çocuklara özgüven nasıl verilir

eyham soruyor: 10

kızlar 28 aylık dünya tatlısı uymlu zaman zaman sinirli ama genelde uyumlu bir kızım var ...her şey iyi güzel ama kızım çok hassas belkide böyle olmasında bizim payımız davranışlarımız var yada yaşı gereğimi bilmiyorum bunedenden sizden yardım bekliyorum:

1: kızım arkadaşı halası yani kimse ona biri küstümü acayip üzülüyor barışması için adeta yalvarıyor bunda babası etkili oldu daha bebekken ağlama numarası yapardı küstüm sana diye oda dayanamaz ağlardı
2:özgüveni eksik sanki başkasının sözlerini yada istediklerini hemen yapıyor yada arkadaşını kuzenini birebir taklit ediyor bu bazen çok can sıkıcı oluyor

3:hayır diyemiyor istemediği bişey olsa bile hayır diyemiyor bu beni ilerisi için korkutuyor vb şeyler

şimdi söyleyin bana bu süreci yaşayanlar ne ler yaptınız yada bu yaş normalmi yada neyapmalıyım onun güçlü karekterli sağlam bir kız nasıl yapabilirim

Bu soruyu cevapla


22 Cevap


asl22

Benim oğlumda 28 aylık.biri kusunce hiç dayanamaz üzülür,ağlayan varsa yanında ağlar herkesin istediğini yapar,hiç tanımadığı insanlara sarılıp kendini sevdirmeye çalışır,taklit eder parktaki kendinden Bi kaç yaş büyükleri vs..ama açıkçası hiç aklıma özgüven eksikliği diye bişey gelmedi ben çok normal davranışlar olarak düşünüyorum...bu aylar böyle bence


babel

Naomi Aldort'un çocugunuzla birlikte buyumek kitabında aradığınız tum cevaplar mevcut.


esrtu

birisinin küsmesi hiç doğru bir davranış şekli değil, çocukların yanında yetişkinler bebek gibi hareket ederse nasıl öğrenicek? küstüm ağlama numarası çok yanlış buluyorum. bunun dışında özgüven çocuğu engellemiyerek oluşur yani kaydırağa ters mi çıktı aman evladım düşersin yerine tabiki çıkabilirsin sen yapabilirsin demek lazım. her konuda destek teşvik lazım, sen yapamazsın sen bilmezsin sen anlamazsın diyormusunuz kendi ulaşabileceği mesafelerde mi eşyaları dolabı kıyafeti oyuncaklar gibi.  28 aylık biçocuk mesela giyinebiliyo yavaşta olsa ayakkabı filan giyebilir ona uygun bağcıksız almalızınız dolabı kendi boyunda olmalı siz yapmamalısınız herşeyini evde çocuk sebili oluyor ona boyu yetişip suyunu kendi alır kendi yemeğini alabilir siz yaparken yardım edebilir gibi. bebek gibi muamele yapınca öğrenemiyolar işte bide ben yapamam zaten diye eziliyolar bence.düşsün tırmansın eline çocuk bıçağı var siz sebze keserken oda onla kessin mesela. çatalı bıçağı kaşığı zaten vardır. yemeklerinide kendisi yer kendi odasınıda toplar gibi şeyler geldi aklıma. bezli olmadığını varsayıyorum kendiside tuvalete gidip yapabilir. artık bu yaşından sonra size bağı azalıcak. böylece kendini birey gibi hisseden kendi işini kendi yapabilen çocuklar özgüvenli olacak hayatta.


munisal

"özgüven" kelime tek başına olayı anlatıyor (estru ise detaylı anlatmış).

