Bosanıyorum sanırım :((

dream_dream soruyor: 5

Arkadaslar umarım yadirgamazsiniz.esimle 10 yillik evliligim bitti sanirim.cok kotuyum ben. Hem seviyorum hem cok sogudum.hwp maddi olarak skntliydik 10 yıldır. Hic sorun etmesim.ama esim cok mutsuz.hep pskolojim bozuk diyo.hicbiseyden ketif almiyo.hicbisey yapmak istemiyo.son donende iyice sinirli biri oldu.4 yaşındaki kizimizin yaninda bana o.. dedi gecen gun.ve durmadan kufur ediyo.kenara çekiyorum kizimizin psikolojisi bozuldu yapma diyorum tamam diyo yine yapiyo.normalde serseri terbiyesiz degil bize cok bagli ve asiri merhametli ve duygusaldir.ama artik yoruldum taniyamiyorum.her gece konusuyoruz aetik sakinlik ve kizimizi uzmicez soz diye ertesi gun sabahin köründe basliyo sinir krizleri.bize bakmıyor. Ic dunyasinda.kizimizi ben soylemesem sevmiyor.az once elimde surup vardı doluydu kasik.kizim ogurunce hayatim cabuk diye bağırdm mutfaga gelmesi icin.oyle bir bagirdi ki ne var be diye butun apartman yankilandi.sok oldum elimde kasik kizim halilara kusnaya basladi.kustugunu duydu gelmwdi bile.kombiyi bozmussun kombiyi onla ugrasiyorum dedi.kizimiz kusuyo dedim elinde telefon kombiye noldu diye arastirma yapiyo.kizimi temizledim halilari kaldirdim hala gelip yavrum sana noldu iyimisin demiyor kizimiza.bende dedimki seninle aramiDaki sey artik bitti.dedimki yavrunuz hasta sen napiyosun kusarken topluca basindami durmamiz gerek dedi.sonra kizimizi yatirdim geldi yatti yanina opuyo.asiri sinirli mutsuz karamsar zaten benim suratima bakmiyordu artik kizimizada bakmiyor.bosanmak istiyorum ama cok seviyorum.ve bosaninca evladim babasiz napar diye icim icimi yiyo :'(((((

Bu soruyu cevapla


5 Cevap


kurablyemm

Eşim de tıpkı aynı psikiyatriste gidip ilaç kullanmasına rağmen.bence mutlaka psikiyatrist görsün.eşim uzun süre çok problemliydi.ne olduysa çok sınırlı olduğu bu farkedip tedaviye başladı.yinede sınırlı.boşanmadan önce tedavi olmasını deneyin derim.birde erkekler cocuk bakımı vs den anlamıyor lar.fazla yardım beklemeyin.cogu erkek böyle.moralinizi bozmayin.anlama ihtimali yok.genetik yapıları böyle 


