çocuğumu yanlış eğittim galiba !!

derya08 soruyor: 10

Eve bir çocuk geldiğinde oğlumun oyuncaklarını Alıp oynar.Bende Oğluma "bak oyuncaklarını paylaşmak Zorundasın,hem o misafir"derim.Çocuğumda oyuncaklarını verir.

Ama biz misafirliğe gittiğimizde,o çocuklar oyuncaklarını asla Oğluma vermezler.Bende"oğlum kimsenin izinsiz oyuncağını almamalısın"derim.yavrum almak için Israr etmez.

Çocuklara el kaldırdığında "Asla vurmamalısın,çok ayıp"derim..

Sonuç mu ??? Şimdi oğlum yanına gelen çocuklardan korkup kaçıyor.bugün kendinden ufak bir kı çocuğu kolundan çekiştirmiş,oda gelip benim bacağıma sarıldı.

tepem Attı artık.bundan sonra bende Oğluma tam bunların tersini mi öğretmeliyim !!!

Terbiyeli,saygılı bir çocuk yetiştirmek istiyorum ama böylede pek mümkün görünmüyor..

Ne yapmalıyım ben...

Bu soruyu cevapla


13 Cevap


anacsumeyye

bence pes etmeyin. ben de kızlarıma benzer davranışları kazandırmaya çalışıyorum. çok yol kat ettik. hiç zorlamadım ama sık sık anlattım. kendi isteyerek paylaşıyor. izinsiz kimsenin eşyasına dokunmuyor. ''oyuncaklarınla oynamak istiyorum ama endişelenme oyuncaklarını götürmeyeceğim diyor'' çocukların paylaşmak istememesinin bir sebebi de onu götüreceklerini düşünmesi, endişe etmesi. karşı taraf böyle de düşünebilir.

 nacizane tavsiyem oğlunuz daha çok küçük 1 yıl sonra kendini daha rahat ifade edecektir. ama 'ayıp, yapmamalısın etmemelisin '' yerine davranışı anlatmayı daha ikna edici buluyorum.  mesela kızıma hep: küçükler senin misafirin büükler benim. ben misafirlerimi güzel ağırlayıp mutlu olmalarını sağlamak istiyorum. onlarla eşyalarımı ve bazı odalarımı yiyeceklerimi paylaşacağım ve onlar mutlu olacaklar. bir daha gelmek isteyecekler. biz de onlara gidebileceğiz diyorum. ama çok emek istiyor. oğlunuz daha çok küçük zorlamadan onun incinmesine sebeb olmadan bu güzel davranışları kazandırmaya çalışırsak kendi istekleriyle yapmaya başlayacaklar. hem kendilerini hem de eşyalarını korumayı da öğretmek zorundayız.
  misafirliğe gittiğiniz de yanınızda oyuncak taşımak da size rahatlık sağlar. hep beraber oyuncaklarımızı karıştırıp oynayalım da diyebilirsiniz.ama mutlaka yanınızda bir aktivite bulundurun ve kendinizi kasmayın siz rahat olursanız oğlunuz da rahat olur. şayet şiddete mağruz kalıyorsa müdahale edin. her durumda olmasa da bazı durumlarda anne- babanın yardımı gerekiyor.ama gerçekten daha küçük büyüdükçe daha rahat olucak oyun durumları.

 ama bu zamanda zor bunları kazandırmak çok emek istiyor, uğraş gerektiriyor.
 


kuzeynep

İnsan sanki çocuğunun saf duruma düştüğünü düşünüyor ama doğru olan sizin yaptığınız burda asıl sorumluluk ebeveynlere düşüyor onları yanlış eğitmişler.parkta kaydırakta sıranın önüne geçen çocuğunla gurur duyan insanları gördükçe çıldırıyordum fakat onları zamanla aştım :) siz doğru şeyler yapıyorsunuz yanlış da düzelir.


dilrubaa

Paylasma isi biraz cocugun yapisina bagli aslinda. 3 yasina kadar cocuklar paylasmak istemezler, bu konuda da zorlamamak lazim. Baskasina vermek icin cocugun oyuncagini alip zorla paylastirdigimizda bence hem inciniyorlar anlamiyorlar cunku daha o yasta, hem de tepki gelistiriyorlar. Kizimin paylasmak istememesine acikcasi ben cok tepki gostermedim. İzin isteyerek almak istediklerinde de istersen verirsin sadece bakip geri verecekler dedim ama son tercih hep onundur. Bir ara kesinlikle vermek istemezdi, simdi yeni yeni veriyor gosteriyor oyuncaklarini filan. Yani bence gittiginiz yerlerdeki cocuklar buyuk cocuklar degilse paylasma konusunda cok sey beklemeyin. Baska bir arkadasin dedigi gibi siz yaninizda birseyler goturun, sonra zaten onlar sizinkilere bakmak isteyecektir o ara siz de onlarinkine bakarsiniz.