özgüven-Kişinin kendi değeri hakkındaki subjektif değerlendirmesi; kişinin kendi özelliklerinin ne ölçüde olumlu ya da olumsuz olduğu hakkındaki yorumu. 
örneğin parkta bakıyorum çocuğum düşünce bütün anne babalar yardıma kosuyor. Bırakın kendisi kalkacak diyorum.Daha 9 aylıkken kaydırak merdivenlerinden kendisi cıkıyordu(çaresini buluyordu işte yalnız ben mudahale etmezdim) evde hiçbir seyi kaldırmadım ve kaplamadım.Fark ediyorum balkona geçmek için kapının yan kısmına 2 elle tutunup ayaklarını daha yukseye kaldırıp geçiyor.Hangisi yiyecek ve agızına sokabileceğini kendisi karar veriyor. Burnunu kendisi siliyor,her ilaç (ilaç derken deniz suyu burnuna,surup agızına,diş jeli dişlere) biliyor. ona izin verin yapsın. bizimkine kullak temizlerken gösterirdim.zamanla kullak copu gorunce oturup once bir kullağını sonra diğerini cevirip sabırla temizlememi bekliyor tabii sonra da kendisi yapmaya çalışıyor.Diş jelini kendisi suruyor.Çıkmak istediği zaman getiriyor giysilerini.bunlar hepsi sabır ve süreklilik.Anne bağırdığında ben yanına gitmiyorum onu çağırıyorum o beni buslun veya yanıma gelsin.Uyku geldiğinde odasına kendisi beni ellimden tutup goturur ve yatak biraz yuksek olduğu için kafasını koyar.Öğlen uykularında kitaplarını gösterir ordan alırız onun seçtiğini ve yatmaya gideriz vs.
Bizde mesela sorun çocukla değil babayla çünkü eşim sabredemiyor yapıyor. daha birinci denemede yapamıyor diye onun yerine yapıyor veya gösteriyor (ben çıldırıyorum)
Eşimin yeğenleri var 3 ve 6 yaşında ve onlarda fark ettiğim sey birsey soyleyeceklerse yada alacaklarsa önce annesine (anne biraz despot) bakıp onay bekliyorlar. 


esrtu

bizim ülke böyle çocuğa birey muamelesi yapamıyho sonra büyüyünce sorunlu insanlar oluyor



munisal

estru aslında sadece cocuga olan muamele yalnıs değil insanların verdikleri ornekler de


1.selfservice olan bir yerde yalnız yedikten sonra herşeyi bırakıp gidiyorlar (e çocuk nerden gorsun ki kendi işini kendisi gormesi lazım)
2.markette herkes nasıl one geçeyim diye ugrasıyor.bazıları izin istemeden bile yapıyor bazıları ise yok bir ekmek yok bilmeme ne. Ben cocuga bir gofret almışım da kuyrukta bekliyorum 
3. banka,hastane aynı
4.anne,baba,diğer insanlar çöpünü yola atıyor, kırmızıda geçiyor vb. (çocuk bunları görüyor)

birey yetiştirilmesi için örnek olmalı 


eyham

kızlar hepiniz çok haklısınız ama yalnız benle plmuyor bende sizlerin dediği gibi aynen katılıyorum ona birey gibi davranıyor fikirlerini önemsiyor beraber çoook şey yapıyoz ama malesef babaanne hala dede baba öyle değil uyarsamda olmuyor oysa ben çocuğum için ömrümü veriyorum neler çekiyorum onların bunu mahvetmesine dayanamıyom çaresiz kalıyom ve malesef kızxımda etkisinde kalıyor.genede beraber oyun oynuyor ve mesajlarımı oyunla vermeye çelışıyorum

öyle kızlar işte yinede önerilerinizi yazın lütfen


munisal

eyham işte su buyukler faktoru biraz sakat bazen

bizde annem yapmıyor cunku tek basına baktıgı için yapamaz ve super anlaşıyorlar yalnız babaanne ve dede 2 kişi olunca herşey eline veirlir pek özgürlük bırakmaz.
sen öğret oyle ki babaaneyi dedeye de o ogretecek.
bizimki yazın babaanede kalınca sıkıysa cıkarmasın disarı alıyormuş giysilerini kapının onune durup cıkartana kadar bağırıyor.



mutluannelif

Her çocuk karakteriyle doğuyor. Kimisi daha pasif, kimisi aktif. Elbette anne-baba olarak yaptıklarımızı örnek alıyor, etkileniyorlar.