Sonsuzlugun_sesi

Merak etmeyin, çocuğa olan ilgi noktasında yalnız değilsiniz.  Ben dört çocuk annesiyim. İlk oğlumu altı yaşına gelinceye kadar babasız büyüttüm diyebilirim. Aynı evde birlikteydik, normal bir aile gibiydik ama eşimin hayatında ne ben vardım ne de oğlum... Bunun sebebini ise yıllar sonra öğrendim.  Eşim bekârken, ailesinin isteği üzerine kuzeniyle sözlenmiş ama sonrasında eşim sözü iade ettiği için kendi annesi tarafından evlatlıktan reddedilmiş bir insandı. Eşim bu süreçte intihar etmeyi bile düşünmüştü. Sonraki yıllarda ise ebeveyn sevgisini yeniden kazanmak için ailesinin her istediğini yapmak zorunda kalmıştı. Tabii en başta maddî isteklerini. Bunları "Bu adam niye böyle, bu adam niye böyle? " diye yıllarca (7 yıl) kendime sorarken,  eşimin eski ajandalarının ortaya çıkması ve benim de bu ajandaları okumam sonucu öğrendim. Eşim çok ketumdur, sorduğum hiçbir soruya o dönemde cevap vermezdi. Tabii düğünümüzün bütün masrafları ve alınan eşya v.s ödemelerini de eşim yapmış. Ben, yıllarca aile olarak masrafları beraber üstlendiler sanıyordum. Çünkü eşim tek kelime söylemiyordu bu konuda. Tabii bu durum eşimi çok gergin ve stresli yapıyordu. Erkekler eğer aç ve yorgun değillerse ama uzun süreli stresli iseler bilin ki, iş ve para kaynaklıdır. Çünkü bu konuda kendilerini sürekli baskı altında hissederler. Her neyse daha fazlası da var bizde. Eşim bu masrafların yanı sıra, bir de ailesi ondan para istediğinde onlara sürekli para gönderiyordu. Hatta evli olan abisi ve bekâr olan ve çalışıp para kazanan diğer kardeşlerine bile... Tabii bunlar borç olarak değil,  haybeden giden paralardı. Abisi ve yeğenleri için yaptığı ödemeleri ben de hiç sorun etmedim çünkü tek maaşla yetiştiremiyorlardı ve büyük eltim gerçekten tutumlu ve eli öpülesi bir insandır. Fakat diğer kardeşi sırf jip tipli bir arabaya binsin diye, alınacak arabanın ücretinin üçte ikisini bizden istediklerinde benim de şartellerim attı ve eşime engel oldum. O dönemde eşim ve diğer erkek kardeşi bir arabayı ortak kullanıyorlardı. İşin kötüsü,  o para bize asla geri ödenmeyecekti ve kayınvalidem de ısrarla "O parayı gönderin, gönderin. " diye eşime ve bana baskı yapıyordu. Yani kısacası eşimin anne ve babası, eşimin bekârken yaşadığı olayın bedelini, yıllarca hem kendi ihtiyaçları hem de diğer oğullarının lüks ihtiyaçlarını karşılamaya eşimi mecbur ederek ve de parasal anlamda sömürerek ödetiyorlardı. Bunu yaparken de, pişkin bir şekilde "Bizim ayrımız,  gayrımız yoktur, sağ cebimizden çıkıp,  sol cebimize giriyor."  şeklinde ifade etmeye utanmıyorlardı. Oysa ki, ne çıkarsa hep eşimin cebinden çıkıyor ama eşimin cebine onlardan bir kuruş girmiyordu. Tabii eşim bütün bu sıkıntıları olduğu gibi bana ve ilk çocuğumuza yansıtıyor,  eve bir hayalet gibi geliyor, küçük oğlumuz onunla oynamak istediğinde eşim oğlumuzu eliyle itiyor, "Al şu çocuğu, al şu çocuğu! " diyerek onunla ilgilenmiyor, hepimizi de mahvediyordu. Öyle ki; eşim eve 22.00 gibi geç geldiği için,  oğlum gündüz uyumuş bile olsa eşimin şerrinden yavrumuzu korumak için,  o gelmeden oğlumuzu uyuturdum. Babasını çok az görürdü. Oğlumun her şeyiyle ben ilgilenirdim. Bütün hastane işlerini bile ben hâllederdim. Bir defasında oğlumuz barsak enfeksiyonu geçirip gece acile gitmemiz gerektiğinde eşim hastanenin içine bile girmeyip arabada uyumayı tercih etmişti. Oğlumuza serum v.s takılıyorken,  tam da bizim onun desteğine ihtiyacımız olduğu anda, telefon edip, "Nerde kaldınız, bırak her şeyi çık, gelmezseniz ben gidiyorum." diyerek beni azarlamıştı meselâ.

Başka bir zaman ben hastalanıp hastaneye gittiğimizde, danışma bankosunun önünde hastane işlemlerimi bile hasta hâlimle ben yaptırıp eşim birkaç metre ötede oturduğu ve  ben baygınlık geçirdiğim hâlde, (çok affedersiniz öküz gibi) seyretmişti.

Bunları size neden anlatıyorum, böyle davranan bir insan sonunda nasıl değişti onu size açıklayabilmek için... 

Evliliğimizin yedinci yılında, eşimin geçmiş aile hayatını da iyice öğrendiğim ve ailede üvey evlat muamelesi gören öz çoçuk olduğunu da fark ettiğim anda artık,  "Bu adam niye böyle, bu adam niye böyle?" diye kendi kendime sormaktan vazgeçtim. "Rabbim, her şeyi değiştiren sensin, eşimi değiştirip, davranışlarını güzelleştirecek olan da sensin, onu Mudebbir isminle değiştir. " diye samimi dualar etmeye başladım. Hiçbir zaman onu sevmekten vazgeçmedim. Ara sıra bunalıp,  kendi ailemin yanına gitsem de (birer hafta) hep ona geri döndüm. Çünkü ailesi yıllarca zaten onu sevmemiş ya da sevgilerini vermemişler, bir de ben ondan vazgeçersem böyle bir haksızlığı ona nasıl yaparım diye düşündüm. Öncelikle evlilikle ilgili bütün beklentilerimi sıfıra indirdim. Her alanda ama... Cinsellik konusunda bile sıfıra indirdim. Kaçmak işe yarıyor, eşim cinsel birliktelik talep etmedikçe ben de talep etmedim. Çocuğumuza zaman ayırmasını, onunla ilgilenmesini falan,bütün beklentilerim sıfırdı. Sonraki süreçte ailesiyle ilgili yaşadığı sorunları ve bu sorunları bana ve oğlumuza nasıl yansıttığını ufak ufak anlatarak gerektiğinde beni dinlemiyorsa, kendisi evde değilken telefonuna kısa ama dokunaklı mesajlar atarak, onu kendisiyle yüzleştirdim. Birey ve kul olarak güçlü durdum, gerektiğinde eşim hiç yokmuş gibi davrandım. Eşim psikolog olmasına rağmen, sanki ben onun terapisti gibiydim. Tabii bu gücü Rabbim'e ettiğim dualar ve yalnızca ona kul olunca değerli olduğumu bildiğim için elde ettim.