Baskasinin esyasini izinsiz almamalisin bence herkesin ogretmesi gereken bir kural. Kizim da kimsenin esyasini almaz istemez. Baskalari yapmiyor diye siz dogruyu yapmaktan vazgecmeyin.

Bir de cocugun kendinden kucuklerden siddet gormesi korkmasi birsey yapmamasi korkulacak birsey degil bu yaslarda. Cocuklar kendinden kucukleri bu yaslarda cok farkli gorurlermis, tepki vermeyip izlerlermis yaptiklarini.

Biraz daha zaman taniyin oglunuza. Daha kucuk, biraz daha buyudugunde ne kadar dogru yaptiginizi anlayacaksiniz tekrar tekrar.


fatmaank

Oğlunuza vurmamasını öğretmekten vazgeçmeyin ama ayıp onun anlayabileceği bir kavram değil, birbirimize vurmuyoruz, karşımızdakinin canını acıtmıyoruz diyebilirsiniz.

Oyuncaklarını paylaşma konusunda ise zorlamayın lütfen, 3 yaşa kadar hatta sonrasında bile paylaşmak istememesi çok normal, ona ait bir eşyayı ancak kendisi isterse başkasına verebilir. Bu konuda kararı ona bırakın, sırf misafir diye istemediği birine sevdiği oyuncağını vermek zorunda değil. En fazla seçenek sunun, paylaşmak istemiyorsa, başka bir oyuncağını vermek isteyip istemediğini sorun, ona da hayır derse ısrarcı olmayın, zaten kendi haline bırakınca çocuklar çözüm buluyorlar, biz büyükler müdahale ederek durumu daha da büyütüyoruz bence.

İzinsiz almamayı öğretmekten de vazgeçmeyin ama işte burada bir çelişki oluyor, siz de başka misafirler de sizin oğlunuzun oyuncağını izinsiz almamalı. Siz oğlunuza kendi oyuncağını paylaşmak zorundasın deyip başkasının oyuncağı için izin almalısın diyorsunuz. Şimdi değilse bile sonra kafası karışacaktır oğlunuzun.


derya08

Zaten tepkim ebeveynlere.Geçen yıl benim oğlum kendi yaşıtı birine vurduğunda annesi neden yanıma kaçıyorsn sende vur demişti mesela.Yadırgamıştım..

Haklısınız biraz daha zaman tanımalıyım.Ama sürekli şiddet görüp,tepki vermezse bende sende vur diyeceğim.Ne yapayım...kaydırağa önce ben binicem diye bir çocuk gelip sizin çocugunuzu yere iterse ne hissedersiniz.Oğlum tepki vermiyor,yanıma kaçıyor..Böylede olursa ilerde hakkını arayabilirmi..

 

 



mustafamami

bunlar için henüz çok erken bence. 3 yaşında daha yeni yeni sosyalleşmeye başlıyorlar. şimdiden ilerde böyle olur demek zor. bence siz doğruyu öğretin. paylaşmak çok güzel diye şarkımız var bizim :) ama bazen paylaşmaz istemezse zorlamayız. sonuçta biz de her zaman herşeyimizi paylaşmak istemeyiz... geçen yıl dediğiniz 1 yaşındaki çocuğa annesi sen de vur diyorsa ben de ona yuh diyorum... 


mustafamami

sorunuzu bir daha okudum. ayıp deyince pek anlamıyorlar onun yerine "vurmak iyi değil vurmuyoruz değil mi? aaa bilmemkim vuruyor mu? hiç güzel değil di mi?" filan falan diyebilirsiniz... gerçekten de oyuncağını başka çocuk alacak diye korkuyorlar. yegenimiz bile atını filan saklamıştı babası mustafaya vermesin diye :)) uzun sürüyor öğretmek sürekli hatırlatmak gerekiyor. parklarda çocuklar çok hızlı sabırsız ve acımasızlar, gittikçe kendisi de başa çıkmayı öğrenecektir...   