Küçük çocuklara küsülmez. Böyle yaparak 'küsme'yi öğretiyorsunuz. Korku da benzer şekillerde öğretiliyor. Ağlamak, küsüp kaçmak vs yanlış hareketler. Çünkü çocuk büyüklerinden gördüklerini yapıyor. Taklit konusuna takılmayın bence, tam yaşı, yapacak ama kötü örnekler varsa onları uyarın ya da daha az aynı ortamda olmalarını sağlayın.

Mesela benim yaptıklarımdan biraz bahsedecek olursam : Hiçbir zaman mama, atta gibi kelimelerin yerine bebekler için kullanılan şeyleri söylemedim. Yemek 1 yaşında da yemekti, gezmeye giderdik hiç attaya gitmedik. Yanlış buluyorum böyle konuşan ebeveynleri de ama tamamen kişisel fikrimdir. Hiçbir zaman (canı gerçekten yanmadıysa ki ağlar o zaman anlarım o da çok nadiren olur genelde düşer ve kendisi kalkar) düştüğünde amannnnn diye yanına koşmadım, hatta kaldırmadım. Kendisi toparlandı kalktı. Tepki vermedim düşmelerine. Eğer bir konuda kararım kesinse bunu anlaması için asla yan çizmedim, ağlasa dahi. Ne biliyim aklıma gelenler bunlar ama bunları birey olduğunu anlasın diye yapıyorum, ilk günden itibaren birey olduğunu ben de kabul ettiğim için yapıyorum.

Kızıma kendim bakıyorum, 8 aylıkken işe başladım, 11 aylıktı istifa ettim. Ben işte olduğum zaman diliminde anneannesi baktı. Anneanne ile ben tamamen zıt karakterleriz her konuda. O yüzden de karakteri benimle şekilleniyor.

Yolda gördüğü her çocukla konuşur, büyük ya da küçük fark etmez. Bebekken de herkese dokunur el sallardı. Bana çekmemiş. Ben daha pasif, sessiz sakin bir çocuktum. Babası da aşırı sosyal ve özgüvenli bir tiptir. En başta dediğime geliyorum, doğuştan ve genetik.


sefemu

hassas olması, insanları incitmemeye çalışması, yaşının getirdiği merak ve taklit isteği vs bunlar gelecekte sağlam karakterli ya da özgüvensiz olacağını niye göstersin annesi.. bugün hayır demeyen çocuk yarın öbürgün herşeye hayır demeye de başlar.. değişirler sürekli.. denerler.. nasıl olmalıyım diye.. hayatının ilk yıllarına bakarak bu kadar uzun vadeli tahminler ne kadar sağlıklı olabilirki?.. tabiki karakterlerini şimdiden inşa ediyorlar ama daha çok uzun bir yol var önlerinde.. aileler tahtını yaparız bahtını değil.. özgüvenlerini kırıcı olmaktan çekinmeli onlara bu yönde davranmalıyız.. ama tek etken biz değiliz.. çevre de var.. olumlu ve olumsuz tarafları ile.. okula başladığında velilerden çok duyarız "çocuğum çok girişkendir sosyaldir öğretmeni" sonra yıllarca aksini gösterir bize çocuk.. evde çok ezilmiş kısıtlanmış pasif duran çocuklar da olur.. göz teması kurmaları aylar alır sonra bir açılırlar doğru ortamı bulunca tutabilene aşkolsun.. cevher çıkar içlerinden.. ev ile okul arasında bile "aynı" olamazlar.. yaradılışları vardır bir de sahneledikleri.. yaşadıklarını yorumlama şekilleri.. bence mutlular mı buna odaklanmalı.. dünya tatlısı uyumlu bir kızım var demişsiniz.. ne mutlu size.. desteğinizle herşey gelişecek..



Cevaplamak için Üye ol