Kızının geleceği için endişelenen şüpheci ve erkenci baba

altug soruyor: 6

Merhaba, 


Kızım 1.5 yaşında ama eğitimi ile ilgili şimdiden endişeler duymaya başladım. Bende bir acayiplik olabilir ama ortalığın benden de acayip olduğunu ve benim gibi düşüncelere dalan başka yeni baba arkadaşlarla da konuştukça karamsarlaşmaya başladım.

Öncelikle şu bonzai ve benzlerinin, hatta sigaranın ilkokula kadar düşmüş olması sorunu var. Özel okul ortamı (sadece 1-2 okulda) bu konuda biraz daha sıkı olduğundan az da olsa daha güvenli görünüyor, ama diğer taraftan da aşırı pahalı olmaları ve her yıl fiyatların artması sorunu var canımı sıkan.

Buradaki idealist anne ve babaların ilk yapıştıracağı cevabı tahmin ediyorum: "kızınıza iyi bir aile içi eğitim verirseniz o ortamlara girmez." Evet tamamen katılıyorum, ben de tüm arkadaş gruplarım sigara kullandığı halde sigaraya başlamadım, denemedim bile. Kızılayın arka sokaklarında orta okuldayken tinercilerle gitar çalıp takılmış biri olarak hiç denemek aklıma bile gelmemişti. O ortamlarda kendimi korumayı bilmiştim.

Ama öyle bir dönemdeyiz ki, biz yan mahalledeki mandıraya yoğurt almaya gidebilirdik, ama şimdi karşı binanın altındaki bakkala kimse çocuğunu göndermek istemiyor. ben de öyle.

Diğer taraftan, aşırı artan çocuk kaçırma olayları var. Ülke ülke değil ki arkadaş, yüzüklerin efendisindeki orklar gibi yaşayan ama vergi de veren yaratıklar sürüsüne dönmüşüz. Herkes bir diğerine kötülük ederek keyif almaya, birbirini kazıklamaya çalışıyor.

Diğer taraftan da ekşisözlük gibi ortamlarda yayılmaya başlayan "çocuklarımın geleceği için başka ülkeye gitme" fikirleri artıyor. Ne oldu bize böyle? Kaçıyor bunlar, zora gelemiyorlar diye bağıran ben, kızımın geleceğini düşündükçe hak vermeye başladım.

Sizin güvenlik, iyi eğitim ve "O'nun geleceği" ile ilgili endişeleriniz de benimkilerle paralel mi? Çözüm düşünceleriniz neler? Ütopik değil, pratik ve gerçekçi çözümler lazım. "Eğitim şart miirim"le bizim çocukları kurtaramayacağımız belli. Eğitim değil ahlak lazım. O da bu topraklarda kalmadı.

Bu soruyu cevapla


6 Cevap


iflah_olmaz

yazdıklarınız azcık kafası çalışan tüm ebeveynlerin canını sıkan bir mevzu.eşimle zaman zaman sohbet konusu yaptığımız sorunlar...

biz açıkcası süreci kendi haline bırakma yanlısıyız.özel okul düşünüyoruz sebebi de eğitimin kalitesi falan değil.devlet okullarına göre bir tık daha güvenli daha özenli oldukları için.
sigara,alkol,uyuşturucu,ortam konusuna gelince...ben bunun aile içi eğitimden öte bişey olduğunu düşünüyorum.tamamiyle çocuğun mizacına bağlı olduğuna inanıyorum.
biz eşimle ikimiz sigara kullanıyoruz zaman  zaman da arkadaşlarımla alkol alıyoruz ve her ikimizin de anne babası  alkol kullanmıyor.uyuşturucu çok farklı korkutucu bişey ve işte burda devreye aile çevre öğretmen vs.giriyor.iyi bir gözlemci olmalı ve çocuğunuzun çevresini tanımalısınız.
bende ankarada büyüdüm ve çok şatafatlı bir ergenlik dönemi geçirdim:-))biraz siyasal biraz duygusal bir dönemdi benim için.ve annem tüm arkadaşlarımı tanırdı.ona göre beni yanlış yönlendirdiğine inandığı arkadaşlarımı bile eve davet ettirir pohaça yapar sohbet ederdi:-)gözü hep üzerimdeydi ama bir o kadar da özgürdüm. tüm çevremi bildiklerinden herşeyimi de anlatırdım onlara.annem deliler gibi bağırırdı ama yine de bilirdi ne yaşadım kimle kimlerle yaşadım. işte bu nokta çok önemli ben isterim ki oğlum herşeyini anlatabilecek güveni hissetsin kendinde.ben sigaraya başladım anne de diyebilsin....yani ben oğlumla arkadaş olmak istiyorum.çıkarımım bu:-))
yurtdışı konusuna gelince hiç düşünmediğim bişey.yani burası benim memleketim benim insanlarım hiçbir şekilde oğlumu kaçırmayı düşünmem yani.
çocuk büyütmek zor iş....ama asıl mesele sevgi vermek çocuğunuzun anne babadan korkmasını değil güvenmesini sağlamaktan geçiyor..
her konuda olduğu gibi çocuk büyütürken de inandığım tek şey sevgi...