Peki bu uzun ve zorlu süreç sonunda neler oldu? 

Eşim, ebeveyni ve kardeşlerine yaptığı yardımlardan dolayı hayatımızı cehenneme çevirdiğini fark etti. Her ne olursa olsun, onu sevmekten asla vazgeçmeyeceğimi, onu terk etmeyeceğimi anlayarak bana değer vermeye başladı. İkinci oğlumuz da doğmuştu ve artık bir baba olduğunu kabullendi. Küçük oğlumuzu severken,  büyük oğlumuzu eskiden ne kadar ihmâl ettiğini fark etti. Benim, annesi ve babasından daha çok onu önemsediğimi anladı. Yedi-sekiz yıl boyunca bana ismimle bile hitap etmeyen, "Karı, hanım v.s " şeklinde abuk subuk hitaplarda bulunan ve beni her fırsatta suçlayıp, akrabalarımızın yanında aşağılayan, beni ağlatan ve tek bir kelime güzel söz söylemeyen eşim, her cümlesinin sonunda "Canım" demeye başladı. Evimizi, ailemizi çocuklarımıza ve bana göre düzenleyip, kendi mutluluğumuzu önceler oldu. Hele üçüncü çocuğumuz kız doğdu ki, eşim artık tam bir aile babası oldu çok şükür. Bütün market alış-verişini kendisi yapıyor, çocukların eğitimiyle ilgileniyor, hafta sonları bütün zamanı bizimle geçirmeye özen gösteriyordu. Tabii bu arada kendi ailesi ile de iletişimi sürdürüyorduk,  onlarla bir sorunumuz yoktu. Eşim, onların bizim hayatımıza müdahale etmelerine artık izin vermiyor, maddi destek göndermiyordu. İhtiyaçları olsa, öncelikle ben göndermesini isterdim ve bunu kendisi de bilir ama ihtiyaçları yok, fazlaları bile var çok şükür.  İşiyle ilgili ortaklık ayırma konusunda da epey sıkıntı yaşadı, o dönemde de hep ona destek oldum, çocuklarımızın ihtiyaç ve eğitimleriyle ben ilgilendim, çok şükür o sorunu da hâlledince eşim çok rahatladı. Artık tam bir aile olmuştuk. Tabii evliliğimiz de onuncu yılını devirmişti. En sonunda bir oğlumuz daha oldu ve ben, hiçbir işe yetişemezken, eşim küçükleri sağlık ocağına aşıya bile götürür oldu. Ben, akşamları büyük oğullarımızın ödevlerini yaptırırken, eşim küçükleri oynatan, onlara hikâye okurken komiklikler yapan bir adama dönüştü. Önceleri beni hiç görmeyen, yok sayan, bana dokunmak istemeyen eşim, sabahları beni öperek uyandırır oldu...

Yazım çok uzun oldu biliyorum lütfen hakkınızı helâl ediniz, bütün bunları anlatmamın sebebi şu; eğer seviyorsanız eşinizden asla vazgeçmeyiniz... Öncelikle yaşadığınız sorun ya da sorunların sebebini bulmaya çalışınız. Bu sorunları ufak ufak çözerken, eşinize destek olup, kötü günde de onun yanında olduğunuzu hissettiriniz. Sorunların çözümü sürecinde bana göre en önemli ikinci etken de, beklentiye girmemektir. Eşinizle ilgili tüm beklentilerinizi sıfıra indirirseniz, sonradan ortaya çıkan en küçük bir güzellik bile cennetten çıkma gibi gelir. Unutmayınız! Siz, ayrı bir bireysiniz ve bu hayatı yaşarken, eşiniz, sadece sizinle aynı yolda yanınızda yürüyen bir yol arkadaşı... O, size değer verse de vermese de, siz, sonsuz güzellik sahibi tarafından var edildiğiniz için zaten değerlisiniz. Ve eşimizin de, bizim de, çocuklarımızın da davranışlarını değiştirecek olan Rabbimizdir, bu değişim de ancak dua ile Rabbimiz'den talepte bulunarak oluyor. 