sefemu

"doğru davranış" kazandırayım derken "mazlum" mu yetiştiriyorum korkusu oluyor ara sıra..

tabi genellememek lazım..

gerçekten "zalim" yetiştirmeye çalışanlar da var.. bundan gayet memnun olan anneler, babalar..

sen de vur diyenler değil kastım orada başka bişey var demek istediğim çocuğu birini itikleyip sıra kaptığında keh keh sırıtan gülen gururlanan tipler.. çünkü kendileri de öyleler.. armut dibine düştü sevinci..

çocuğu vurduğunda ağzına açıp tek laf etmeyen sizi çocukların yanında yalnız bırakan ve bunu "kendi halletsin" in arkasına sığdıran..

kendi halledebileceği durumlarda tabiki biraz seyirci kalınmalı sürekli ensesinde nefesinizle gezmemeli ama 3 yaşında çocuk her tartışmayı kendi halledemez.. sırf pembe olanı o aldı, kaydıraktan ilk o kaydı, eli elime değdi diye düşmanca duygulara kapılabilen 3 yaşındaki çocuklar bunlar..

tamam kendi halletsin de.. başkalarına zarar vermesini seyrettiğini ve tepkisiz kaldığını gördüğünde "demek doğru yapıyorum annem kızmadı" demeyecek 2-3 yaşında çocuk var mıdır?

yerli yerinde yerli tepki vermeyi de bizden görüp öğrenmeliler..

kızıma elini havaya kaldırarak "hayır, dur, bana vuramazsın" demesini söylüyorum.. sözleri ve vücut diliyle savuşturmasını başka bir deyişle.. işe yarıyor çok kez böyle tepki verdi.. karşılık verdiği de oluyor o zaman hemen "birbirinize vuramazsınız" diyip ayırıyorum.. küçük çocukların görünmez kaza içerebilecek fiziksel tepkileri beni korkutur.. asla seyirci kalamam.. 5 yaşında tek gözünü bu sebeplerden kaybetmiş öğrencim oldu..

mesela kuzeni tanıdığı bildiği hep oynadığı bir çocuk.. onunla paylaşması gerektiği söylenebilir tabi zorlamadan.. ama parkta hiç tanımadığı bir çocuk oyuncağını istedi diye vermesini beklemek gereksiz.. tanımadığımız biri eşyamızı isteyince veriyor muyuz? o zaman da tanışmaları beraber oynamaları teşvik edilmeli.. sonra verecektir ısınınca:) ya da yine vermez kendi kararı.. ama madem vermeme hakkımız var.. izinsiz de alamayız..

parkta kızımdan küçük bir çocuk birden hızla koşup kızıma sıkı sıkı sarıldı.. ay çok tatlı desek de biz yetişkinler,, kızım için resmen saldırı idi.. çocuğu aynı hızla geri itti.. annesi kıyameti kopardı.. onun çocuğu sevgi doluydu ama kızım nefret doluydu ona göre.. tabiki ben de çok üzüldüm sonuçta gelinen duruma.. kızım sadece kendini savunmuştu.. ama yine de azar işitti.. ben sarılana da kızıma da hakkını teslim edip "bilerek ve isteyerek" arasındaki farkı göstermekle yetindim..

kızıma vuran çocuğunu korumak için kızımın gözünün içine bakarak "hayır sen vurdun ben gördümkiiii" diyen anne görmüşlüğüm var.. tek rol model biz değiliz çocuklarımıza.. çevre de var..

sadece dünyaya "benim çocuğum iyi olsun gerisi darma duman olsun" diye bakarsak hepimiz darma duman oluruz.. siz doğrusunu yapıyorsunuz bana göre.. içiniz rahat olsun.. oğlunuzun koşup yanınıza sığınması sorun değil.. o sırada ona yaklaşımınız çok önemli.. kolay gelsin..