kurabiye_oykusu

Bunları ve artısını düşünmekten panikatak hastası olmuş bir anneyim..Fakat gözümüzün önünde büyüdüklerini görürken sanki herşeyin onlar için yaşlarına göre kodlandığını göreceksiniz.Biz ebeveynler olarak çocuklarımızı donanımlı yetiştirdiğimizde zamanı geldiğinde onlarında başının çaresine bakabildiğini görmek beni inanılmaz rahatlattı diyebilirim..Bunun böyle olacağını bana kimse anlatmadı.YAşayarak belli bir noktaya geldiğimizi şimdi şimdi anlıyorum(bu zaman içinde kendimi çok yıpratmışım bunu farkettim)..Anaokuluna başlayacağı yılın yaz ında daha hasta oldum..Kafamda kura kura.2 yıl gitti..Birşey olmadı.Şimdi ilkokul 1. sınıfa başladı.Sabah 9 da gidiyor akşam 17 de geliyor.Öncelikle allaha emanet diyorum.Kendime vakit ayırabilmek ise şahane bir duygu imiş meğerse:))

Gelecek planlarına gelince tabi ki de çocuğumuzun geleceğini düşünücez plan yapıcazz.Bu konuda rahat olalımm lütfenn..Benim evladımı hayata hazırlarken felsefem şu:Sevmek,koşulsuz sevmek,çok sevmek ve bunu ona hissettirmek..Ki ilerde olmadık bir yerde olmadık birine ufacık bir sevgi kırıntısı görüp de o sahte sevgi uğruna yanlış şeyler yapmasın yanlış kişilere kendine kabul ettirmeye çalışmasın..aslında içim geçenleri anlatabilsem anlatamıyorum ki tam olarak..Neyse umarım siz içinden kendinizi rahatlatacak ışık olacak bir şeyler bulursunuz..


dilrubaa

Hamileyken cocuk yetistirme konusundaki endiselerime bir arkadasim mutlaka yanlislar yapacaksin ama cocugun onu cok sevdigini bilsin yeter demisti. Ben de buna inaniyorum, sevilen ve sevildigini bilen bir cocuk olsun diye ugrasiyorum.

Yurtdisinda yasam konusunda, bir sene londrada yasadim master yaparken. Giderken ben donmeyecegim beni beklemeyin diye gittim ama herseyi cok ozleyerek dondum, ki londrada da guzel bir ortamim ve hayatim vardi. Turkce konusan insanlar gordugumde sokakta boyunlarina sarilasim geliyordu:) ne olursa olsun yabancisiniz oralarda, eviniz degil. Ben yapamazmisim anladim, hele de cocukla. Ama yasayan evlenen yerlesen arkadaslarim var, yapabilen de gitsin yasasin diyorum, ozellikle kuzey ulkelerinde standartlar malum.

Ankarada buyudum ben de, devlet okullarinda okudum, cocuk olmadan hayatta ozel okula gondermem diyordum gitsin bizim gibi sonra da anadolu lisesi kazansin okusun diyordum. Simdi daha krese gonderdirken bile kiyamadim ortalamanin cok ustunde bi kres sindi icime sadece. Simdiden butun okul hayati ozel okulda gececek gibi finansal planlarimizi ona gore yapiyoruz. Evet cok kotu bi dunyada yasiyoruz, sadece turkiyede degil tum dunyada cok kotu seyler oluyor her gun, dusunmemeye calisiyorum. Guzel yerlerde oturup guzel okullarda okusun mumkun oldugunca diger dunyayla yuzlesmesin diye ugrasiyorum. Evet fanusta yetistirmek diyenler olacaktir, evet gercekten oyle.

