip konuşuyorum ama en son kendisi kucağıma gelmek istiyor ve susuyor.hiç bişey olmamış gibi devam ediyoruz.Gerçekten ben de tek bakıyorum ve sinir sistemim altust oldu.Hele de uslu olanları görünce suçu kendimde aramaya başladım .Etrafımızda böyle olan hiç yok .


meriden

Var var etrafta da sadece o anda görmüyorsun veya o anda uslu sakin olana odaklaniyorsun. Birde yaklaşım farkı var işte diğerleri fazla ciddiye almayip çocuktur yapar diyorlar. Biz çok inceliyoruz. Hehe deyip geçmek lazim :) Bizimki de uslu sakin aslında yani oğlum ama inatlasmalari bitirdi beni. 

Birde ben kandirmaya karşıydim ama varmış bir bildikleri. Namı diğer odak değiştirme işte kandırmak bayağı.  Geç yapmaya başladım oh ne rahatmis uydur gitsin birşey :)  Yerine göre tabi. Bazen satranç oynamak gibi işte. 

Çok huysuzluk olursa da bayağı çocuğum seni çok seviyorum ama yoruldum veya kafam şişti falan diyorum tabi tatlı sesle. Bazen söyleniyorum şaka yollu yaşlı teyze gibi, ah ah nedir bu çektiğim vs.

Gerçekten doğal olmak, şaka ya vurmak, gerekirse kandırmak.  ah bak ufo geçiyor bile olur:) nerde? işte şurda komşunun çatısına iniş yaptı.  veya hay allah yanlış görmüşüm. Neyse bu sadece misal örnek tabi. Hayatınızı zorlastirmayip kolaylastirin.

Birde oyuncu anne Şermin Cakraci (yanlış yazmış olabilirim,  biraz acelem var) okuyun rahatlatiyor.

Sevgiler



meriden

Sonra gelip sarilinca gülüp öpüyorum geçti mi hehelerin diyorum gülüyoruz. Biraz konuşuyoruz sonra yine tatlı ses ve mizah ile anlatıyorum gerekirse ne neden olamaz diye vs.

Uff diyorum neredeyse itfaiye yi cagiracaktim bu çocuğa bir bakın diye, korktum filan gibi. Hoşuna gidiyor gülüyor,  yok canım falan diyor. 

Aklıma geldi yazayım dedim hani örnek olarak sadece herkesin tarzı farklı tabi :)



cansubk

Meriden çok teşekkürler cevaplar için.içim rahatlıyor biraz.çünkü bu hallerini gören konu komşu hatta annem bile bi pepegoga git demeye başlamıştı.Takıntılı bir tavrı da var ki bu yaşı gereği demekki :( 2 gün önce mutfağın önünde ağlarken kucağıma almadığım için halen oraya gidip beni kucağına al diye ağlıyor 😰Her çocuk böyle değildir heralde ya gerçekten ben hep şunu düşünüyorum 2 çocuk art arta nasıl olur ben bittim yetişemiyorum sürekli ilgilenmemi istiyor çünkü.parkta çocuklar koşar oynar benimki dibimde.herkesi potansiyel şuçlu gibi düşünüyor.kaydırakta yanına biri yanaşsa anne yanıma kim geldi beni al burdan diyor.Tanımadığı insanlardan kaçma eğiliminde.Alışması gerekiyor iletişim kurması için normal mi bu da acaba ?? Kişiliği mi bu ?? parkta kimse yoksa en rahat hali :) 



Cevaplamak için Üye ol