yase_erdo

Bu konudan biz çok çektik. O yüzden deneyimlerimizi ve öğrendiklerimizi uzun uzun anlatabilirim... 
Paylaşmak sadece vermek değil. Eğer "karşılıklı" olursa her iki taraf için de huzurlu ve tatmin edici bir ilişki olur. 
Çocuklardan sadece biri, mecburen, hazır değilken ve yetişkin dayatmasıyla (kendi iradesi dışında) sevdiği bir eşyasını verirse ve bu fedakarlığın karşılığını da bir sonraki adımlarda alamazsa, çocukta daha kötü yaralar açılıyor. 
Yani amacınız çocuğunuzun oyuncağını yanındaki çocuğa vermesiyse "bak oyuncaklarını paylaşmak zorundasın, hem o misafir" diyebilirsiniz. İşe de yarar yani muhtemelen verir. 
Ama amacınız çocuğunuzun "paylaşmanın güzelliğini öğrenmesini sağlamaksa" bu sizin dayatmanızla olmaz. Çünkü zorla ve isteksizce yaptığı her şey onun içindeki adalet duygusunu zedeleyecektir. 
Kendinizi onun yerine koyun. Elinizdeki bilgisayarı ya da altınızdaki arabayı birisi zorla "Onu hemen yanındakine ver, çünkü o misafir" deyince vermek ister misiniz? Bu saçma değil mi Verseniz bile ne hissedersiniz?
Çocukların da kendi mülkiyetleri ve bu mülkiyetleri istedikleri gibi kullanma hakları var. Kendi kararlarını verme, eşyalarını "paylaşmama" özgürlükleri var. 
Uzun uzun yazıyorum ama bunu kendi kızımızda net biçimde yaşadık.
Ben ne kadar iyi bir amaç uğruna olsa da hiçbir şeyi "zorla öğretme" taraftarı değilim. Yani zorla paylaştırmak, zorla teşekkür ettirmek, zorla özür diletmek gibi... Sonuçta usul hataları asıl hata haline geliyor ve onulmaz yaralar açıyor. 
Artık anladığım şu ki, çocuklar kesinlikle sözlü öğütlerle veya dayatmalarla değil gözlemleyerek ve taklit ederek öğreniyorlar. 
Ama hiç birşeyini paylaşmayan, agresif veya asosyal olsun demiyorum tabii ki. Orta yolu bulmak zor ama biz deneye yanıla şöyle bir yol bulduk:
Kızım eskiden her şeyini, canı gönülden verirdi. Biraz bizim fazla nazik ve paylaşımcı tutumumuzdan, biraz da kendisinin girişkenliğinden... Sonra baktı ki kimse ona vermiyor, bu ilişkiler hep tek taraflı, kriz geçirip ağlardı... Ve sonra içine kapandı. 
Biz de istemezse vermeme hakkı olduğunu belirttik. Ve bu hakkına saygı gösterdik. 
Artık şu durumdayız: 
Kurduğu ilişkiye göre, bazen kendisi gönüllü biçimde veriyor, bazen "şu anda vermek istemiyorum. belki sonra veririm" diyor. Böylece "istemezse vermeme özgürlüğü" saklı kalıyor. Kendi kararını veriyor. Sonuçta o andaki ilişki iki çocuk arasında. Büyüklerin araya girmesi manasız. (birbirlerine ve kendilerine zarar vermedikleri sürece)
Sevgiler, kolay gelsin.


ayazveben

Benim oğlum da 3 yaşına girecek ve aynı sorunu bizde yaşıyoruz. Ben çalıştığım ve annem ogluma baktığı için çok park kültürümüz yoktur.hergun parka giden çocukların yanında benim oğlum çok pasif kalıyor. Oyuncak götürüyoruz yanimizda 2 kardes var oğlumun oyuncakların i elinden alıyorlar. Oğlum saf saf yüzüme bakıp aa aldı diyip gülüyor ,yada yanına gidip aa kardes diye sevimlilik yapıp sanki kızmasın diye ugrasiyor.binu gördüğümde çok üzüldüm. Hakkını savunamayacak diye.sonucta kır dok sende onlara vur diyemem. Ama diğer çocukların anneleri de aynı eğitimi vermesi olan bizim çocuklarımıza olacak.cunku onlar şiddeti bilmiyorlar. Haklarını nasıl savuncaklarini bilmiyorlar.bende bu konuda çok üzgünüm. Park bizim için bu yüzden çok sıkıntı mesela



Cevaplamak için Üye ol