Iyi dusunelim iyi olsun diyorum bi de, evet cok korkuyorum kizimla ilgili, esim her kiz cocuklu uzucu dizi sahnesine denk geldiginde ya bizim kizimiz da boyle olursa diye dertleniyor. Boyle yorucu bisey anne baba olmak


emrege

Anlattığınız sıkıntıları eşimle birlikte bizde yaşadık. Okul çağına gelene kadar sadece sağlığı üzerinde kafa yoruyorduk. Tek derdimiz akşamları ne etkinlik yapacağımız idi. Sonra 5 yaş grubunda yakın bir devlet anaokuluna verdik. Maalesef çocuğumuz için istediğimiz o okulda verilenler değildi. Mutlu bir çocuk olmasını istiyorduk. Evet arkadaşları arasında mutlu ve bizim hemen ulaşabileceğimiz bir yerdeydi ama okul hayatı için iyi bir temel sağlayamıyordu. 6 yaş grubunda çok zor bi karar vererek 1 saat servis ile özel bir anaokula gitti. 1 saat gidiş - 1 saat dönüş bir anne olarak bana kabus gibi görünüyordu. Bu arada ilkokul zamanı yaklaştığı için kafamızda bir sürü soru işaretleri ile okul araştırmasına girdik. Yine aynı endişe ve kaygılarla bir okula kayıt yaptırdık...


Onu denemek için kola içmesi için ısrar ettiğimde;
'Anne sen beni öldürmek mi istiyorsun' diyen...

Sigara kullanan dayısına;
'Dayıcım sen iyi bir insansın ama sigara içiyorsun' diyen...

Sorduğu bi soruya 'Sen daha çocuksun anlamazsın' diyen anneannesine;
'Ben araştıran ve sorgulayan bi çocuğum anneanne, tabi ki merak edicem' diyen...

7 yaşında bir oğlum var...

Ve bu mantıkla ileride bizim denetimimiz dışında uyuşturucu ile, sigara ile karşılaştığında sorgulamaya devam edeceğini umuyorum. Emin olmak için elbette çok erken. Anne-baba olarak görevimizi yapmaya devam edeceğiz, okul konusunda da içimiz daha rahatladı 2. senemizde.

Somut bir fikir vermek çok zor olsa da kendi hayat görüşünüz ile aynı paralellikte ki bir okulda karar vermeniz önemli. Ve basit gibi görünse de çocuğumuza verdiğimiz sözleri tutmamız, tutarlı olmamız, yalan söylemememiz, ondan özür dileyebiliyor olmamız iletişimimizi kuvvetlendiriyor. Herkese kendi çocuğu dört dörtlük geliyor. Ama aile dışında birileri bunu söylemeye başladığında doğru yola olduğunuz anlıyorsunuz...

Çocuk yetiştirmek çok zorlu bir serüven. Zaten bir şekilde büyüyorlar. Önemli olan mutlu bir insan yetiştirebilmek... Hepimizin yavrularının güzel bahtları olsun. Saygılar...


altug

Mesajlarınız için çok teşekkür ederim :)


Dikkat edeceklerimizi tecrübeli annelerden öğrenmek o kadar önemli ki. 

Teşekkürler!


mutluannelif

Geçen gün sorduğunuz soruyu okuyunca sahte hesap mı dedim ama değilmişsiniz. Bunu yazmadan cevap yazmam doğru olmazdı.

Endişeleriniz hepimiz için ortak sanıyorum. Çocuk sahibi olmak çok acayip bir iş. Burda sorular soruyoruz ya işte uyku sorunu, iştah problemi, kreş krizi vb vb...Hayat öyle akıp gidiyor ki bunların çoğunu unutup gideceğiz ve çocuğumuzun güvenli bir ortamda, sağlıklı ve mutlu olması dışında bir isteğimiz olmayacak belki de. Evet önce aile içinde eğitim, terbiye ve fark ettirmeden yapılan denetim şart bana göre. Çocuk hissetmemeli asla ama gözümüz hep üzerinde olmalı. Biraz kaderci değil de nasıl desem bilemiyorum ama hani bir laf vardır...Çocuğunun tahtını yaparsın, bahtını yapamazsın diye, çok severim. En güvenli ortamda dahi -ki güvenden ne anladığımıza da bağlı- başına çok fena bir iş gelebilir yavruların. Anne-baba olarak elimizden geleni yapıyoruz. Ülkemiz için maalesef umudum yok. (Siyasi konulara girmeden bu cümleyle ülke için endişemi belirtmek istedim) Ülkeden gidilir, gidilmez ayrı konu ama dünyanın hiçbir yeri bana göre artık çok güvenli değil. Gerçi bizim ülkemizde artık karma eğitimin sonlanması gibi çağdışı bir gündem var ama (dayanamadım yine) biraz da görmezden mi geliyorum çaresiz mi kalıyorum bilemedim ! Ebeveyn olmak sürekli tetikte olma hali. O yüzden dedim ya elimizden gelen en iyi koşulları sağlarız ama taht bi yere kadar da baht bizi aşıyor. Eşim sürekli dua eder kızım için, dini inancınızı bilemiyorum ama bu zor konularda maneviyata sığınmak da bizler için ferahlama noktası. Tek umudum bizim gibi düşünen ebeveynlerin çoğalması.



Cevaplamak için Üye ol