Ataşehir'de okul arıyoruz, fikir alacağım.

lalkaraca soruyor: 2

5 yaşındaki yeğenim için Ataşehir'de anaokulu ararken Ekol Anaokulu ile tanıştım. 
Ben de okul öncesi öğretmeniyim kolej bünyesinde öğretmenlik yaptıktan sonra butik okullara olan ilgim ve merakım arttı.Bu süreçte okul araştırırken fark ettim ki gerçek anlamda "çocuk gelişimini" hakkıyla programlayabilen pek az okul var. Ekol Anaokulunda gördüğüm şuydu; çocukların aktiflik durumlarına göre hem içeri hem dışarı aktiviteleri seçeneği sunulmuş ve hepsi de gerçek anlamda fiziksel, sosyal, psikomotor alanda çocukların gelişimlerine uygun olacak şekilde seçilmiş. Okul içinde özbakım konusunda en iyi eğitim sistemini burada gördüm. Gerçekten yemek masasında bıçak, kaşık, çatal ve peçete duruyor ve çocuklar parmaklarıyla değil bıçaklarıyla destekliyorlar yemeklerini, yemek öncesi ve sonrası el muhakkak yıkanıyor (görüşme yaparken kameradan izleyebiliyorsunuz:)) ve diş fırçalıyorlar. Bu kadar değindim konuya çünkü bence özbakımını yapabilen çocuk özmotivasyonu ve özgüveni yüksek çocuktur bu da eşittir MUTLULUK oluoyor. :) 

Okul abim eşi ve benim içimize sindi ve kolejde yanıma almaktansa Ekol gibi bir bağımsız anaokulunda insan ilişkilerinde daha yaşadığımız dünya gerçeğine yakın bir hayat kuracağını düşünüyoruz. "Kolej çocukları" diye bir olgu var :):) 

Okul hakkında görüşü olan varsa sizlerden cevap bekliyorum. (Hala olmak da bunu gerektirir:))
Teşekkür ederim 

Bu soruyu cevapla


2 Cevap


dominos

Yine nurturianın sayfasında Ataşehir Ekol ile ilgili olumsuz yorumları okumuş, ama kötüleyen kişinin illa ki bir husumeti vardır diye düşünmüş, kurucusuyla da konuştuktan sonra çocuğumu kayıt ettirmiştim. Anlatılanlar gerçekmiş. 

Daha önce emek sarfedip de bir hizmet ya da bir ürün için internete olumlu ya da olumsuz geri bildirim bırakmamıştım. Ancak bu anaokulu meselesi farklı. Ben de az sonra bahsedeceğim yeri internetten yaptığım araştırmayla ve ne yazık ki yanlış edindiğim bilgilere dayalı olarak bulduğum için bu açıklamayı buraya girmeyi tüm sorumlu annelere bir borç biliyorum.  Başka anneler de yanmasın. Bu yorumumu kopyalayıp bu okulla ilgili başka yerlere de yazacağım, karşılaşırsanız şaşırmayın. Diğer bazı yorumlardaki gibi reklam veya antireklam amaçlı olmayıp birebir yaşadıklarımızdır.

Ataşehir Ekol Anaokulu asla çocuğunuzu teslim etmemeniz gereken bir yer. Kurucusunun pedagog oluşu, veli geri bildirim sistemine hergün çocuğun yaptıklarının mesaj atılması ve o günle ilgili 200 civarı foto atılması, her yerdeki kameralar, her gün doğa yürüyüşünün oluşu, yoğurdun orada yapılması, reggio emilio denilen eğitim sisteminin benimsenmesi, sınıflardaki oturma düzeninin c şeklinde öğretmeni karşısına alır pozisyonda oluşu vs. müdürün anlattığı birçok göz boyayıcı şeylere aldanıp kayıt yaptırdık. Ancak sonrasında bunların hepsinin içinin fos olduğu ortaya çıktı. Açıklayayım:

Kurucusu reggio emilio sistemini uygulamak istiyor ancak konuyu bir tek kendisi biliyor. Çünkü orası öyle bir yer ki her işe başlayan öğretmen ya ilk günü, dayanabilirse ilk haftası istifa ediyor. Biz varken iki kez servis şoförü ve sayısız öğretmen değişti. Dolayısıyla sistem falan uygulanamadı. Ayrıca eğitim sistemlerine gelince, belirli bir müfredat veya kitap yok, her gün çocukların o günkü davranışlarının değerlendirilip onların gelişimine göre ertesi gün işlenecek konular belirleniyor denildi, yani yarın işlenecek konular bu geceden öğretmenlere mail atılıyormuş, yani o müthiş eğitim sistemleri kurucunun gece çocukların yaptıklarını okuyup ertesi günün programını mail atmasına bağlı. Saçma oluşu bir yana böyle birşey yapıldığını da sanmıyorum. Çocuk orada kaldığı sürece hiçbir faaliyet yapmadı ve birşey de öğretilmedi, hiçbir kitap izlenmedi.  