Hoşgörünüze sığınarak, kendi inandığım şekilde yazdım. Bunlar benim yaşadıklarım ve benim inancım. Kabul edilir veya edilmez... Bir parça faydalı olsa bile ne mutlu bana...

Rabbim, yuvanıza huzur, mutluluk ve aşk ihsân etsin. Sorunları fark edip, beraberce aşmanızı nasip etsin. 

Not: Psikolojik destek için size tavsiyem psikiyatr değil,  bir aile terapistidir. Terapistin mezuniyetini mutlaka araştırınız,  Sosyoloji,  Felsefe, tıp v.s ilgisiz bölümler okuyup çakma psikologluk veya terapistlik yapan çok insan var maalesef. Okuduğu bölüm PDR veya psikoloji olmalı,  ayrıca terapi eğitimi de almış olmalıdır. İllâ bir psikiyatre gitmek isterseniz Mustafa ULUSOY'u tavsiye ederim. 



dream_dream

Ben bu konudan umidi kesmistim hic cevap gelmeyince.ozur dilerim yeni gordum cevaplarinizi.sagolun arkadaslar. sonsuzlgun sesi bana vakit ayirip bu kadar uzun ve guzel acikladigin icin cok teşekkür ederim. helal et hakkını. cok zor donemden gecmissin sen.ve bunu atlatman senin ne kadar harika  bir insan olduğunu gösteriyor. kalbin cok temiz ve esinin yaninda olmussun. ama ben suan tukenmis hissediyorum.bugun eskisehir soguginda hasta kizimla beni aracsiz ve parasiz birakip ne halin  varsa gor diyip telefonuda suratima kapatti.bugunlukmu bilmiyorum ama suratına bile bakamiyorum.kizim icin katlanmak zorunda hissediyorum. babasiz kalmasin diye.bilmiyorum anlattiklariniz umut oldu ama cok caresiz hissediyorum



Sonsuzlugun_sesi

Rabbim, size kolaylık versin, çok zor durumlarda kalıyorsunuz anlaşılan. Birkaç hafta, bir yakınınızın yanında kalabilirseniz belki bu ayrılık süreci, saha sağlıklı karar vermeniz için iyi olabilir. Böyle bir imkânınız varsa, bu süre içinde eşinizle hiç iletişim kurmayın. Onu sevip sevmediğinizi, onun, sizin hayatınızda nerde olduğunu daha iyi anlarsınız gibime geliyor. Bu süreçte eşiniz de kendi değerlendirmesini yapacaktır. Eğer sizi ve çocuğunuzu, kendi maddî sıkıntılarından dolayı bir yük olarak görüyorsa bu bakış açısı ortaya çıkar gibime geliyor. Bu ayrılık sürecinde eğer faydalı olacağını düşünüyorsanız, yalnızca bir defa olmak kaydıyla, eşinizin davranışlarının sizde uyandırdığı duyguları "ben" diliyle paylaşmanız yerinde olur. Meselâ, falan davranışından dolayı çok üzüldüm,  kendimi yalnız ve çaresiz hissettim. Oysa, biz bu yola çıkarken her zaman birbirimizin yanında olacağımıza söz vermiştik. Ben, hem güzellikleri hem de zor zamanları seninle paylaşmak istemiştim. " gibi...

Ayrılık süreci sonunda, eşinizle yüz yüze bir görüşme talebinde bulunup, beraber bir değerlendirme yapıp, ona göre bir karar verirsiniz. Emin olun, bu süreç sonunda boşansanız bile, iletişiminiz iyi olursa, çocuğunuz şimdikinden daha az zarar görür. Fakat bu benim söylediğim en son çare tabii ki...

Ayrıca şunu da eklemek istiyorum. Eğer sağlık durumunuz müsaitse ve çocuğunuza bakacak birileri de varsa, yapabilirseniz iş bulup, çalışmak da belki sorunların çözümüne bir parça katkı sağlar.  

Rabbim, sizlere kolaylıklar versin. 



dream_dream

Nasil teşekkür ederim bilmiyorum Allah razi olsun.yazdiklariniz biraz olsun rahatlatti bir fikir almak.cok buyuk cikmaza girdim seviyorum demistim sadece bağlılık mi diye dusunmeye başladım. cunku şuanda suratiba donup bakmak bile icimden gelmiyor.kizim ve aliskanlik icin mi onunlayim yoksa sevdigim icin mi once bunu cozmem gerek. ama dediginiz gibi ayri kalmak iyi gelicektir.tekrar çok teşekkür ederim size



Cevaplamak için Üye ol