Veli bildirim sistemi dedikleri bir okul-aile uygulaması var. Oradan her gün aynı mesajı kopyala-yapıştır yapıp ufak değişikliklerle yeni yazılmış gibi gönderiyorlar. Mesaj içeriği ise tabi ki doğru değil. Uyumadığı halde uyudu, yemediği halde yedi yazıyorlar. Yemekleri yemek değil asker karavanası. Sabah kahvaltı menüsünde listede herşey yazılı ancak çocukların tabağında kibrit kutusunun dörtte biri kadar peynir, bir tane sadece bir tane zeytin, reçel sürülmüş yarım dilim ekmek ve sade ekmek ile süt var. Çocuk kahvaltılardan aç, öğlen yemeklerinden aç kalkıyormuş, üçüncüyü vermiyorlarmış kendi söyledi. Yemekler hep az konuluyor, baksanız menüde köfte var, tabaktaki yansıması minicik misket kadar iki köfte,  çocuk tabağı diye. Neymiş, biterse istermiş. Nasıl istesin, çocuk o. Üstelik yemekte verilen zaman da kısıtlı. Hadi hadi 5 dakka kaldı, vakit doldu diye çocukları acele ettirip, kendi aralarında “bırak yerse yesin yemezse yemesin” diye konuşuyorlarmış. Kuşluk kahvaltısı dedikleri saatte ise, 1 erik  ya da 3-4 üzüm veriyorlarmış. Ara öğünleri bazen serviste veriyorlar. Behiye hanıma bunları söylediğimizdeyse, “yemek çocuğun gelişiminde o kadar önemli değil” dedi. Herhalde mesleği gereği sadece psikolojik gelişimi önemli görüyor. Çocuğun en hızlı büyüdüğü yaşlarda nasıl yemek önemli olmasın acaba. Ayrıca sen porsiyonunu anne gibi koy, çocuk yemezse kendi bilir.

Neyse, bu okulda uyku saatlerinde çocuğunuz uyusa da uyumasa da yine 13.30-14.45 arası o uyku odasında tutuluyor. Hapis gibi. Çocuğun başka odaya alınması, kendi başına oyuncakla oynaması falan yok. Uyuyanların arasında uyumayanlar da boş boş duruyor. Sebebi sorulduğunda, uzun kaslarının uzaması içinmiş. Çocuğa zorla bir şey yaptırılır mı, burada yaptırılıyor.

İngilizceye gelince, haftada 3 gün, günde 25 dakika denilince sadece ders saati az sanmıştık ancak sonradan gördük ki içerik adına da hiçbir eğitim verilmiyor. Öğretmen on tane topu alıp one, two, three diye sayıp ders yapıyor. Ders saati neden az sorusunun cevabı ise ikinci dil öğrenme yaşı 7-14 arasıymış sinir sistemi nedeniyle. Şimdi dönüp bakınca, ne salakmışım ki inanmışım bunlara diyorum.

Doğa yürüyüşü dediklerini gözümle gördüm, hergün aynı parkın asfalt yolunda güneşin altında bir tur atıp fotoğrafları çekip sonra çocukları meradaki koyunlar gibi kendi haline bırakıyorlar. Binicilik, yüzme, ekolojik tarım adı altındaki faaliyetlere gelince, bunların hiçbiri zaten çocuğun bir şey öğrenmesi için yapılmıyor, çünkü buna yeterli vakit yok. Herşey gibi bu faaliyetlerin amacı da göstermelik yapılıp velinin gözünü boyamak için fotoğraf çekilip yapıldı adı altında para kazanmak.  

Sonra akşam 16.30’da da servise bindirilen çocuğu pelte gibi size teslim ediyorlar. Yemek, uyku, eğitim adına hiçbirşey verilmeden üstelik veliye o gün olanlar hakkında yalan söylenerek.  Bütün bunlar niye diye sorulunca karşı Behiye hanımın savunması "çocuklarla da uğraşmak o kadar kolay değil"  oluyor. Senin işin bu! O zaman yapacağın çok basit, kepengi indir!


dominos

Bu arada başlıkta okul arıyorum diye yazmışsınız ama yazının içeriğinde okulu bu kadar övdüğünüze göre, başlık neden "tavsiye alacağım" şeklinde ? Sebep para vermeden reklam peşinde olmanız olabilir mi? 



Cevaplamak için Üye ol